# Muş Devlet Hastanesinde görevli iki kadın hemşirenin ölümüne ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/44286
- **Veren:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş)
- **Muhatap:** Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mahinur Özdemir Göktaş)
- **Veriliş tarihi:** 6 Mayıs 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 131 gün sonra, 14 Eylül 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c62d07be-0463-4796-9d1b-019e023a51df
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44286-mus-devlet-hastanesinde-gorevli-iki-kadin-hemsirenin-olumune-iliskin

> Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti), 6 Mayıs 2026 tarihinde 7/44286 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 131 gün sonra, 14 Eylül 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince | yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Muş Devlet Hastanesi"nde bir yıl dolmadan iki kadın hemşire, Hamdiye Karakaya ve Zeynep Kaymaz, yaşamını yitirmiştir. Bu ölümlerin "intihar" olarak kayda geçirilmesi, olayların çok boyutlu biçimde araştırılması gerekliliğini ortadan kaldırmamakta; aksine özellikle kadın ölümleri söz konusu olduğunda ev içi şiddet, psikolojik baskı ve yapısal yüklerin birlikte değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Hamdiye Karakaya'nın bakım emeği yükü altında ezildiğine dair bilgiler, kadınların hem ücretli emek hem de ev içi görünmeyen bakım yükü arasında sıkıştığını bir kez daha ortaya koymaktadır. Kadınların bu çok katmanlı yük altında yalnız bırakılması, yaşam hakkını doğrudan tehdit eden bir yapısal sorundur.

Zeynep Kaymaz'ın nöbette olduğu sırada eşinin hastaneye gelerek tartışma yaşandığı ve sonrasında yaşamını yitirdiği yönündeki bilgiler ise, bu ölümün yalnızca bireysel bir karar olarak değerlendirilemeyeceğini göstermektedir. Kadın ölümlerinin önemli bir kısmının ev içi şiddet, duygusal ve psikolojik baskı, tehdit ve yalnız bırakılma süreçleriyle ilişkili olduğu bilinmektedir.

Bu nedenle söz konusu iki ölümün de "şüpheli kadın intiharı" kapsamında, hem ev içi ilişki dinamikleri hem de kadınların maruz kaldığı yapısal yükler açısından bütünlüklü biçimde incelenmesi gerekmektedir.

Ancak kamuoyuna yansıyan bilgiler, bu yönde etkin bir sosyal inceleme, risk analizi ya da koruyucu, önleyici mekanizma işletildiğine dair herhangi bir veri bulunmadığını göstermektedir.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın temel yükümlülüğü, kadınların yaşam hakkını korumak, şiddet ve baskı riskini tespit etmek ve gerekli önleyici müdahaleleri zamanında devreye almaktır. Bu kapsamda söz konusu olaylarda Bakanlığın rolü ve yürüttüğü çalışmaların açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Bu bağlamda:

Muş Devlet Hastanesi'nde yaşamını yitiren Hamdiye Karakaya ve Zeynep Kaymaz'ın ölümlerine ilişkin Bakanlığınız tarafından herhangi bir sosyal inceleme başlatılmış mıdır?

Hamdiye Karakaya'nın bakım emeği yükü altında olduğuna dair bilgiler Bakanlığınız tarafından değerlendirilmiş midir?

Zeynep Kaymaz'ın nöbeti sırasında eşi ile hastane içinde yaşanan tartışma Bakanlığınız tarafından incelenmiş midir? Bu olay ev içi şiddet riski kapsamında değerlendirilmiş midir?

Söz konusu ölümlerde ev içi ilişki dinamikleri, psikolojik şiddet veya baskı ihtimali araştırılmış mıdır? Bu kapsamda ilgili kurumlarla koordinasyon sağlanmış mıdır? Bakanlığınızın "şüpheli kadın intiharlarına" ilişkin özel bir izleme ve inceleme mekanizması bulunmakta mıdır? Varsa bu mekanizma somut olaylarda neden işletilmemiştir?

Kadınların bakım emeği yükü, iş, yaşam dengesi ve psikososyal riskleri birlikte ele alan koruyucu, önleyici programlarınız bulunmakta mıdır?

