# Zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen okula gitmeyen çocuklara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/44920
- **Veren:** Ahmet Baran Yazgan (CHP, Edirne)
- **Muhatap:** Millî Eğitim Bakanlığı (Yusuf Tekin)
- **Veriliş tarihi:** 20 Mayıs 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 58 gün sonra, 17 Temmuz 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e29708d7-682b-4598-8558-019e49a2faf0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44920-zorunlu-egitim-caginda-olmasina-ragmen-okula-gitmeyen-cocuklara-iliskin

> Ahmet Baran Yazgan (CHP), 20 Mayıs 2026 tarihinde 7/44920 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 58 gün sonra, 17 Temmuz 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf TEKİN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ve talep ederim.

Anayasamızın 42. maddesi, kimsenin eğitim ve öğrenim / hakkından yoksun bırakılamayacağını ve ilköğretimin kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunlu olduğunu hüküm altına almıştır. Ancak son yıllarda yayımlanan eğitim izleme raporları ve saha verileri, zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen çok sayıda çocuğun örgün eğitim sisteminin dışında kaldığını göstermektedir. Özellikle 6-14 yaş aralığındaki ilkokul çağındaki çocukların dahi okuldan kopması veya hiç başlamaması, bir neslin geleceğinin kararması anlamına gelmektedir. Derinleşen ekonomik kriz, çocuk işçiliği ve sosyal dışlanma gibi faktörler, eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldırırken, devletin "sosyal devlet" olma yükümlülüğünü de tartışmaya açmaktadır. 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 52. maddesi, çocukların okula devamlılığını konusunda aileleri, mülki idare amirlerini ve ilköğretim müfettişlerini sorumlu kılmaktadır.

Bu bağlamda;

1. 2025-2026 eğitim-öğretim yılı itibarıyla Türkiye genelinde zorunlu eğitim çağında olup örgün eğitime kayıtlı olmayan toplam çocuk sayısı kaçtır?

2. Zorunlu eğitim çağında olup okula gitmeyen çocuk sayısı kaçtır? Bu çocukların cinsiyetlerine ve illere göre dağılımı nedir?

3. Bakanlığınızın tespitlerine göre, çocukların okul dışı kalmasındaki temel gerekçeler nelerdir? Maddi imkansızlıklar, çocuk işçiliği ve mevsimlik tarım işçiliği nedeniyle okuldan kopan çocuklara dair elinizde bir veri seti mevcut mudur?

4. MERNİS kayıtları ile okul kayıtları karşılaştırıldığında, yaş grubuna göre okulda olması gerekirken sisteme hiç girmemiş çocukların tespiti için İçişleri Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürütülmekte midir?

5. Son 3 yılda, çocuğunu okula göndermediği tespit edilen kaç veliye idari yaptırım uygulanmıştır? Bu süreçte sosyal yardım mekanizmaları ile eğitim sistemi arasında bir entegrasyon sağlanmış mıdır?

6. Okuldan kopma riski taşıyan çocukların erken tespiti ve sisteme geri kazandırılması için Bakanlığınız tarafından yürütülen güncel proje ve uygulamalar nelerdir?

## Bakanlığın cevabı

c) 08.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1870964 sayılı yazınız. 7/45033 -45034 Gk 168

ç) 08.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1870974 sayılı yazınız.

d) 10.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1871834 sayılı yazınız. 7/45257 &k 170 Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazılarla iletilen Gaziantep Milletvekili Hasan ÖZTÜRKMEN'in 7/44705, Denizli Milletvekili Yasin ÖZTÜRK'ün 7/44832, Diyarbakır Milletvekili Mehmet KAMAÇ'ın 7/44834, Tunceli Milletvekili Ayten KORDU'nun 7/44836, Edirne Milletvekili Ahmet Baran YAZGAN'ın 7/44920, Ankara Milletvekili Yüksel ARSLAN'ın 7/44921, Muğla Milletvekili Selçuk ÖZDAĞ'In 7/44923, Aydın Milletvekili Ömer KARAKAŞ'ın 7/44924, Izmir Milletvekili İbrahim AKIN'ın 7/45031, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLIOGLU'nun 7/45033, Ankara Milletvekili Ahmet Eşref FAKIBABA'nın 7/45034 ile Uşak Milletvekili Ali KARAOBA'nın 7/45257 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

• ANYAT Strateji Geliştirme Başkanlığı

EDİRNE MİLLETVEKİLİ AHMET BARAN YAZGAN'IN 7/44920 NUMARALI YAZILI

Bakanlığımızca eğitim hakkına erişimin güçlendirilmesi, zorunlu eğitim çağındaki çocukların eğitim sistemi içinde kalmasının sağlanması, devamsızlık ve okul terk risklerinin azaltılması ile eğitim dışında kalma riski bulunan öğrencilerin yeniden eğitim süreçlerine dâhil edilmesi amacıyla koruyucu, önleyici ve veri temelli izleme mekanizmaları yürütülmektedir.

