# 2023 yılından bu yana kapanan şirketlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/44907
- **Veren:** Cem Avşar (CHP, Tekirdağ)
- **Muhatap:** Hazine ve Maliye Bakanlığı (Mehmet Şimşek)
- **Veriliş tarihi:** 20 Mayıs 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 82 gün sonra, 10 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c558464d-ccbe-496a-9ec8-019e45524b4b
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44907-2023-yilindan-bu-yana-kapanan-sirketlere-iliskin

> Cem Avşar (CHP), 20 Mayıs 2026 tarihinde 7/44907 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 82 gün sonra, 10 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorulanının Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından Anayasanın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim

Dun&Bradstreet'in 2025 Küresel İflas Raporu'na göre dünya genelinde iflas oranı %7 artarken, Türkiye'de bu oran %29'a ulaşmış ve toplam 573 şirketin iflas ettiği görülmüştür. 45 ülkenin incelendiği raporda 28 ülkede artış yaşanırken, Türkiye'nin bu artış hızında dünya ortalamasının belirgin biçimde üzerinde seyretmektedir. Türkiye'nin kendi iç ekonomik dinamiklerinin yanında bölgede yaşanan küresel sorunların da etkisiyle yapısal kırılganlıklar, likidite sıkışıklığı ve bozulan ödeme zinciri reel sektörde daha derin bir ayrışmaya yol açmakta, geçici dalgalanmalar yerine kalıcı hasarlar verebileceği izlenimler doğurmakta ve bu durum sektör temsilcileri ve uzmanlar arasında endişeye yol açmaktadır. Uzmanlara göre, küresel ölçekte hızlanan iflas dalgası, Türkiye'de daha belirgin ve daha sert hissedilmektedir. Veriler, basit bir yavaşlamadan ziyade şirket ekosisteminin bütününde bir aşınmaya işaret etmektedir. Dun &Bradstreet/CRIF verilerine göre 2024'te %23 artan şirket iflaslarının 2025'te %29'a yükselerek 573'e ulaşması sürecin tesadüfi değil, süreklilik kazanan bir kırılma olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu artış yalnızca kapanan firma sayısını değil, reel sektörün dayanıklılık kapasitesindeki zayıflamayı da yansıtmaktadır. Diğer taraftan başka bir görüş ise; şirket demografisinde yaşanan bozulmalardır. TOBB verilerine göre yeni kurulan şirket sayısında sınırlı gerilemeye karşın kapanışların hız kazanmasının ekonomik dinamizmin zayıfladığını göstermektedir. Bu durum, orta vadede üretim yapısının daralması ve rekabet gücünün aşınması riskini beraberinde getireceği ifade edilmektedir. Özellikle tekstil, inşaat ve mobilya gibi emek yoğun ve iç talebe duyarlı sektörlerde konkordato başvurularında yüksek artış yaşanmakta ve bu durumun sorunun sektörel değil, sistemik bir nitelik taşıdığını ortaya koymaktadır.

Türkiye'de yapısal kırılganlıkların ağırlığıyla birlikte yüksek reel faiz ve krediye erişimde yaşanan daralma, işletmelerin finansmana ulaşımını sınırlandırırken; enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikası reel sektör üzerinde doğrudan bir likidite baskısı oluşturduğu sektör temsilcileri tarafından ifade edilmektedir. Ayrıca ekonomimizin ithal girdi bağımlılığı yüksek üretim yapısı, döviz kuru hareketlerini hızla maliyetlere yansıtmakta; iç talepteki zayıflama ise şirketlerin nakit akışını daraltmaktadır. Sektör temsilcilerine göre, tahsilat sürelerinin uzaması ve gecikmeli ödemelerin artması, firmalar arasında zincirleme bir likidite baskısı yaratmakta ve bir işletmede başlayan sorun kısa sürede sektör geneline yayılabilmektedir. Bozulan ödeme zinciri, daralan finansman imkânları ve zayıflayan talep koşulları birlikte değerlendirildiğinde, sorunun daha geniş bir zemine yayıldığı görülmektedir.