Son 5 yıl içinde "intihar" olarak kayda geçen kadın ölümlerinden kaç tanesi Bakanlığınız tarafından ev içi şiddet, bakım yükü ve psikososyal baskı ihtimali yönünden yeniden değerlendirilmiştir?

Bu iki ölümle ilgili olarak Bakanlığınız bünyesinde herhangi bir idari inceleme başlatılmış mıdır? Başlatılmadıysa gerekçesi nedir?

## Bakanlığın cevabı

b) 16.02.2026 tarihli ve 1798708 sayılı yazınız.

c) 14.05.2026 tarihli ve 1859258 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan Muş Milletvekili Sayın Sümeyye BOZ ÇAKI tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/39805, 7/39930 ve 7/44286 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

1. 7/39805 Cevap Metni (3 Sayfa)

2. 7/39930 Cevap Metni (4 Sayfa)

3. 7/44286 Cevap Metni (2 Sayfa)

Muş Milletvekili Sayın Sümeyye BOZ ÇAKI'ya Ait 7/44286 Esas Numaralı Yazılı Soru

İntihar girişimleri ve intihar vakaları konusunda Bakanlığımızca diğer bakanlık, üniversiteler ve ilgili kurumlar ile iş birliği yapılmaktadır.

Bu kapsamda, Sağlık Bakanlığı tarafından İntiharı Önleme Programı yürütülmektedir. Program kapsamında illerde İntiharı Önleme İl Kurulları oluşturulmuştur. Kurula tüm paydaş kamu kurumu ve kuruluşları ile STK'lar katılmakta, intiharı önlemek için iş birliği halinde çalışmalar yürütülmektedir. Bakanlığımız ise söz konusu kurullarda paydaş kurum olarak yer almakta ve intihara yönelik psiko-sosyal destek, hane ziyaretleri, sosyal hizmet müdahalesinin planlanması ve gerekli yönlendirmelerin yapılması çalışmalarını yürütmektedir.

Öte yandan intihar vakalarını önlenmek amacıyla Bakanlığımızca ailelere ve vatandaşlarımıza yönelik olarak eğitim programları ve danışmanlık hizmetleri ve aile ziyaretleri de gerçekleştirilmektedir. Söz konusu eğitim programları ve danışmanlık hizmetleri, ailelerin Bakanlığımız hizmet modellerinden ve sağlık hizmetlerinden etkin faydalanabilmelerinin sağlanması, karşılaşabilecekleri riskler konusunda farkındalıklarının artırılması ve desteklenmeleri amacıyla yürütülmektedir. Ayrıca, il Müdürlüklerimiz ve Sosyal Hizmet Merkezlerimiz, intihar girişimlerini ve vakalarını takip etmekte olup bu kapsamda intihar teşebbüsünde bulunanlara ve ailelerine yönelik psikososyal destek sunmaktadır.

Bununla birlikte intiharların önlenmesine yönelik olarak Bakanlığımızca, TUIK verileri kapsamında kaba intihar oranlarının yüksek olduğu illere saha ziyaretleri düzenlenmesi, sorunun yerinde tespit edilmesine yönelik çalışmaların yapılması, intihar vaka ve teşebbüslerinde görev alan meslek personelinin farkındalıklarının artırılmasına dair eğitimlerin planlanması, intihar vaka ve teşebbüslerine yönelik çalışan kurum ve kuruluşlarla toplantılar düzenlenerek tespit edilen sorun alanlarına ilişkin çözüm önerileri geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmektedir.

Nüfus ve intihar vakalarına ilişkin istatistikler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) internet sayfasında yayımlanmaktadır.

Diğer taraftan kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıylaişiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir.

Kadın istihdamının artırılması ve kadınların istihdamda kalması, Bakanlığımızın öncelikli çalışma alanları arasında bulunmaktadır. Bu kapsamda, iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması amacıyla işgücü piyasasını düzenleyen kanunlarda önemli değişiklikler yapılmış ve önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

• 1 Mayıs 2026 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yasal düzenleme ile, kamu ve özel sektörde çalışan tüm anneler için doğum izni süresi, doğumdan önce 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftaya çıkarılmıştır.