Türkiye'de okullaşma göstergeleri uzun dönemli olarak değerlendirildiğinde, 2002-2003 eğitim öğretim yılında ilköğretimde %90,98, ortaöğretimde %50,57 olan net okullaşma oranlarının 2023-2024 eğitim öğretim yılında ilköğretimde %95,65'e, ortaöğretimde %87,97'ye yükseldiği görülmektedir. 2024-2025 eğitim öğretim yılı itibarıyla ise net okullaşma oranı ilköğretimde 095,69, ilkokulda %95,43, ortaokulda %89,09 ve ortaöğretimde %83,25 olarak gerçekleşmiştir. Aynı yıl okul öncesi eğitimde net okullaşma oranı 5 yaşta %82,53, 4-5 yaşta %60,83 ve 3-5 yaşta %48,97'dir. Bu veriler, okullaşma oranlarının değerlendirilmesinde uzun dönemli artış eğilimi, yaş grubu etkileri, eğitim kademeleri arasındaki geçişler ve demografik değişimlerin birlikte dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.

Zorunlu eğitim çağındaki çocukların okullaşma durumuna ilişkin veriler, Resmî İstatistik Programı kapsamında üretilmekte ve Bakanlığımızın "Millî Eğitim Örgün Eğitim İstatistikleri" adlı yayınında kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Söz konusu yayımda Öğretim yılı ve eğitim seviyesine göre okullaşma oranı", "Öğretim yılı ve yaş gruplarına göre okullaşma oranı" ve "İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması 1. düzey ve eğitim seviyesine göre okullaşma oranı" başlıklı tablolarda eğitim seviyeleri ve yaş grupları itibarıyla okullaşma göstergelerine yer verilmektedir.

Bakanlığımızca kayıt, devam, devamsızlık ve okullaşma süreçleri; e-Okul, MEBBİS, MEB Data ve resmî istatistik üretim süreçleri kapsamında izlenmekte olup yaş grupları, eğitim kademeleri ve bölgesel göstergeler üzerinden değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu çerçevede zorunlu eğitim çağındaki çocukların örgün eğitime erişimi, okula devamı, devamsızlık riski ve eğitimden kopma ihtimali ilgili veri sistemleri ve okul düzeyindeki izleme mekanizmaları aracılığıyla takip edilmektedir.

Zorunlu eğitim çağındaki çocukların okul kayıtları ile nüfus kayıtlarına dayalı değerlendirme süreçlerinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla mevzuat çerçevesinde koordinasyon sağlanmakta; öğrencilerin eğitim sistemi dışında kalma riskinin azaltılması amacıyla kayıt, devam ve devamsızlık süreçleri okul, ilçe, il ve Bakanlık düzeyinde izlenmektedir. Bu kapsamda okulda olması gereken yaş grubundaki çocukların eğitim süreçlerinin takibi, Bakanlığımız veri sistemleri ile ilgili kurumların görev alanları çerçevesinde yürütülen iş birliği mekanizmaları üzerinden değerlendirilmektedir.

Çocukların okul dışı kalmasına veya eğitimden kopma riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açabilecek etkenler çok boyutlu olup yalnızca eğitim hizmetleriyle sınırlı değildir. Sosyoekonomik koşullar, ailevi nedenler, mevsimlik hareketlilik, çalışma hayatına yönelme, akademik güçlükler, devamsızlık alışkanlığı, okul aidiyetinin zayıflaması, psikososyal riskler, bakım ihtiyacı, erken yaşta evlilik, istismar ve benzeri durumlar eğitimden kopma riskini etkileyebilen başlıca alanlar arasında değerlendirilmektedir. Bu nedenle Bakanlığımızca okul terk riski yalnızca devamsızlık verisiyle değil, öğrencinin eğitim sürecine etki eden farklı risk göstergeleri birlikte dikkate alınarak ele alınmaktadır.

Soru önergesinde yer alan maddi imkânsızlıklar, çocuk işçiliği ve mevsimlik tarım işçiliği gibi hususlar, Bakanlığımızın görev alanının yanı sıra farklı kamu kurum ve kuruluşlarının görev, yetki ve veri alanlarıyla da ilişkili çok boyutlu konulardır. Bakanlığımızca bu tür risklerin öğrencilerin eğitime devamını etkilemesini önlemek amacıyla rehberlik ve yönlendirme faaliyetleri yürütülmekte; okulun imkânlarını veya Bakanlığımızın doğrudan görev alanını aşan durumlarda ilgili kurumlarla koordinasyon sağlanmasına yönelik mekanizmalar işletilmektedir.