Uzmanlara göre, her bir iflas, yalnızca bir bilanço kapanışı değil; aynı zamanda tedarik zincirinde, istihdamda ve finansal sistemde yeni bir gerilim hattının oluşması anlamına gelmektedir. Üretim ve tedarik zincirinde özellikle ana sanayi firmalarında yaşanan daralmalar, yan sanayi ve alt yüklenici ağlarına hızla yayılmaktadır. Bu çerçevede, kapasite kullanım oranlarında orta vadede %5-7 bandında bir gerileme riski, eğilimin doğal bir uzantısı olarak değerlendirilmektedir. Finansal sistem üzerindeki baskı ise daha sessiz ama daha derin bir şekilde ilerlemektedir. Takipteki krediler (NPL) oranlarında beklenen artış, bankacılık sektörünün risk iştahını sınırlamakta; kredi kanalının daralmasına yol açmaktadır. Kredi mekanizmasının zayıflaması, özellikle işletme sermayesine bağımlı firmalar için kritik bir darboğaz yaratmaktadır. Yatırım iklimi açısından bakıldığında ise iflasların ve konkordato süreçlerinin yoğunlaştığı bir ekonomik ortamda hem yerli hem de yabancı yatırımcılar "bekle-gör" pozisyonuna geçmekte; bu da doğrudan yabancı sermaye girişlerinde yavaşlamaya neden olmaktadır. Bu yavaşlama yalnızca sermaye akışını değil, aynı zamanda teknoloji transferi ve üretim modernizasyonu süreçlerini de geciktirmektedir. Şirket iflasları ve kapanmaları, yalnızca üretim ve finansman dengelerini değil, aynı zamanda istihdam yapısını ve toplumsal refah düzeyini de doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle konu, teknik bir ekonomik başlık olmanın ötesinde, sosyal bir dönüşüm meselesi olarak değerlendirilmelidir. İstihdam kaybı bu sürecin en görünür sonucudur. Şirket kapanmalarındaki artış, özellikle emek yoğun sektörlerde işsizlik baskısını artırmakta; geniş tanımlı işsizlik oranları üzerinde yukarı yönlü bir etki oluşturmaktadır. 2025 yılı projeksiyonları, bu baskının 2-3 puanlık ilave bir artış potansiyeli taşıdığını göstermektedir. Bu yalnızca istatistiksel bir değişim değil; hanehalkı gelirleri ve tüketim davranışları üzerinde zincirleme etkiler üreten bir dönüşümdür.

Uzmanlara göre gelir dağılımı açısından bakıldığında ise tablo daha kırılgandır. Kapanan her işletme, yalnızca bir üretim biriminin değil, aynı zamanda orta sınıfın ekonomik dayanıklılığının da zayıflaması anlamına gelmektedir. Özellikle sanayi kentlerinde yoğunlaşan toplu işten çıkarmalar, yerel ölçekte sosyal dengeyi bozmakta; gelir adaletsizliğini derinleştirmektedir. Bu durum, yerel yönetimler üzerinde sosyal yardım ve istihdam destekleri açısından ek bir mali baskı yaratmaktadır. Bu etki, gelir dağılımından istihdama, bölgesel dengelerden toplumsal refaha kadar geniş bir alanı yeniden şekillendirdiği görüşü hakimdir.

Bu bağlamda;

1. Göreve başlangıç tarihiniz olan 04.06.2023'ten bu yana Türkiye genelinde kapanan şirket sayısı kaçtır? Söz konusu işletmelerin kapanma gerekçelerine ilişkin tarafınızca bir saha araştırması yapılmış mıdır? Şayet yapıldıysa kapanmalarına yol açan kök sebepler nelerdir? Bu sebeplerin bertaraf edilmesine ilişkin bir yol haritası oluşturulmuş mudur?

2. Bir taraftan piyasa baskısı ve kapanma süreçleri devam ederken diğer taraftan iflas etmiş/edecek durumda olan sanayici ve esnaftan, vergi ve prim borçlarını nasıl tahsil etmeyi düşünüyorsunuz? Bu hususta bir erteleme, yapılandırma veya borç/faiz silme gibi bir çalışmanız var mıdır?

3. Küresel konjonktür ve ülkemizin ekonomik durumu dikkate alınarak özellikle küçük ve orta ölçekli esnafa yönelik elektrik, kira, vergi ve finansman maliyetlerinin işletmeler üzerindeki baskısını azaltma ve faaliyetlerinin sürdürülebilirliği bakımından somut ve doğrudan adımlar içeren bir paket program planlamakta

4. Ekonomimizin kırılgan yapısı ve üreticimizin yüksek maliyet endeksi göz önüne alınarak yerli üreticinin ithalat karşısında güçlendirilmesi ve korunmasına ilişkin orta ve uzun vadede ne tür tedbirler planlanmaktadır? Bu hususta bir çalışma var mıdır?

5. Küçük ve orta ölçekli esnafın finansmana erişimde yaşadığı sorunların çözümü için kamu bankaları aracılığıyla yeni kredi paketleri hazırlanması husussunda bir girişiminiz var mıdır? Bununla birlikte POS cihazı komisyonları ve banka kesintilerinin esnaf üzerindeki yükünü azaltmaya ilişkin bir düzenleme planlanmakta mıdır?