• Yarı zamanlı çalışmaya ilişkin düzenleme ile özellikle doğumun ilk ayları için kadınlara annelik ve çalışma hayatını daha kolay bir şekilde yürütebilme imkânı sağlanmaktadır.

• Anneler doğum sonrası yarı zamanlı çalışarak tam ücret alabilmektedir. Bu düzenleme ile hem bebeğin ilk altı ay daha düzenli bir şekilde anne sütü ile beslenmesi desteklenmekte, hem de kadınların iş hayatından tam zamanlı kopmaması sağlanarak işe dönüşü kolaylaştırılmaktadır.

• Malumları olduğu üzere, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 108 inci maddesinde Doğum yapan memura, 104 üncü madde uyarınca verilen doğum sonrası analık izni süresinin veya aynı maddenin (F) fıkrası uyarınca verilen izin süresinin bitiminden; eşi doğum yapan memura ise, doğum tarihinden itibaren istekleri üzerine yirmidört aya kadar aylıksız izin verilir." hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla, hali hazırda doğum yapan memur ve eşi 2 yıla kadar ücretsiz izin kullanabilmektedir.

• 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 'Doğum Sonrası Yarım Zamanlı Çalışma' başlıklı Ek 43 üncü maddesinde yarım zamanlı çalışma hakkının kullanımına ilişkin düzenleme yapılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun Ek 43 üncü maddesine dayanılarak hazırlanan 10108 sayılı Devlet Memurlarının Yarım Zamanlı Çalışma Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmelik 18.07.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

• Çocuk mecburi ilköğretim çağına gelene kadar kısmi zamanlı çalışma imkânı ise her iki ebeveyn için tanınmaktadır. Bu izni kullanan çalışanın, çalıştığı süre nispetinde, özlük hakları korunmaktadır.

• Iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması çerçevesinde 2016 yılındaki düzenleme ile açılış iznini Bakanlığımızdan alan "Özel Kreş ve Gündüz Bakımevlerinin" faaliyete geçtiği vergilendirme döneminden itibaren beş vergilendirme dönemi gelir ve kurumlar vergisinden muaf olması sağlanmıştır.

• Ayrıca, işverenlerce, kadın çalışanların çocukları için kreş ve gündüz bakımevi desteği verilmesi durumunda, bu desteğin, kadın çalışanın gelir vergisi matrahına eklenmeyerek, vergiden istisna edilmesi sağlanmıştır.

• Ücretsiz Bakım Hizmeti kapsamında Bakanlığımız tarafından tespit edilen ihtiyaç sahibi çocuklar için, Bakanlığımız izni ile açılan özel kreş ve gündüz bakımevleri ile özel çocuk kulüplerinde ücretsiz şekilde faydalanacakları %'lük kontenjan ayrılması zorunludur.

• 2014/6058 Sayılı Kararla, özel sektörün kreş ve gündüz bakımevleri ile okul öncesi eğitim için gerçekleştireceği yatırımların, bölgesel desteklerden faydalanma imkânı getirilmiştir. Ayrıca, Bakanlığımız koordinasyonunda ilgili tüm kurum ve kuruluşların katkıları ile hazırlanan ve yürürlüğe konulan Kadının Güçlenmesi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı (2024- 2028)'nda iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması öncelikli politika alanlarından biri olarak belirlenmiş; "Kadınların işgücü piyasasına girişlerini kolaylaştırmak ve insana yakışır işlerde istihdamlarını artırmak için mevzuatın gözden geçirilerek iyileştirici düzenlemeler yapılması" stratejisi altında; iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması konusundaki mevzuat düzenlemelerinin yapılmasına; erken çocukluk dönemi bakım ve eğitim hizmeti veren kurumlar için ortak bir düzenleme yapılmasına ve hizmet sunum modellerinin çeşitlendirilmesine yönelik faaliyetlere yer verilmiştir.

Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verisi, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmakta ve değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda bahse konu bilgilerin ilgili bakanlıklardan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Muş Devlet Hastanesinde görevli iki kadın hemşirenin ölümüne ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44286, 6 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44286-mus-devlet-hastanesinde-gorevli-iki-kadin-hemsirenin-olumune-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c62d07be-0463-4796-9d1b-019e023a51df

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
