# Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamaya yönelik çalışmalara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/44832
- **Veren:** Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli)
- **Muhatap:** Millî Eğitim Bakanlığı (Yusuf Tekin)
- **Veriliş tarihi:** 14 Mayıs 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 64 gün sonra, 17 Temmuz 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0baed747-2b0f-4e10-9062-019e2bf48af7
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44832-egitimde-firsat-esitligini-saglamaya-yonelik-calismalara-iliskin

> Yasin Öztürk (İYİ Parti), 14 Mayıs 2026 tarihinde 7/44832 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 64 gün sonra, 17 Temmuz 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf TEKİN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.

Bugün bu Ülkede "eğitimde fırsat eşitliği" denildiğinde artık kimsenin aklına adalet gelmiyor. Çünkü Türkiye'de eğitim sistemi uzun süredir çocukların yeteneğine göre değil, ailesinin gelir durumuna göre şekilleniyor.

Bir tarafta özel okullarda yabancı dil eğitimi alan, teknolojik imkânlarla yetişen, özel derslerle sınavlara hazırlanan çocuklar... Diğer tarafta ise kalabalık sınıflarda eğitim görmeye çalışan, internet erişimi bile sorun olan, yardımcı kaynak kitap alamadığı için yarışa geriden başlayan milyonlarca öğrenci...

Ve İktidar yıllardır bu tabloyu sadece izliyor.

Bugün Anadolu'nun birçok köy okulunda hâlâ öğretmen açığı vardır.

Birleştirilmiş sınıflarda eğitim devam etmektedir. Bazı okullarda temizlik personeli yoktur. Veliler kendi aralarında para toplayıp okulun temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmaktadır.

Ama aynı dönemde milyonlarca liralık gösterişli projelerle, reklam kampanyalarıyla, tabelalarla "başarı hikâyesi" anlatılıyor.

Oysa gerçekler çok ağırdır.

Çocuklarımız artık eğitimde eşit şartlarda yarışmıyor. Parası olan eğitimde öne geçiyor, olmayan ise sistemin dışında bırakılıyor.

Üniversite sınavına hazırlanan bir öğrencinin yalnızca kaynak kitap masrafı bile artık asgari gelirli aileler için ciddi bir yük hâline gelmiştir. Servis ücretleri, kırtasiye giderleri, yemek masrafları, barınma sorunları derken eğitim anayasal bir hak olmaktan çıkıp ekonomik bir ayrıcalığa / dönüşmektedir. iktidar ise yıllardır eğitimi bilimsel bir sistem olmaktan çıkarıp deneme tahtasına çevirmiştir. Sürekli değişen sınav sistemleri...Değişen müfredatlar... Plansızlık... Liyakatsizlik... Ve ideolojik dayatmalar...

Bütün bunların bedelini çocuklarımız ödüyor.

Bir öğrencinin başarısı neden ailesinin gelir durumuna bağlı hâle gelmiştir? Neden yoksul bir ailenin çocuğu daha yolun başında dezavantajlı duruma düşmektedir? Neden Devlet okulları güçlendirilmek yerine eğitim sistemi adım adım piyasalaştırılmaktadır? Bugün Türkiye' de milyonlarca genç yalnızca sınav stresiyle değil, "Acaba maddi imkânsızlıklar yüzünden okuyamayacak mıyım?" korkusuyla yaşamaktadır.

İşte asıl eğitim krizi budur.

Çünkü mesele yalnızca okul yapmak değildir. Mesele; her çocuğa eşit imkân sunabilmektir. Ama ne yazık ki mevcut anlayış, fırsat eşitliğini büyütmek yerine eğitimdeki sınıfsal uçurumu daha da derinleştirmiştir.

Bu Bağlamda;

1. Türkiye'de kaç okulda hâlen öğretmen açığı bulunmaktadır?

2. Birleştirilmiş sınıflarda eğitim gören öğrenci sayısı kaçtır?

3. Devlet okullarındaki öğrenciler ile özel okullardaki öğrencilerin akademik başarı farkı konusunda Bakanlığın yaptığı güncel bir araştırma var mıdır?

4. Yardımcı kaynak kitap, servis ve yemek giderleri nedeniyle eğitimden kopma riski yaşayan öğrenci sayısı kaçtır?

5. Eğitim neden her geçen yıl dar gelirli aileler için daha büyük bir ekonomik yük hâline gelmektedir?

6. Devlet okullarını güçlendirmek yerine özel okul teşvikleriyle eğitimin piyasalaşmasına neden göz yumulmaktadır?

7. Bir çocuğun geleceğinin ailesinin gelir durumuna bağlı olmadığı gerçek bir fırsat eşitliği sistemi için somut olarak hangi adımlar atılacaktır?

