# Munzur Vadisi Milli Parkı içerisinde yürütülen yol genişletme çalışmalarının çevresel etkilerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/45397
- **Veren:** Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli)
- **Muhatap:** Tarım ve Orman Bakanlığı (İbrahim Yumaklı)
- **Veriliş tarihi:** 4 Haziran 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 84 gün sonra, 27 Ağustos 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b24f208d-de89-4f1b-b21f-019e9796f987
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45397-munzur-vadisi-milli-parki-icerisinde-yurutulen-yol-genisletme-calismalarinin-cevresel-etki

> Ayten Kordu (DEM Parti), 4 Haziran 2026 tarihinde 7/45397 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 84 gün sonra, 27 Ağustos 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasa'nın 98'nci ve İçtüzüğün 99'ncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlandırılmasını arz ederim.

1971 yılında "Milli Park" ilan edilen Munzur Vadisi Milli Parkı, 2 bin 500'ü aşkın endemik bitki türü, uluslararası BERN Sözleşmesi kapsamında koruma altında bulunan yaban hayatı, zengin sucul ekosistemi, orman varhğı ve birinci derece doğal sit alanı niteliğiyle yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın en hassas doğal miras alanlarından biridir. Munzur Havzası; vaşak, boz ayı, dağ keçisi ve çok sayıda koruma altındaki canlı türü açısından kritik yaşam alanı niteliği taşımaktadır. Bunun yanı sıra bölge, yalnızca ekolojik bir alan değil; aynı zamanda bölge halkının tarihsel hafızası, kültürel kimliği, inançsal değerleri ve ortak yaşam kültürü bakımından da yaşamsal önemdedir.

Ancak son dönemde Dersim-Ovacık İl yolunun 32. kilometresinde yürütülen yol genişletme çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen müdahaleler, kamuoyunda ciddi endişelere yol açmıştır. Yol çalışmaları sırasında yoğun patlatmalar gerçekleştirildiği, tonlarca dinamit kullanıldığı, ortaya çıkan hafriyatın ise nehir yatağına, ağaçlık alanlara ve doğal yaşam alanlarına gelişigüzel biçimde döküldüğü yönündeki görüntüler ve tespitler, milli parkın korunma statüsüyle açık biçimde çelişen bir tablo ortaya koymaktadır. Patlatmaların yarattığı sarsıntıların bölgenin jeolojik yapısını etkileyebileceği, yaban hayatının üreme ve göç alanlarını tahrip ettiği, hafriyat dökümleri nedeniyle Munzur Nehri yatağının daraltıldığı ve bunun taşkın riskini büyüttüğü ifade edilmektedir. Ayrıca sucul yaşamın, özellikle endemik balık türlerinin bu müdahaleler nedeniyle ciddi tehdit altında olduğu belirtilmektedir.

2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun 14. maddesi; Tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz, yaban hayatı tahrip edilemez; bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak, su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz" hükmünü açık şekilde düzenlemektedir. Buna rağmen milli park sınırları içerisinde gerçekleştirilen bu müdahalelerin hangi hukuki ve bilimsel gerekçelerle yapıldığı konusunda kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılmamıştır.

Öte yandan Mart 2026'da kabul edilen 7576 sayılı Kanun ile Milli Parklar Kanunu'nda yapılan değişiklikler de ciddi tartışmalara yol açmıştır. Söz konusu düzenleme ile milli park ve tabiat parklarında "kamu yararı ve zaruret" gerekçesiyle ulaşım, enerji, haberleşme, altyapı ve çeşitli tesislerin yapılabilmesine yönelik izin süreçleri genişletilmiş; ayrıca bazı durumlarda uzun devreli gelişme planı şartının dahi aranmayabileceği düzenlenmiştir. Bu değişiklikler, korunan alanların asli koruma niteliğinin zayıflatılacağı, "kamu yararı" kavramının geniş yorumlanarak doğal alanlarda yoğun müdahalelerin önünün açılacağı yönündeki kaygıları artırmıştır. Özellikle Munzur Vadisi gibi ulusal ve uluslararası düzeyde korunması gereken bir ekosistemde gerçekleştirilen yol genişletme çalışmaları, söz konusu yasa değişikliklerinin doğrudan uygulama alanı haline gelip gelmediği sorusunu gündeme taşımıştır.

Bu bağlamda;

1. Munzur Vadisi Milli Parkı içerisinde yürütülen yol genişletme çalışmalarına Bakanlığınız ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından hangi tarihte ve hangi hukuki gerekçelerle izin verilmiştir? Bu izin verilirken 2873 sayılı Kanun'un mülga ve yürürlükteki maddeleri nasıl gözetilmiştir?