Öğrencilerin eğitim sistemine dâhil edilmesi ve sistem içinde kalmasının sağlanmasına yönelik olarak okul yönetimleri, rehberlik servisleri, sınıf rehber öğretmenleri ve önleme, müdahale ve yönlendirme komisyonları tarafından devamsızlık ve okul terk riski düzenli olarak takip edilmektedir. Devamsızlık nedeniyle sınıf tekrarı veya eğitimden kopma riski bulunan öğrenciler için rehberlik, aile görüşmeleri, yönlendirme, akademik destek ve sosyal destek süreçleri yürütülmekte; öğrencinin okula devamını engelleyen nedenlerin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

Son üç yılda çocuğunu okula göndermediği tespit edilen velilere uygulanan idari yaptırımlara ilişkin süreçler, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca mahallinde yürütülmektedir. Bakanlığımızın temel yaklaşımı, yaptırım sürecinden önce öğrencinin okula devamını engelleyen nedenlerin tespit edilmesi, aileyle iletişim kurulması, rehberlik ve yönlendirme faaliyetlerinin işletilmesi ve gerekli hâllerde sosyal destek mekanizmalarına erişimin sağlanmasıdır. Bu kapsamda eğitim sistemi ile sosyal destek mekanizmaları arasında iş birliği ve koordinasyonu güçlendiren uygulamalara önem verilmektedir.

Okuldan kopma riski taşıyan çocukların erken tespiti ve sisteme geri kazandırılması amacıyla Bakanlığımızca Aile ve Soşyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğinde Eğitime Katılım ve Devamsızlığı İzleme Programı (EKİP) yürütülmektedir. Program; öğrencilerin devamsızlık, eğitimden kopma ve okul terkine yol açabilecek risk faktörlerinin erken dönemde tespit edilmesini, risklerin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesini ve gerekli destek süreçlerinin zamanında işletilmesini amaçlamaktadır.

EKİP kapsamında belirlenen pilot okullarda görev yapan Önleme, Müdahale ve Yönlendirme komisyonları için uygulama modülleri hazırlanmıştır. Bu modüller aracılığıyla okul düzeyinde görev yapan personelin öğrencilerin okul terk riskiyle karşılaştıkları durumları tanıması, uygun müdahale yöntemlerini geliştirmesi ve öğrencileri ihtiyaç duyulan destek Programın önemli bileşenlerinden biri olan makine öğrenmesi tabanlı erken uyarı sistemi ile öğrencilerin eğitim süreçleri çeşitli göstergeler üzerinden izlenmekte; okul terk riski oluşmadan önce ilgili birimlerin bilgilendirilmesi ve gerekli önleyici tedbirlerin alınması amaçlanmaktadır. Bu yönüyle sistem, öğrencilerin eğitim süreçlerinin daha yakından takip edilmesini, okul temelli müdahalelerin güçlendirilmesini ve eğitimden kopuşun önlenmesini destekleyen veri temelli bir araç olarak tasarlanmıştır.

Ayrıca EKİP kapsamında okulun imkânlarını veya Bakanlığımızın doğrudan görev alanını aşan durumlarda ilgili kurumlarla koordinasyon mekanizmaları oluşturulmuştur. Bu çerçevede çocuk işçiliği, istismar, erken yaşta evlilik, bakım ihtiyacı ve benzeri risk alanlarında ilgili kamu kurumlarına yönlendirme süreçleri tanımlanmış; öğrencilerin sosyal destek ve koruma hizmetlerine erişiminin güçlendirilmesine yönelik iş birliği modeli geliştirilmiştir. kamuoyunda 4+4+4 sistemi olarak bilinen ve 6287 sayılı Kanun'la uygulamaya konulan düzenleme sonrasında 2012-2013 eğitim öğretim yılında ilkokula 72 aydan daha erken başlayan 2007 doğumlu öğrencilerin bir bölümünün ortaöğretimden teorik yaş grubuna göre bir yıl önce mezun olmasıyla ilişkilidir. Bu öğrenciler 2024-2025 eğitim öğretim yılında ortaöğretimde yer

almamakla birlikte, 17 yaşında olmaları nedeniyle net okullaşma oranının uluslararası tanımı gereği ortaöğretim teorik çağ nüfusu olan 14-17 yaş grubu içerisinde sayılmıştır. Bu nedenle 14, 15 ve 16 yaş gruplarında okullaşma oranları büyük ölçüde benzer düzeyde kalmasına rağmen, 17 yaş grubundaki teknik etkiden dolayı ortaöğretim okullaşma oranında azalma görünümü ortaya çıkmıştır. Bu husus dikkate alındığında ortaöğretimde okullaşmanın önceki yıllarla benzer düzeyde seyrettiği değerlendirilmektedir.

Bakanlığımızca eğitim hakkının korunması değerlendirilmekte olup öğrencilerin eğitimden kopmasını önlemeye yönelik erken tespit, rehberlik, yönlendirme, kurumlar arası koordinasyon ve veri temelli izleme uygulamaları güçlendirilmeye devam edilmektedir. Pilot uygulamalardan elde edilecek sonuçlar doğrultusunda ıyı uygulamaların yaygınlaştırılması ve ögrencilerin eğitime katılımının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülecektir.

Yusuf TEKİN
Milli Eğwim Bakanı

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Baran Yazgan (CHP, Edirne). “Zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen okula gitmeyen çocuklara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44920, 20 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44920-zorunlu-egitim-caginda-olmasina-ragmen-okula-gitmeyen-cocuklara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e29708d7-682b-4598-8558-019e49a2faf0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