## Bakanlığın cevabı

b) 08.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1870958 sayılı yazınız. 7 /45031 6 k 168

c) 08.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1870964 sayılı yazınız. 7/45033 - 45034 Gk 168

ç) 08.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1870974 sayılı yazınız.

d) 10.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1871834 sayılı yazınız. 7/45257 k 17 0 Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazılarla iletilen Gaziantep Milletvekili Hasan ÖZTÜRKMEN'in 7/44705, Denizli Milletvekili Yasin ÖZTÜRK'ün 7/44832, Diyarbakır Milletvekili Mehmet KAMAÇ'Iin 7/44834, Tunceli Milletvekili Ayten KORDU'nun 7/44836, Edirne Milletvekili Ahmet Baran YAZGAN'ın 7/44920, Ankara Milletvekili Yüksel ARSLAN'ın 7/44921, Muğla Milletvekili Selçuk ÖZDAĞ'ın 7/44923, Aydın Milletvekili Ömer KARAKAŞ'ın 7/44924, İzmir Milletvekili İbrahim AKIN'ın 7/45031, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLIOGLU'nun 7/45033, Ankara Milletvekili Ahmet Eşref FAKIBABA'nın 7/45034 ile Uşak Milletvekili Ali KARAOBA'nın 7/45257 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

Bakanlığımızca eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi, öğrencilerin sosyoekonomik koşullarından bağımsız olarak nitelikli eğitime erişebilmesi, kamu eğitim hizmetlerinin kapsayıcı ve sürdürülebilir biçimde sunulması temel politika öncelikleri arasında yer almaktadır. Bu kapsamda eğitim öğretim faaliyetleri; Anayasa, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, ilgili mevzuat hükümleri, Bakanlığımız stratejik planları ve eğitim politikaları doğrultusunda yürütülmektedir.

Bakanlığımız 2024-2028 Stratejik Planı'nda temel eğitimde fırsat eşitliği ve eğitime erişimin sağlandığı, öğretim süreçleri ve eğitim ortamlarının etkin kullanıldığı bir ekosistem inşa edilmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede okul, derslik, öğretmen, eğitim materyali, dijital içerik, taşımalı eğitim, pansiyon, burs, ücretsiz ders kitabı ve destekleme uygulamaları birlikte değerlendirilmekte; öğrencilerin ailelerinin gelir durumundan kaynaklanabilecek dezavantajlarının azaltılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.

Türkiye geneli eğitim istatistiklerine göre 2002-2003 eğitim öğretim yılında örgün eğitimde 13.675.285 olan öğrenci sayısı, 2025-2026 eğitim öğretim yılında 17.569.371'e yükselmiştir. Aynı dönemde örgün eğitimde derslik sayısı 367.145'ten 762.120'ye, öğretmen sayısı 540.433'ten 1.216.868'e, okul sayısı ise 43.696'dan 74.694'e ulaşmıştır. Böylece 2002- 2003 eğitim öğretim yılına göre öğrenci sayısında %28,5, derslik sayısında %107,6, öğretmen sayısında %125,2 ve okul sayısında %70,9 oranında artış sağlanmıştır.

Eğitim ortamlarındaki kapasite artışı derslik ve öğretmen başına düşen öğrenci sayılarına da yansımıştır. Derslik başına düşen öğrenci sayısı 2002-2003 eğitim öğretim yılında ilköğretimde 36, ortaöğretimde 30 iken, 2024-2025 eğitim öğretim yılı verileri esas alındığında ilköğretimde 23'e, ortaöğretimde 20'ye gerilemiştir. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ise 2002-2003 eğitim öğretim yılında ilköğretimde 28, ortaöğretimde 18 iken, 2024-2025 eğitim öğretim yılı verilerine göre ilkokulda 18'e, ortaokulda 13'e ve ortaöğretimde 11'e düşmüştür. Bu veriler, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeye yönelik politikaların yalnızca öğrenci sayısı üzerinden değil; okul, derslik ve öğretmen kapasitesindeki uzun dönemli gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Eğitim öğretim hizmetlerinin eksiksiz ve aksamadan yürütülmesi amacıyla 2003 yılından bu yana Bakanlığımızca 819.931 öğretmenin ataması yapılmıştır. Hâlihazırda görevde bulunan öğretmenlerin yüzde 80'inden daha fazlası hükümetlerimiz döneminde atanmıştır. Bakanlığımıza bağlı resmî eğitim kurumlarındaki öğretmen ihtiyacının giderilmesine yönelik iş ve işlemler; norm kadro, atama, yer değiştirme, alan bazlı ihtiyaçlar, hizmet gerekleri ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir. Bakanlığımızca öğretmen istihdamı planlamalarında öğrencilerin eğitim hizmetine erişimi, alanlar itibarıyla ihtiyaç durumu, bölgesel öncelikler ve eğitim kurumlarının norm kadro yapısı birlikte dikkate alınmaktadır.

