# TKİ bünyesinde faaliyet gösteren bir maden şirketinin özelleştirilme süreci ile ilgili iddialara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/44670
- **Veren:** Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Alparslan Bayraktar)
- **Veriliş tarihi:** 14 Mayıs 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 50 gün sonra, 3 Temmuz 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1abdfae5-7821-40bf-9da6-019e2ac773b5
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44670-tki-bunyesinde-faaliyet-gosteren-bir-maden-sirketinin-ozellestirilme-sureci-ile-ilgili-idd

> Celal Fırat (DEM Parti), 14 Mayıs 2026 tarihinde 7/44670 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 50 gün sonra, 3 Temmuz 2026).

## Önerge metni

Aşağıda belirtilen sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) bünyesinde faaliyet gösteren ve 2014 yılındaki 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamın ardından Soma Madencilik A.Ş.'den devralınan sahaları işleten Yeni Anadolu Madencilik A.Ş., yeni bir tasfiye/özelleştirme sürecine başlamıştır.

Kamu iştiraki statüsündeki Yeni Anadolu Madencilik A.Ş.'nin, Konya Ilgın ve Tekirdağ Saray'daki maden sahalarından tamamen çekilmesi için hazırlıklar tamamlanırken, bu sürecin yönetim kadrosu ve devir yöntemleri kurum içerisinde büyük tartışmalara neden olmuştur.

Süreçteki en dikkat çekici nokta, maden sahalarının üçüncü şahıslara ve firmalara devredilme yöntemi olarak öne çıkıyor. Yeni Anadolu Madencilik'in, iştirak olma avantajını kullanarak ihalesiz şekilde bünyesine kattığı bu sahaları, şimdi de rödovans yöntemiyle işleten firmalara tüm hukuki haklarıyla devredileceği iddia ediliyor.

Bu yapıda iştiraklerin, sahaların ihalesiz olarak özel sektöre geçişinde bir nevi "aracı" konumuna geldiği ve sadece arada komisyon aldığı iddia ediliyor.

Tasfiye süreci yalnızca idari devirlerle sınırlı kalmıyor; saha düzeyinde de somut adımlar atılıyor. Kontrol müdürlükleri bünyesinde kurulan tasfiye komisyonları, taşınır ve taşınmaz mülkiyetlerin tespiti için envanter çalışmalarını sürdürdüğü, komisyon raporlarında ise Konya Ilgın ve Tekirdağ Saray' daki maden sahalarından zarar edildiği öne sürülmektedir. Bu bağlamda;

1. Kamu iştiraki statüsündeki Yeni Anadolu Madencilik şirketinin, kendisine bağlı olan maden sahalarını ihalesiz devretmesi hangi mevzuata dayandırılmaktadır?

2. Bu özelleştirme esnasında Yeni Anadolu Madencilik ihalesiz devire aracı olarak komisyon aldığı iddiaları doğru mudur?

3. Zarar ettiği öne sürülen Konya Ilgın ve Tekirdağ Saray'daki maden sahalarının son beş yıldaki bilançosu nedir? Zarar ediliyorsa bunun sebebi hakkında sorumlular için bir incelme başlatılmış mıdır?

4. Yeni Anadolu Madencilik A.Ş. yönetim kuruluna atanan Etüd ve Proje Dairesi Başkanının herhangi bir saha ve madencilik tecrübesi olmadığı ve memurluğa Adıyaman'ın bir ilçe belediyesinden KPSS siz olarak istisnai kadrolardan başlatıldığı doğru mudur? Doğruysa böyle kritik ve önemli bir madencilik iştirakinde liyakat esasları açısından böyle bir atama sıkıntı doğurmayacak mıdır?

5. İştirak aracılığıyla üçüncü şahıslara verilen ruhsat sahalarının bölünmesinde havza madenciliği ve iş güvenliği ilkeleri ne kadar esas alınmaktadır?

6. Yeni Anadolu Madencilik A.Ş.'nin, Konya Ilgın ve Tekirdağ Saray'daki maden sahalarını hangi şartlarda, hangi ücretle ve kimlere satacağı kamuoyuna açıklanacak mıdır?

7. İhalesiz ve şaibeli devir sonrasında TKİ'nin her iki bölgedeki kontrol müdürlüklerinin kapatılacağı doğru mudur?

