# Hakkari'nin Derecik ilçesine bağlı bir köyde gerçekleştirilen ağaç kesimlerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/45524
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Cumhurbaşkanı Yardımcılığı (Cevdet Yılmaz)
- **Veriliş tarihi:** 4 Haziran 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 29 gün sonra, 3 Temmuz 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fde0f6c8-aec8-45f2-a0f8-019e97c89fb0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45524-hakkari-nin-derecik-ilcesine-bagli-bir-koyde-gerceklestirilen-agac-kesimlerine-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 4 Haziran 2026 tarihinde 7/45524 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 29 gün sonra, 3 Temmuz 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Hakkari'nin (Colemerg) güneydoğusunda bulunan Rûbarok (Derecik) ilçesi; yüksek dağları, meşe ormanları, zengin bitki örtüsü, vadileri, su kaynakları ve yaban yaşam alanlarıyla bölgenin en önemli doğal yaşam havzalarından biridir. Ancak son yıllarda bölgede yoğunlaşan madencilik faaliyetleri, taş ocakları, enerji projeleri, güvenlik gerekçesiyle yürütülen uygulamalar ve doğal alanlara yönelik müdahaleler nedeniyle bu eşsiz ekosistem ciddi bir tehdit altındadır.

Son olarak Derecik ilçesine bağlı Xoşnav köyü kırsalında madencilik faaliyetleri gerekçe gösterilerek geniş bir alanda ağaç kesimi başlatıldığı yönünde kamuoyuna yansıyan bilgi ve görüntüler ciddi kaygılara yol açmıştır. Edinilen bilgilere göre kesim faaliyetleri korucular eliyle yürütülmekte, özellikle bölgenin ekolojik dengesinin temel unsurlarından olan asırlık meşe ağaçları hedef alınmaktadır. Bölgeden paylaşılan görüntülerde yüzlerce ağacın kesildiği, geniş bir ormanlık alanın tahrip edildiği ve doğal yaşam alanlarının zarar gördüğü görülmektedir. Kamuoyuna yansıyan iddialara göre kesilen ağaçlar toplanarak askeri üs bölgelerine taşınmaktadır. Bu iddialar hakkında ilgili kurumlar tarafından bugüne kadar kapsamlı ve tatmin edici bir açıklama yapılmamış olması kamuoyundaki kaygıları daha da artırmaktadır. Xoşnav kırsalında yaşananlar münferit bir olay değildir. Son yıllarda Hakkâri başta olmak üzere Şırnak'ta Besta, Cudi ve Gabar bölgelerinde, Van'ın Çatak ve Bahçesaray ilçelerinde, Tunceli'de Munzur Havzası çevresinde, Diyarbakır'ın Kulp ve Lice ilçelerinde benzer biçimde orman alanlarının, meraların ve doğal yaşam alanlarının çeşitli gerekçelerle tahrip edildiğine ilişkin çok sayıda iddia ve tespit kamuoyuna yansımıştır. Orman ekosistemlerinin yok edilmesi yalnızca ağaçların kesilmesi anlamına gelmemektedir. Bu durum aynı zamanda toprağın su tutma kapasitesinin azalmasına, erozyonun artmasına, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının zarar görmesine, karbon yutak alanlarının ortadan kalkmasına ve biyolojik çeşitliliğin geri dönülmez biçimde tahrip edilmesine neden olmaktadır. Özellikle meşe ormanları; bölgedeki mera sistemlerinin devamlılığı, hayvancılık faaliyetleri, arıcılık, iklim dengesi ve yaban yaşamı açısından yaşamsal önemdedir. Doğaya yönelik bu müdahaleler yalnızca çevresel sonuçlar doğurmamakta; aynı zamanda bölge halkının geçim kaynaklarını da doğrudan etkilemektedir. Meraların daralması, su kaynaklarının zarar görmesi ve ormanlık alanların yok edilmesi tarım ve hayvancılığı geriletmekte, kırsal nüfusun üretimden kopmasına ve zorunlu göçe maruz kalmasına neden olmaktadır. Böylece ekolojik yıkım ile yoksullaşma, işsizlik ve nüfus kaybı arasında doğrudan bir ilişki ortaya çıkmaktadır.