Temel eğitim kademesinde birleştirilmiş sınıflarda eğitim gören öğrenci sayısı 123.397'dir. Birleştirilmiş sınıf uygulaması; özellikle nüfusu az, yerleşim yerleri dağınık veya öğrenci sayısı sınıf açmaya yeterli olmayan bölgelerde öğrencilerin bulundukları yerleşim yerinde eğitim hizmetinden yararlanabilmesini sağlamak amacıyla yürütülmektedir. Bununla birlikte Bakanlığımızca eğitim ortamlarının iyileştirilmesi, öğretmen ihtiyacının karşılanması, taşımalı eğitim imkânlarının değerlendirilmesi ve okul/derslik kapasitesinin artırılması AÇE MILTEGS * T.C.

suretiyle öğrencilerin nitelikli eğitim hizmetine erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.

Devlet okullarındaki öğrenciler ile özel okullardaki öğrencilerin akademik başarı farkına ilişkin olarak Bakanlığımızca öğrencilerin akademik gelişimleri ve başarı göstergeleri; merkezi sınavlar, izleme ve değerlendirme çalışmaları, ölçme-değerlendirme uygulamaları ve eğitim kademelerine ilişkin veriler aracılığıyla takip edilmektedir. Bu veriler, öğrencilerin öğrenme kayıplarının azaltılması, akademik destek ihtiyaçlarının belirlenmesi ve eğitim politikalarının geliştirilmesinde kullanılmaktadır. Bununla birlikte öğrencilerin başarı düzeyleri değerlendirilirken yalnızca okul türü ayrımı değil; öğrencinin sosyoekonomik koşulları, bölgesel farklılıklar, okulun fiziki imkânları, öğretmen ve materyal erişimi, aile desteği ve okul iklimi gibi çok boyutlu etkenler birlikte dikkate alınmaktadır.

Yardımcı kaynak kitap, servis ve yemek giderleri nedeniyle eğitimden kopma riski yaşayan öğrenci sayısına ilişkin müstakil bir veri seti bulunmamaktadır. Bununla birlikte Bakanlığımızca öğrencilerin eğitim maliyetlerinden kaynaklanabilecek dezavantajlarını azaltmak amacıyla çok yönlü destek mekanizmaları uygulanmaktadır. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ile Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği gereğince ders kitapları ve eğitim araçları Bakanlığımızca ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Ayrıca anılan Yönetmelik hükümleri uyarınca Bakanlığımızca ücretsiz dağıtılan ders kitapları ve eğitim araçları dışında öğrencilere ek kitap ya da kaynak aldırılmamakta ve okutulamamaktadır.

Öğrencilerin eğitime erişimini desteklemek amacıyla ücretsiz ders kitabı uygulamasının yanı sıra taşımalı eğitim, pansiyon hizmetleri, burs ve sosyal destekler, şartlı eğitim yardımları, destekleme ve yetiştirme kursları ile dijital eğitim içerikleri gibi uygulamalar yürütülmektedir. Bu destekler, özellikle dar gelirli ailelerin çocuklarının eğitim sürecine devam edebilmesi ve akademik gelişimlerini sürdürebilmesi

Bakanlığımızın temel yaklaşımı, eğitimi ekonomik bir ayrıcalık olmaktan çıkararak her öğrencinin erişebileceği kamusal bir hizmet olarak güçlendirmektir.