6. Küçük ve orta ölçekli esnafın talep ettiği sicil affına yönelik bir çalışma bulunmakta mıdır? Son yıllarda artan vergi denetimleri ve cezai uygulamaların küçük esnaf üzerindeki etkileri tarafınızca analiz edilmiş midir? Bu hususta elde edilen sonuçlar nedir?

7. Enerji maliyetleri başta olmak üzere küresel ve bölgesel savaşların Türkiye'nin üretim, ihracat ve tedarik zincirleri üzerindeki etkilerine ilişkin herhangi bir analiz yapılmış mıdır? Yapılan analizlerin sonuçlarına göre hangi somut adımlar atılmış veya atılması planlanmaktadır?

8. Sanayici ve girişimcilerin finansmana erişimde yaşadığı sorunlar nelerdir? Söz konusu sorunlara ilişkin tarafınıza ulaşan başvuru ve şikâyet var mıdır? Bu sorunların Çözümüne yönelik hangi adımlar atılmıştır/atılacaktır?

9. Enflasyonla mücadele politikalarının üretim bandı ve sanayi sektörü üzerindeki etkilerine ilişkin tarafınızca yapılmış herhangi bir araştırma var mıdır? politikaların üretim ve istihdam bakımında sonuçları ve etkileri nasıldır? Üretim bantlarının durma riskine karşı bir acil eylem planınız bulunmakta mıdır?

10. Tedarik zincirinde, istihdamda ve finansal sistemde oluşan gerilim sonucu sanayi üretiminde meydana gelen daralma/durmayla oluşacak kaybı önlemeye ilişkin kısa, orta ve uzun vadede hangi önlemler alınmakta/alınacaktır?

11. Konkordato ve iflaslara ilişkin son güncel veriler nedir? Özellikle tekstil, inşaat ve mobilya sektörlerinde yaşanan yüksek başvurunun gerekçelerine ilişkin bir araştırmanız bulunmakta mıdır? Söz konusu sebepleri bertaraf etmeye yönelik bir eylem planınız var mıdır?

Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

## Bakanlığın cevabı

İlgi yazınız ekinde alınan Tekirdağ Milletvekili Sayın Cem AVŞAR'a ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4 elefon: (312)415 12 09 Faks: (312)415 26 80

7/44907 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye

Sayın Cem AVŞAR, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

Ülkemizdeki girişimcilerin desteklenmesi ve girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesini teminen çeşitli destekler sağlanmaktadır. Bu kapsamda, finansmana erişimde sıkıntı yaşayan başlangıç veya büyüme aşamasındaki girişimlerin melek yatırımcılık aracılığıyla desteklenmesi amacıyla Bireysel Katılım Sermayesi (BKS) Sistemi 2013 yılında uygulamaya konulmuştur. Bu uygulama ile bireysel katılım yatırımcılarına, yatırım yaptıkları tutarın ilgisine göre yüzde 75'ini ya da yüzde 100'ünü gelir vergisi matrahından indirme imkânı sağlanmaktadır.

Girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi amacıyla sermaye şirketlerine ve/veya projelere finansman sağlayan üst fonlar ile girişim sermayesi fonlarına Bakanlık bütçesinden kaynak aktarımı yapılmaktadır.

Ayrıca, Bakanlığımız tarafından yürütülen Hazine destekli kefalet sistemi (Sistem) ile, KOl'lerimiz öncelikli olmak üzere finansmana erişim sorunu yaşayan işletmelere güncel ekonomik ihtiyaçlar doğrultusunda destek sağlanmaktadır.

Bu itibarla Sistem kapsamında, halihazırda 20 adet destek paketi yürürlükte olup, söz konusu destek paketleri kapsamında 142,6 milyar TL kefalet karşılığı 166 milyar TL kredi kullandırılmıştır. Halihazırda kullandırılabilecek 128,9 milyar TL kefalet karşılığı 155,3 milyar TL kredi imkânı bulunmaktadır.

Bakanlığımıza iletilen muhtelif talepler ve güncel ekonomik ihtiyaçlar sürekli olarak değerlendirilmekte olup, Sistem kapsamında yürürlüğe alınan destek paketleri özelinde gerekli güncellemeler yapılmakta ve gerekli olması halinde yeni destek paketleri hayata geçirilebilmektedir.

Bununla birlikte, 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi ve Kâr Payı Destekli Fon Kullandırılmasına Dair Kanun çerçevesinde, T. Halk Bankası A.Ş. (Banka) tarafından esnaf ve sanatkârların finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanmasını teminen 2002 yılından itibaren yürürlüğe giren kararlar çerçevesinde Hazine faiz destekli krediler kullandırılmaktadır. Banka aracılığıyla esnaf ve sanatkârlara

Devlet Mah. Dikinen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4 kullandırılan kredilere cari faiz oranları esas alınarak yüzde 50 indirim oranı uygulanmakta olup indirim nedeniyle oluşan fark Devlet bütçesinden karşılanmaktadır.