2. Söz konusu çalışmalar başlamadan önce bölgenin flora, fauna, sucul yaşam, endemik türler, yaban hayatı göç yolları ve jeolojik yapısı üzerindeki etkilerine ilişkin bağımsız bilimsel analiz veya ekolojik etki değerlendirme raporu hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa bu raporların sonuçları nelerdir ve kamuoyuyla neden paylaşılmamıştır?

3. Munzur Nehri yatağına ve çevresindeki doğal alanlara hafriyat döküldüğü, asırlık ağaçların köklerinin molozlarla boğulduğu yönündeki iddialar Bakanlığınız ve taşra teşkilatınız tarafından yerinde incelenmiş midir? İnceleme yapıldıysa tespit edilen ekolojik ihlaller nelerdir ve yüklenici firma hakkında hangi idari/cezai yaptırımlar uygulanmıştır?

4. Yol çalışmaları sırasında kullanılan yoğun dinamit ve patlatma yöntemlerinin, vadi tabanındaki sarsıntıların ve ses eşiklerinin yaban hayatı üzerindeki yıkıcı etkilerine ilişkin üniversitelerden, uzman kuruluşlardan veya bilim insanlarından görüş alınmış mıdır? Alınmadıysa, koruma altındaki türlerin üreme ve barınma alanlarının dinamitlerle bombalanmasının yasal sorumluluğu kimdedir?

5. Mart 2026'da yürürlüğe giren 7576 sayılı Kanun ile Milli Parklar Kanunu'nda yapılan değişiklikler kapsamında, Munzur Vadisi'nde yürütülen bu çalışmalar "kamu yararı" veya "zaruret" gerekçesiyle mi değerlendirilmiştir? Eğer öyleyse, doğayı yok eden bu projedeki "kamu yararı" kavramının kapsamı ve sınırları Bakanlığınızca nasıl tanımlanmıştır?

6. 7576 sayılı Kanun ile getirilen 'Uzun Devreli Gelişme Planı (UDGP) şartı aranmaksızın altyapı ve tesis yapılabilmesi" esnekliği, Munzur Vadisi'ndeki bu yol ve bağlantılı altyapı projelerinde kullanılmış mıdır?

7. Dünyadaki ve çağdaş mühendislikteki benzer milli park uygulamalarında; doğayı parçalamayan çelik ağ sistemleri, viyadükler, tüneller veya yaban hayatı geçiş bariyerleri gibi koruma öncelikli alternatif çözümler mevcutken, Munzur Vadisi'nde ekosistemi kökten dinamitleyen bu en ilkel yöntemin seçilmesinin gerekçesi nedir? Yatırım maliyetini düşürmek, Munzur'un ekolojik değerinden daha mı önemlidir?

8. Geçtiğimiz günlerde Munzur Gözeleri'nin yeniden "1. Derece Doğal Sit Alanı" olarak kabul edilmesi kararından yola çıkarak; havza bazında bir bütünlük taşıyan Munzur Vadisi Milli Parkı'nın tamamının, inşaat faaliyetlerinden ve insan/araç baskısından mutlak surette korunması amacıyla statüsünün "Kesin Korunacak Hassas Alan" olarak değiştirilmesine yönelik Bakanlığınızın yasal bir gündemi veya çalışması var mıdır?

## Bakanlığın cevabı

Bakanlığımızca 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'na, 2872 sayılı Çevre Kanunu'na, 04.04.2014 tarihli ve 28962 sayılı Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'ne uyulması, yeni bir ulaşım yolu açılmadan, çıkan hafriyatın ve posasının Munzur Çayına dökülmeden alandan kaldırılması, yol çalışmasında oluşacak şevlerden herhangi bir taş-kaya parçalarının kaymaması için gerekli önlemlerin alınması şartıyla mevcut kara yolunun can ve mal güvenliği açısından tehlike arz eden kısmının genişletilmesine izin verilmiştir.

2873 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi kapsamında, Karayolları Genel Müdürlüğünce (KGM) yürütülecek yol genişletme projelerinde kamu yararı ve zorunluluk gerekçesi ortaya konulması şartıyla trafik güvenliği, yol standardının yükseltilmesi, can ve mal güvenliğinin sağlanması gibi gerekçeler korunan alanın onaylı plan kararlarına uygun olması, doğal kaynak değerlerine asgari müdahale edilmesi ve Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğümüzce belirlenecek tedbirlere uyulması kaydıyla uygun görülmesi esasıyla izin verilmektedir. Alanın flora, fauna, sucul yaşam, endemik türler ve yaban hayatı göç yollarına ilişkin bilgiler Munzur Vadisi Milli Parkı analitik etüt ve sentez raporu kapsamında düzenlenmiştir. Bahse konu rapor hazırlandıktan sonra ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılmıştır. Bakanlığımıza bağlı Tunceli DKMP Müdürlüğünce yerinde inceleme yapılmış, ekolojik dengeyi bozacak herhangi bir faaliyet tespit edilmemiştir.