OGM Materyal ve MEBİ Bireysel Öğrenme Platformu aracılığıyla tüm öğrencilerin kaliteli eğitim içeriklerine ücretsiz erişimi sağlanmaktadır. Bu platformlarda konu anlatımları, soru bankaları, yapay zekâ destekli öğrenme araçları, bireyselleştirilmiş öğrenme içerikleri, deneme sınavları ve rehberlik hizmetleri öğrencilerin kullanımına sunulmaktadır. Böylece öğrencilerin akademik gelişimleri için ihtiyaç duydukları kaynaklara erişimde ekonomik imkân farklılıklarının etkisinin azaltılması hedeflenmektedir.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan öğretim programlarında da eğitimde fırsat eşitliğini destekleyen bir yaklaşım benimsenmiştir. Öğretim programları; öğrencilerin bireysel farklılıklarını dikkate alan, temel okuryazarlık becerilerini geliştirmeyi amaçlayan, öğrenme çıktılarında bütün öğrenciler için ortak kazanımları esas alan ve farklı öğrenme ihtiyaçlarına uygun öğretim süreçlerini destekleyen bir yapıda hazırlanmıştır. Programlarda öğrencilerin eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim, iş birliği ve öz düzenleme gibi becerileri geliştirmelerine yönelik içeriklere yer verilerek tüm öğrencilerin eğitim süreçlerinden azami düzeyde yararlanması amaçlanmaktadır.

Özel okul teşviklerine ilişkin olarak; özel öğretim kurumlarına yönelik destekler genel bir piyasalaşma politikası olarak değil, belirli kanuni çerçeveler içinde, belirli öğrenci gruplarını ve eğitim alanlarını desteklemek amacıyla uygulanmaktadır. 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri gereğince, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerde özel okullarda öğrenim NETL METREN MİLLİ EGITİM BAKANLIĞI EGITIMIN

gören/görecek öğrenciler için eğitim ve öğretim desteği verilmektedir. Bu kapsamda 2025-2026 eğitim öğretim yılında kademesini henüz tamamlamayan 7.113 öğrenciye eğitim ve öğretim desteği ödenmiştir.

Ayrıca organize sanayi bölgelerinde ve organize sanayi bölgeleri dışında açılan özel meslekî ve teknik Anadolu liselerinde öğrenim gören öğrenciler için, iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine katkı sağlamak amacıyla eğitim ve öğretim desteği uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2025-2026 eğitim öğretim yılında organize sanayi bölgeleri içinde ve dışında açılan özel meslekî ve teknik Anadolu liselerinde öğrenim gören 116.904 öğrenciye eğitim ve öğretim desteği ödenmiştir. Söz konusu destekler; doğal afet bölgelerindeki öğrencilerin eğitimlerinin kesintiye uğramaması ve mesleki teknik eğitim yoluyla nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi amaçlarıyla sınırlı olarak yürütülmektedir.

Devlet okullarının güçlendirilmesi Bakanlığımızın temel önceliklerindendir. Okul ve derslik yapımı, eğitim ortamlarının iyileştirilmesi, öğretmen ihtiyacının karşılanması, ücretsiz ders kitabı ve dijital içerik sağlanması, laboratuvar, kütüphane, atölye, pansiyon ve diğer eğitim destek birimlerinin geliştirilmesi ile öğrencilerin sosyal, akademik ve rehberlik ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalar kamu eğitim hizmetini güçlendirmeye dönük olarak sürdürülmektedir.

Bu kapsamda bir çocuğun geleceğinin ailesinin gelir durumuna bağlı olmadığı bir eğitim sistemi için Bakanlığımızca fırsat eşitliğini güçlendiren politikalar uygulanmakta; öğrencilerin materyallerine ücretsiz erişimi sağlanmakta, dijital öğrenme platformları yaygınlaştırılmakta, öğretim programları bütün öğrencilerin ortak kazanımlara erişebileceği şekilde yapılandırılmakta, ekonomik dezavantajları azaltmaya yönelik destek mekanizmaları sürdürülmekte ve öğrencilerin nitelikli eğitim ortamlarına erişimini artıracak yatırımlar yapılmaktadır.

Bakanlığımızca tüm öğrencilerin eğitim hakkına erişimini güçlendirmek, okul türü, bölge, gelir durumu veya aile imkânlarından kaynaklanabilecek farklılıkların eğitim sonuçları üzerindeki etkisini azaltmak ve her öğrencinin akademik, sosyal ve kişisel gelişimini desteklemek amacıyla çalışmalar ilgili mevzuat, resmî veriler ve eğitim politikaları doğrultusunda kararlılıkla yürütülmektedir.

Yusı EKİN
Millî Eğrim Bakanı

---

**Kaynak gösterme:** Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamaya yönelik çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44832, 14 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44832-egitimde-firsat-esitligini-saglamaya-yonelik-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0baed747-2b0f-4e10-9062-019e2bf48af7

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