Bu kapsamda, Haziran sonu itibarıyla 98.677 esnaf ve sanatkâra toplam 74,8 milyar TL tutarında kredi kullandırılmış olup aynı yıl itibarıyla esnaf kredilerine ilişkin toplam kredi bakiyesi ise 299 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Böylece 2026 yılında Haziran sonu itibarıyla toplam yaklaşık 33,4 milyar TL'lik faiz desteği sağlanmış olup 2026 yılı sonunda bu desteğin 70 milyar TL'ye ulaşacağı öngörülmektedir. Sağlanan bu imkân kapsamında, yıllar içinde geniş bir kesime ulaşılmış olup esnaf ve sanatkârlar için finansmana erişim kolaylaştırılarak ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliği desteklenmiştir.

Öte yandan, vergi adaletinin güçlendirilmesi, sabit gelirli vatandaşlarımızın vergi yükünün azaltılması ve küçük ölçekli işletmeleri desteklemek amacıyla son dönemde çok önemli düzenlemeler yapılmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda düzenlenen esnaf muaflığı müessesesi kapsamında ticaret ve sanat erbabı belirlenen koşullarla gelir vergisinden muaftır. Son dönemde yapılan düzenlemeler ile basit usulde vergilendirilen esnafa gelir vergisi istisnası sağlanmış, esnaf muaflığının kapsamı genişletilmiş; evlerde imal ettikleri ürünleri, internet ve benzeri elektronik ortamlarda satanların, yıllık toplamı asgari ücretin yıllık brüt tutarını aşmamak kaydıyla, esnaf muaflığından faydalanmaları mümkün hale getirilmiştir.

Diğer taraftan, ayrı bir iş yeri açmaksızın ve sanayi tipi veya seri üretim yapabilen makine ve alet kullanmaksızın oturdukları evlerde imal ettikleri malları internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satanlar da belirlenen hasılat tutarını aşmamak kaydıyla esnaf muaflığı kapsamına alınmıştır. Böylece, esnaf muaflığı kapsamında bulunan kişilerin evlerde ürettiği ürünlerin satış ve pazarlanmasında kolaylık sağlanmıştır.

Bununla birlikte, gerek vergiden muaf esnaf gerekse kazançları basit usulde tespit edilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisna bulunmaktadır.

Bunun yanı sıra, 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile vatandaşlarımızın kamuya olan borçlarının teciline yönelik 6183 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinde yapılan değişikliklerle, azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmış, 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla teminatsız tecil tutarı 1 milyon TL'den 10 milyon TL'ye yükseltilerek mükelleflerimizin kamuya olan borçlarını ödemelerinde ilave kolaylıklar sağlanmıştır.

Bahse konu değişiklikler sonrasında, 33282 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Seri:B Sıra No:20 Tahsilat Genel Tebliği ile 6183 sayılı Kanun'un 48 inci maddesinde düzenlenen tecil ve taksitlendirme müessesesi kapsamında borçluların 31.08.2026 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapacakları müracaat üzerine, cari tecil faiz oranından daha düşük oranda faiz alınması

Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4 suretiyle vergi dairesine olan borçlarının taksitlendirilerek, taksitlerin Eylül/2026 ayında başlamak üzere aylık eşit taksitler halinde ödenmesi imkanı sağlanmasına yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Tebliğ ile;

• Vergi dairesince takip edilen ve vadesi 05.06.2026 tarihi ve öncesi olan tüm amme alacaklarının (özel tüketim vergisi ve geçici vergi hariç) 72 aya kadar taksitlendirilebilmesi,

• Cari faiz oranı olan yıllık yüzde 39 yerine yüzde 29 tecil faizi uygulanması,

• Mevcut taksitlendirmeleri ile taksitlendirme talepleri devam edenlerin bu düzenlemeden yararlanabilmeleri,

• Asıl borçlunun yanında borçtan şorumlu olanların da bu borçlar için düzenlemeden yararlanabilmesi,

• Motorlu taşıtlara ilişkin taksitlendirilmiş borçların, taksitlendirme ihlali olmadığı sürece, bu araçların muayenesinde borç olarak dikkate alınmaması, imkanı getirilmektedir.

Soru önergesinde bahsi geçen diğer hususlar, Ticaret Bakanlığı uhdesinde bulunmaktadır.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEK
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Cem Avşar (CHP, Tekirdağ). “2023 yılından bu yana kapanan şirketlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44907, 20 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44907-2023-yilindan-bu-yana-kapanan-sirketlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c558464d-ccbe-496a-9ec8-019e45524b4b

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