Son yirmi dört yılda uygulanan madencilik, enerji ve rant odaklı politikalar sonucunda ülkenin birçok bölgesinde olduğu gibi Kürlerin çoğunlukta olduğu bölge kentlerinde de doğal varlıklar yoğun bir sömürü baskısı altına alınmıştır. Yaşam alanlarının korunması yerine doğal kaynakların ekonomik kazanç uğruna tüketilmesini esas alan anlayış, bugün Hakkâri'den Şırnak'a, Van'dan Tunceli'ye kadar geniş bir coğrafyada ekolojik krizi derinleştirmiştir. Bu nedenle Hakkâri'nin Derecik ilçesine bağlı Xoşnav köyü kırsalında yürütülen ağaç kesimlerinin ve bu faaliyetlerin madencilik projeleriyle ilişkilerinin açıklığa kavuşturulması; başta Hakkâri olmak üzere Şırnak, Van, Diyarbakır ve Tunceli'de giderek derinleşen ekolojik yıkımın, doğa talanının, tarım ve hayvancılığı tasfiye eden uygulamaların araştırılması ve yaşam alanlarını hedef alan bu politikaların durdurulması amacıyla ilgili bakanlıkların gerekli girişimlerde bulunması önem arz etmektedir.

Bu bağlamda;

1. Bölge kentlerinde sistematik hale gelen orman kesimleri ve ekolojik yıkım, hükümetin genel bir bölge politikasının parçası mıdır?

2. Ekolojik kriz ile bölgenin insansızlaştırılması ve yoksullaştırılması arasındaki doğrudan ilişkiye dair Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bir analiz yapılmış mıdır?

3. Kamuoyunda büyük infiale yol açan görüntülere rağmen, bölgedeki doğa talanını durdurmaya yönelik neden merkezi bir müdahalede bulunulmamaktadır?

4. "Güvenlik-Enerji-Maden" kıskacına alınan yaşam alanlarının korunması için anayasal sorumluluklar neden ihmal edilmektedir?

5. Derecik ve bölge kentlerinde yürütülen madencilik ile enerji projeleri nedeniyle meralarından ve tarım alanlarından mahrum kalarak metropollere göç etmek zorunda kalan yerel nüfusun sosyo-ekonomik kayıplarının önlenmesi ve yerinde istihdamının sağlanması amacıyla yürütülen bir çalışma bulunmakta mıdır?

6. Farklı bakanlıkların (İçişleri, Tarım, Enerji) yetki alanına giren ancak eş zamanlı yürütülen bu yıkım faaliyetlerinin koordinasyonu hangi makam tarafından sağlanmaktadır?

7. Yerel yönetimlerin ve sivil toplumun ekolojik koruma süreçlerinden dışlanmasının temel siyasi gerekçesi nedir?

8. Bölge kentlerindeki doğal varlıkların korunması için ayrılan kamu bütçesi ile bu alanlardan elde edilen maden/kereste geliri arasındaki oran nedir?

9. Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölge kentlerinde ekolojik yıkımı durdurmaya yönelik "acil eylem planı" ilan etmeyi düşünüyor musunuz?

10. Derecik ve bölge kentlerinde madencilik faaliyetlerine karşı yaşam alanlarını ve doğayı savunan halk ile ekoloji aktivistlerinin karşılaştığı yasal/idari engellemeler ile bu hak arama süreçlerinin güvenlik gerekçesiyle kısıtlanmasının ortadan kaldırılması amacıyla Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurumlar arası koordinasyonu sağlamaya yönelik yürütülen bir çalışma bulunmakta mıdır?

## Bakanlığın cevabı

Anayasanın 98 inci maddesi uyarınca Başkanlığınızca tarafıma gönderilen yazılı soru önergelerinden, Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı ile Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kurum ve Kuruluşların görev alanına giren konulara ilişkin önergeler cevaplandırılmaktadır.

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, Ilgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca bakanlıkların görev ve yetki alanına giren önergeler bakanlıklar tarafından cevaplandırılmaktadır.

Bu itibarla, Hakkari Milletvekili Sayın Öznur BARTİN tarafından verilen 7/45524 esas numaralı yazılı soru önergesinde bahsi geçen hususlar başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere diğer bakanlıkların görev ve yetki alanına girmektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Cevdet YILMAZ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'nin Derecik ilçesine bağlı bir köyde gerçekleştirilen ağaç kesimlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45524, 4 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45524-hakkari-nin-derecik-ilcesine-bagli-bir-koyde-gerceklestirilen-agac-kesimlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fde0f6c8-aec8-45f2-a0f8-019e97c89fb0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