Yol genişletme çalışmaları sırasında yapılan her türlü iş ve işlem KGM tarafından yapılmaktadır. Yaban hayatı üzerinde herhangi bir olumsuz etki gözlemlenmemiştir. Milli Park sahası içi ulaşım Tunceli-Ovacık bağlantısını sağlayan karayolu ve köy yerleşimlerine bağlantı sağlayan stabilize yollar, mevsimlik yollar ve patikalar ile sağlanmaktadır. Mevcut yolların haricinde Uzun Devreli Gelişme Planı (UDGP) ile birlikte önerilen yeni yapı ve tesislere (günübirlik kullanım alanı, idare ve ziyaretçi merkezi, kır evleri kamp alanı, çadırlı kamp alanları, karavan kamp alanı, manzara seyir noktası, su sporları merkezi) ulaşım amaçlı yeni araç yolları açılabilir.

Milli Park içerisinde tur güzergâhı olarak belirlenen ve ulaşımı sağlayan mevcut ve öneri yollarda DKMP' den gerekli izinler alınmak kaydıyla genişletme, bakım, onarım ve iyileştirme yapılabilir.

Olaşımı sağlayan araç yollarında asfalt, beton malzeme ile diğer yollarda ise doğal malzeme ile kaplama yapılabilir hükmü bulunmaktadır. Söz konusu çalışmalar Tunceli-Ovacık karayolu üzerinde oluşabilecek kazaları önlemek ve görüş mesafesinin sağlanması amacıyla UDGP kapsamında DKMP'nin bilgisi ve KGM tarafından yapılmaktadır.

7576 sayılı Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 2873 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik kapsamında, belirli nitelikteki bazı altyapı yatırımları için Kanunda öngörülen şartların birlikte gerçekleşmesi halinde UDGP veya Gelişme Planı şartının aranmamasına yönelik istisnai düzenlemeler getirilmiştir. Ancak söz konusu düzenleme, korunan alanlarda gerçekleştirilecek tüm altyapı veya ulaşım yatırımları bakımından UDGP şartını ortadan kaldıran genel bir hüküm niteliğinde değildir.

Söz konusu çalışma 7576 sayılı Kanun ile getirilen istisnalar kapsamında değil 2873 sayılı Kanun ve Munzur Vadisi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı kapsamında yapılmıştır.

Munzur Vadisi Milli Parkı 42.674 hektar olup ülkemizin mevzuat hükümleri kapsamında korunan ve koruma kullanma dengesiyle yönetilen alanlardan biridir.

Yapılan tüm çalışmalar bu hususlara dikkat edilerek planlanmış ve yapılmaktadır. Söz konusu çalışmalar ilgili kurumların mevzuat ve tekniklerine göre yürütülmektedir. Çalışmalar yapılırken alanın en kısa sürede güvenli ve uygun şekilde kullanıma açılması planlanmaktadır. Munzur Çayı ve Pülümür Çayı Erzurum Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 19.01.2023 tarihli ve 555 sayılı Kararı ile 6.850,87 hektarlık alanı Kesin Korunacak Hassas Alan, 1.594,35 hektarlık alanı Nitelikli Doğal Koruma Alanı ve 197 hektarlık alanı Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak belirlenmiştir. Ayrıca 9507 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Munzur ve Pülümür Vadilerinin kesin korunacak hassas alana dahil edilmesine karar verilmiş olup 04.02.2025 tarihli ve 32803 sayılı Resmî Gazete' de yayımlanmıştır.

19.04.2024 tarihli Munzur Vadisi Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Planı kapsamında biyolojik çeşitliliğin yoğun olduğu, yaban hayatının barınma ve beslenmesinin bulunduğu, yaşlı meşe ormanlarının olduğu, Munzur Vadisi Milli Parkının toplam 2.214 hektarlık alan Mutlak Koruma Bölgesi olarak planlanmış, yine insan/araç baskısından korumak amacıyla 19.979 hektarlık alan Hassas Koruma Bölgesi olarak planlanmıştır.

İbrahim YUMAKLI
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli). “Munzur Vadisi Milli Parkı içerisinde yürütülen yol genişletme çalışmalarının çevresel etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45397, 4 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45397-munzur-vadisi-milli-parki-icerisinde-yurutulen-yol-genisletme-calismalarinin-cevresel-etki (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b24f208d-de89-4f1b-b21f-019e9796f987

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
