# RTÜK tarafından bir reklam filmiyle ilgili inceleme başlatıldığı iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/44613
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Cumhurbaşkanı Yardımcılığı (Cevdet Yılmaz)
- **Veriliş tarihi:** 13 Mayıs 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3849b892-b1ac-4ecd-b050-019e21d138a3
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44613-rtuk-tarafindan-bir-reklam-filmiyle-ilgili-inceleme-baslatildigi-iddiasina-iliskin

> Serhat Eren (DEM Parti), 13 Mayıs 2026 tarihinde 7/44613 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Türkiye'de son dönemde siyasal iktidarın "aile" kavramı üzerinden yürüttüğü ideolojik müdahaleler, yalnızca toplumsal yaşam biçimlerine değil, ifade özgürlüğüne, yaşam tarzlarına ve farklı toplumsal aidiyetlere yönelik baskı mekanizmasına dönüşmüş durumdadır. Özellikle kadınların yaşam tercihleri, gençlerin yaşam biçimleri, hayvan hakları savunuculuğu ve bireylerin kişisel ifade alanları sistematik biçimde hedef haline getirilmektedir. Bosch Türkiye tarafından Anneler Günü kapsamında yayımlanan reklam filminde bir evcil hayvanla kurulan bakım ve sevgi ilişkisinin "annelik" metaforu üzerinden anlatılması üzerine RTÜK tarafından inceleme başlatıldığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın ise konuyu yargıya taşıyacağını açıkladığı basına yansımıştır. Reklam filmi yoğun siyasi baskılar sonrası yayından kaldırılmıştır. Benzer şekilde TRT spikeri Işıl Açıkkar'ın canlı yayında Ben de bir patili annesiyim" ifadelerini kullanmasının ardından sosyal medya üzerinden hedef gösterildiği ve haber bülteninden alındığı yönünde ciddi iddialar kamuoyuna yansımıştır. Söz konusu gelişmeler, iktidarın toplum mühendisliği yaklaşımının yeni bir aşamasını göstermektedir. "Aileyi koruma" söylemi altında kadınların toplumsal rolünü yalnızca biyolojik anneliğe indirgemeye çalışan, farklı yaşam biçimlerini "sapma" olarak kodlayan ve hayvan hakları savunucularını hedef gösteren bir siyasal dil kurumsallaştırılmaktadır.

Öte yandan televizyon ekranlarında her gün şiddeti normalleştiren programlar, kadın düşmanı yayınlar, mafyatik ilişkileri estetize eden diziler, çocuk istismarı haberlerini reyting malzemesine dönüştüren içerikler ve toplumsal çürümeyi besleyen yayın politikaları konusunda etkili bir denetim yürütmeyen RTUK, hayvan sevgisi, bakım emeği ya da bireysel ifade biçimleri söz konusu olduğunda hızlı biçimde soruşturma ve sansür mekanizmalarını devreye sokması ciddi bir çifte standardı ortaya koymaktadır. Toplumun gerçek sorunları olan kadın cinayetleri, çocuk istismarı, uyuşturucu kullanımındaki artış, mafyalaşma ve ekranlarda sürekli yeniden üretilen şiddet kültürü karşısında sessiz kalan kurumların, insanların hayvanlarla kurduğu duygusal bağları hedef alan bir "ahlak denetçiliği" rolüne soyunması, kamu kurumlarının anayasal tarafsızlığıyla bağdaşmamaktadır. Ayrıca hayvan hakları savunucularına ve hayvanlarla yaşam kuran yurttaşlara yönelik sosyal medya üzerinden yürütülen organize linç kampanyalarının, kimi medya organları ve kamu otoritelerinin kullandığı dil ile doğrudan beslendiği yönünde ciddi kaygılar bulunmaktadır. Bu durum toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmekte, nefret söylemini yaygınlaştırmakta ve kamusal alanı daha baskıcı hale getirmektedir.

Bu bağlamda;

1. Bosch Türkiye'nin Anneler Günü reklamı hakkında RTÜK tarafından hangi gerekçelerle inceleme başlatılmıştır?

2. RTÜK'ün söz konusu reklam filmi hakkında yürüttüğü inceleme hangi mevzuat hükümlerine dayanmaktadır?

3. Son 5 yıl içerisinde "aile yapısına aykırılık" gerekçesiyle RTÜK tarafından hakkında işlem yapılan yayın, reklam ve program sayısı kaçtır?

4. Aynı dönemde televizyonlarda yayımlanan şiddet içerikli programlar, kadınlara yönelik ayrımcı yayınlar, mafya ve suç örgütlerini özendirici diziler nedeniyle RTÜK tarafından kaç yayın kuruluşuna yaptırım uygulanmıştır?

5. RTÜK'e son 5 yıl içerisinde kadın cinayetlerini, çocuk istismarını veya toplumsal şiddeti özendirici yayınlara ilişkin kaç şikâyet ulaşmıştır? Bu şikâyetlerin kaçı hakkında işlem yapılmıştır?

6. TRT spikeri Işıl Açıkkar' ın "Ben de bir patili annesiyim" ifadelerinin ardından hedef gösterildiği ve ekran görevinden alındığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise bu karar hangi gerekçeyle alınmıştır?

7. TRT çalışanlarının kişisel düşünce ve yaşam tercihleri nedeniyle hedef gösterilmesi karşısında herhangi bir kurumsal inceleme başlatılmış mıdır?

8. RTÜK ve TRT'nin yayın politikalarında "aile" kavramına ilişkin ideolojik bir çerçeve oluşturulduğu yönündeki eleştirilere ilişkin değerlendirmeniz nedir?

9. Hayvan hakları savunucularını, hayvanlarla yaşayan yurttaşları veya "patili anne" gibi ifadeleri hedef gösteren nefret kampanyalarına ilişkin herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?

10. Kamu yayıncılığı ve yayın denetimi alanında görev yapan kurumların, farklı yaşam biçimleri ve bireysel ifade alanları karşısında tarafsızlık ilkesini koruması için herhangi bir çalışma yürütülmekte midır?

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “RTÜK tarafından bir reklam filmiyle ilgili inceleme başlatıldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44613, 13 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44613-rtuk-tarafindan-bir-reklam-filmiyle-ilgili-inceleme-baslatildigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3849b892-b1ac-4ecd-b050-019e21d138a3

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