8. YAMAŞ gibi TKİ iştiraklerinin, TKİ ruhsat sahalarını ihalesiz olarak alarak üçüncü şahıslara veya firmalara devretmesine olanak sağlayarak kamu zararı oluşturan ve bir nevi özelleştirmenin önünü açan bu sistemin sona erdirilmesi için yasal düzenleme neden yapılmamaktadır?

9. Milyonlarca ton rezerve sahip Konya Ilgın ve Tekirdağ Saray'daki maden sahaları neden TKİ tarafından işletilmeyip, bir aracı firma tarafından ihalesiz özelleştirilmektedir?

## Bakanlığın cevabı

Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ) iştiraki olan Yeni Anadolu Madencilik ve Teknolojileri San. Tic. A.Ş., TKİ Ana Statüsü ile 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca faaliyet göstermekte ve ticari faaliyetlerini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde yürütmektedir.

Bununla birlikte, TKİ Genel Müdürlüğü Rödövans ve Ruhsat Devri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği uyarınca şirketin TKİ'den devraldığı ruhsat sahalarında yalnızca işletmecilik yapma hakkı bulunmakta olup, bugüne kadar TKİ'den devraldığı herhangi bir ruhsatın devri veya satışı gerçekleştirilmemiştir. Ruhsat hukuku şirkete ait olan sahalar ise, belirlenen ruhsat veya rödövans bedeli karşılığında üçüncü kişiler tarafından işletilebilmektedir.

Madencilik faaliyetleri; rezerv miktarı, kömürün kalorifik ve kimyasal özellikleri, jeolojik ve hidrojeolojik yapı, üretim ve pazar koşulları ile sosyoekonomik unsurlar birlikte değerlendirilerek planlanmaktadır. Bu kapsamda, Konya/Ilgın sahasında DSİ su kanalı, demiryolu ve karayolunun deplaselerinin yapılmasına kadar üretilebilecek kömür kalmamış, Tekirdağ/Saray sahasında ise yüksek kamulaştırma bedelleri ve sahada DSİ'ye ait gölet bulunması nedeni ile gerekli üretim izni alınamamış ve yıllardır üretim yapılamamıştır. Bu sebeple, Konya/Ilgın sahasında son beş yılda işletmeciler tarafından 644.721 ton, Tekirdağ/Saray sahasında ise 70.396 ton kömür üretimi yapılmıştır. Anılan sahalardaki tüm faaliyetler TKİ müfettişleri ile görevli komisyonlar tarafından düzenli olarak denetlenmekte ve konuya ilişkin herhangi bir tespit yapılması halinde gerekli işlemler tekemmül ettirilmektedir. Ruhsat sahalarının planlanması ve işletilmesinde rezerv bütünlüğünün korunması, kaynakların verimli değerlendirilmesi, bilimsel ve teknik madencilik esasları ile havza madenciliği ilkeleri gözetilmektedir. 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca ruhsatlara ilişkin işlemler teknik ve idari değerlendirmeler sonucunda yürütülmekte; iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yükümlülükler ise 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda işletici tarafından yerine getirilmektedir.

TKİ uhdesindeki ruhsatların devrine ilişkin ihalelerde; her türlü vergi, resim, harç, teminat, çevresel yükümlülükler ve ilgili mevzuattan kaynaklanan mali sorumluluklar ihaleyi kazanan tarafa ait olmak üzere; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 6'ncı maddesinde öngörülen şartları taşıyan gerçek veya tüzel kişiler ile kamu iktisadi teşebbüsleri, kurum ve kuruluşlara ruhsat hakkı devri yapılabilmektedir. Bu kapsamda Tekirdağ/Saray sahasının ihalesi 16/04/2026 tarihinde gerçekleştirilmiş olup, sözleşme süreci devam etmektedir. Konya/Ilgın sahasına ilişkin ise TKİ tarafından tesis edilmiş herhangi bir işlem bulunmamaktadır. İhale iş ve işlemlerinin tamamlanması akabinde TKİ'nin ihtiyaçları çerçevesinde organizasyon yapısı ve teşkilatlanma ile ilgili iş ve işlemler tesis edilecektir.

---

**Kaynak gösterme:** Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul). “TKİ bünyesinde faaliyet gösteren bir maden şirketinin özelleştirilme süreci ile ilgili iddialara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44670, 14 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44670-tki-bunyesinde-faaliyet-gosteren-bir-maden-sirketinin-ozellestirilme-sureci-ile-ilgili-idd (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1abdfae5-7821-40bf-9da6-019e2ac773b5

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
