# İş sağlığı ve güvenliği sisteminin yeniden düzenlenmesi talebine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/44515
- **Veren:** Rahmi Aşkın Türeli (CHP, İzmir)
- **Muhatap:** Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Vedat Işıkhan)
- **Veriliş tarihi:** 11 Mayıs 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 98 gün sonra, 17 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4fbd60f7-e58f-4565-923b-019e1c5076a7
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44515-is-sagligi-ve-guvenligi-sisteminin-yeniden-duzenlenmesi-talebine-iliskin

> Rahmi Aşkın Türeli (CHP), 11 Mayıs 2026 tarihinde 7/44515 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 98 gün sonra, 17 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Ülkemizde iş kazaları sorunu son derece ciddi bir noktada olup her yıl birçok çalışanımız hayatını kaybetmektedir. 30 Haziran 2012 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası da söz konusu kazaların azaltılmasını ve can kayıplarının önlenmesini sağlayamamış, iş kazaları ve can kayıpları artarak devam etmiş ve kamuoyunda iş cinayetleri olarak adlandırılmaya başlanmıştır.

Nitekim, İSİG Meclisi verilerine göre 2013 yılında 1.235, 2014 yılında 1.886, 2015 yılında 1.730, 2016 yılında 1.970, 2017 yılında 2.006, 2018 yılında 1.923, 2019 yılında 1.736, 2020 yılında 2.427, 2021 yılında 2.170, 2022 yılında 1.843, 2023 yılında 1.932, 2024 yılında 1.897, 2025 yılında 2.105 ve 2026 yılının ilk dört ayında 189 kişi olmak üzere 2013-2026 Nisan döneminde toplam 25.049 işçi iş cinayetleri nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

Bu veriler, 6331 Sayılı Yasanın iş cinayetlerinin önlenmesinde veya azalmasında hiçbir etkisinin olmadığını göstermektedir. İş güvenliği uzmanlarının ve işyeri hekimlerinin işverenle ücret ilişkisi kurulması ve iş sağlığı ve güvenliği sisteminin piyasa yönelimli özel şirketlerce yerine getirilmesine dayalı "işyeri eksenli denetim" sisteminin işlemediğini son 13 yıllık veriler desteklemektedir.

Yine kamu kurumlarının bu sisteme dahil olması gerekirken yapılan yasal değişikliklerle yürürlük tarihinin sürekli olarak ertelenmesi de bütüncül bir sistemin devreye girmediğini göstermektedir.

Bu açıdan bakıldığında Türkiye'nin vakit kaybedilmeksizin iş sağlığı ve güvenliği sistemini yeniden gözden geçirmesi, özellikle inşaat, tarım ve madencilik işkollarına özel düzenlemeleri hayata geçirmesi, ILO normlarına uygun bir sistem kurması zorunluluğu bulunmaktadır.

Bu bilgiler ışığında;

1. Ülkemizde yüksek ölümlü iş kazalarının görülmesinin sebepleri nelerdir?

2. 30 Haziran 2012 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası'nın bugüne kadar işçi sağlığı ve güvenliği açısından herhangi bir katkısı olmuş mudur?

3. İş güvenliği uzmanlarının ve işyeri hekimlerinin işverenle ücret ilişkisi kurulması ve iş sağlığı ve güvenliği sisteminin piyasa yönelimli özel şirketlerce yerine getirilmesine dayalı "işyeri eksenli denetim" sisteminin işlemediğine yönelik tespitlere katılıyor musunuz?

4. Kamu kurumlarının iş sağlığı ve güvenliği sistemine dahil olması gerekirken yapılan yürürlük tarihinin sürekli olarak ertelenmesini nasıl yasal değişikliklerle değerlendiriyorsunuz?

5. Bu açıdan bakıldığında Türkiye'nin vakit kaybedilmeksizin iş sağlığı ve güvenliği sistemini yeniden gözden geçirmesi gerektiği konusundaki görüşünüz nedir?

6. İş kazalarının en yoğun olduğu inşaat, tarım, madencilik işkollarına özel düzenlemeleri hayata geçirmeye yönelik çalışmalarınız var mıdır?

7. Çalışma hayatında iş kazalarının önlenmesi amacıyla giderleri kamu tarafından finanse edilen özerk bir düzenleme ve denetleme otoritesine dayalı bir model kurulması konusundaki düşünceniz nedir?

8. Çalışma hayatında iş kazalarının önlenmesi ve azaltılmasına yönelik olarak ikincil yasal ve kurumsal somut adımların atılmasına, kalıcı çözümlerin oluşturulmasına yönelik politika ve programları ne zaman hayata geçirmeyi düşünüyorsunuz?

## Bakanlığın cevabı

İlgi yazınız ile İzmir Milletvekili Sayın Rahmi Aşkın TÜRELİ tarafından yöneltilen 7/44515 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

Ülkemizde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile yüksek standartlara sahip bir mevzuat alt yapısı oluşturulmuş, iş sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan sorunlara çözümler getirilmiştir. Değişen ve gelişen koşullara göre iyileştirme çalışmaları yapılmaktadır.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek olup ilgili Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır. Çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamak için mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbiri alması işverenin yükümlülüğündedir.

Diğer yandan, Kanunun yürürlüğe girmesiyle tüm tarım çalışanları için iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili yasal zemin oluşturulmuştur. Tarım sektöründeki faaliyetlere ilgili kişi, kurum ve kuruluşların doğrudan ulaşabileceği Güvenli Tarım Web Sitesi (www.guvenlitarim.gov.tr) kullanıma sunulmuştur.

Ülkemizdeki iş kazalarının yoğun yaşandığı sektörlerden biri inşaat sektörü olup bu alanda alınacak sağlık ve güvenlik önlemlerine yönelik hususlar Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. İş kazalarının yoğun yaşandığı bir diğer sektör olan maden işyerlerinde çalışanların sağlık ve güvenliğinin korunması için uyulması gereken asgari şartlar ise Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği belirlenmiştir.

Bununla birlikte, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 8 inci maddesinde iş güvenliği uzmanlarının hak ve yetkileri, görevlerini yerine getirmeleri nedeniyle kısıtlanamayacağı ve uzmanların, görevlerini mesleğin gerektirdiği etik ilkeler ve mesleki bağımsızlık içerisinde yürüteceği hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlığımız iş müfettişlerince yapılmakta olup işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde uygulanacak idari para cezaları ve uygulamalarına yönelik hususlar Kanunun 26 ncı maddesinde düzenlenmiştir."

Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68

---

**Kaynak gösterme:** Rahmi Aşkın Türeli (CHP, İzmir). “İş sağlığı ve güvenliği sisteminin yeniden düzenlenmesi talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44515, 11 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44515-is-sagligi-ve-guvenligi-sisteminin-yeniden-duzenlenmesi-talebine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4fbd60f7-e58f-4565-923b-019e1c5076a7

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
