# Hakkari'nin Derecik ilçesine bağlı bir köyde gerçekleştirilen ağaç kesimlerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/45566
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Mustafa Çiftçi)
- **Veriliş tarihi:** 4 Haziran 2026
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 106 gün sonra, 18 Eylül 2026)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c062b002-2b5b-4ba9-bf64-019e97c62368
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45566-hakkari-nin-derecik-ilcesine-bagli-bir-koyde-gerceklestirilen-agac-kesimlerine-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 4 Haziran 2026 tarihinde 7/45566 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 106 gün sonra, 18 Eylül 2026).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Hakkari'nin (Colemerg) güneydoğusunda bulunan Rûbarok (Derecik) ilçesi; yüksek dağları, meşe ormanları, zengin bitki örtüsü, vadileri, su kaynakları ve yaban yaşam alanlarıyla bölgenin en önemli doğal yaşam havzalarından biridir. Ancak son yıllarda bölgede yoğunlaşan madencilik faaliyetleri, taş ocakları, enerji projeleri, güvenlik gerekçesiyle yürütülen uygulamalar ve doğal alanlara yönelik müdahaleler nedeniyle bu eşsiz ekosistem ciddi bir tehdit altındadır.

Son olarak Derecik ilçesine bağlı Xoşnav köyü kırsalında madencilik faaliyetleri gerekçe gösterilerek geniş bir alanda ağaç kesimi başlatıldığı yönünde kamuoyuna yansıyan bilgi ve görüntüler ciddi kaygılara yol açmıştır. Edinilen bilgilere göre kesim faaliyetleri korucular eliyle yürütülmekte, özellikle bölgenin ekolojik dengesinin temel unsurlarından olan asırlık meşe ağaçları hedet alınmaktadır. Bölgeden paylaşılan görüntülerde yüzlerce ağacın kesildiği, geniş bir ormanlık alanın tahrip edildiği ve doğal yaşam alanlarının zarar gördüğü görülmektedir. Kamuoyuna yansıyan iddialara göre kesilen ağaçlar toplanarak askeri üs bölgelerine taşınmaktadır. Bu iddialar hakkında ilgili kurumlar tarafından bugüne kadar kapsamlı ve tatmin edici bir açıklama yapılmamış olması kamuoyundaki kaygıları daha da artırmaktadır. Xoşnav kırsalında yaşananlar münferit bir olay değildir. Son yıllarda Hakkâri başta olmak üzere Şırnak'ta Besta, Cudi ve Gabar bölgelerinde, Van'ın Çatak ve Bahçesaray ilçelerinde, Tunceli'de Munzur Havzası çevresinde, Diyarbakır'ın Kulp ve Lice ilçelerinde benzer biçimde orman alanlarının, meraların ve doğal yaşam alanlarının çeşitli gerekçelerle tahrip edildiğine ilişkin çok sayıda iddia ve tespit kamuoyuna yansımıştır. Orman ekosistemlerinin yok edilmesi yalnızca ağaçların kesilmesi anlamına gelmemektedir. Bu durum aynı zamanda toprağın su tutma kapasitesinin azalmasına, erozyonun artmasına, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının zarar görmesine, karbon yutak alanlarının ortadan kalkmasına ve biyolojik çeşitliliğin geri dönülmez biçimde tahrip edilmesine neden olmaktadır. Özellikle meşe ormanları; bölgedeki mera sistemlerinin devamlılığı, hayvancılık faaliyetleri, arıcılık, iklim dengesi ve yaban yaşamı açısından yaşamsal önemdedir. Doğaya yönelik bu müdahaleler yalnızca çevresel sonuçlar doğurmamakta; aynı zamanda bölge halkının geçim kaynaklarını da doğrudan etkilemektedir. Meraların daralması, su kaynaklarının zarar görmesi ve ormanlık alanların yok edilmesi tarım ve hayvancılığı geriletmekte, kırsal nüfusun üretimden kopmasına ve zorunlu göçe maruz kalmasına neden olmaktadır. Böylece ekolojik yıkım ile yoksullaşma, işsizlik ve nüfus kaybı arasında doğrudan bir ilişki ortaya çıkmaktadır.

Son yirmi dört yılda uygulanan madencilik, enerji ve rant odaklı politikalar sonucunda ülkenin birçok bölgesinde olduğu gibi Kürlerin çoğunlukta olduğu bölge kentlerinde de doğal varlıklar yoğun bir sömürü baskısı altına alınmıştır. Yaşam alanlarının korunması yerine doğal kaynakların ekonomik kazanç uğruna tüketilmesini esas alan anlayış, bugün Hakkâri'den Şırnak'a, Van'dan Tunceli'ye kadar geniş bir coğrafyada ekolojik krizi derinleştirmiştir. Bu nedenle Hakkâri'nin Derecik ilçesine bağlı Xoşnav köyü kırsalında yürütülen ağaç kesimlerinin ve bu faaliyetlerin madencilik projeleriyle ilişkilerinin açıklığa kavuşturulması; başta Hakkâri olmak üzere Şırnak, Van, Diyarbakır ve Tunceli'de giderek derinleşen ekolojik yıkımın, doğa talanının, tarım ve hayvancılığı tasfiye eden uygulamaların araştırılması ve yaşam alanlarını hedef alan bu politikaların durdurulması amacıyla ilgili bakanlıkların gerekli girişimlerde bulunması önem arz etmektedir.

Bu bağlamda;

1. Hakkâri ili Derecik ilçesi Xoşnav kırsalında yürütülen ağaç kesimlerinin maden arama ve işletme faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiği iddiaları doğru mudur? Doğru ise, söz konusu kesimlerin hangi maden ruhsatı veya proje kapsamında yapıldığı, hangi idari izinlere dayandığı ve bu faaliyetlerin ekosistem üzerindeki etkilerinin hangi teknik raporlarla değerlendirildiği hususları nelerdir?

2. Orman kesimlerinin korucular eliyle yürütüldüğüne dair iddialar hakkında Bakanlığınızca başlatılmış bir soruşturma bulunmakta mıdır?

3. Kesilen asırlık meşe ağaçlarının askeri üs bölgelerine taşınmasının yasal dayanağı nedir ve bu emtiadan elde edilen ekonomik gelirin akıbeti nedir?

4. Bölge kentlerinde maden arama ve işletme faaliyetleri ile orman kesimlerinin yürütüldüğü alanlarda, ekosistem bütünlüğünün korunmasına yönelik hangi denetim mekanizmaları işletilmektedir? Bu kapsamda, çevresel etki değerlendirmesi, ruhsatlandırma süreci ve saha denetimleri hangi kurumlar tarafından ve hangi periyotlarla gerçekleştirilmektedir?

5. Şırnak, Van, Diyarbakır, Hakkâri ve Tunceli gibi kentlerde yoğunlaşan orman kesimlerinin bölgedeki kırsal nüfusu üretimden kopararak göçe zorladığı gerçeği karşısında, bu "insansızlaştırma" etkisine dair bir raporunuz mevcut mudur?

6. Güvenlik barajları ve kalekol yapımları sırasında tahrip edilen meraların, bölge halkının anayasal hakkı olan barınma ve geçim hakkını ihlal etmesi nasıl gerekçelendirilmektedir?

7. Doğal yaşam alanlarına yönelik bu müdahalelerin, yerel halkın devlet kurumlarına olan güvenini sarsması ve toplumsal barışı zedelemesi riskine dair bir risk analizi yapılmış mıdır?

8. Bölge kentlerindeki madencilik faaliyetleri için sağlanan güvenlik desteği, şirketlerin çevre mevzuatına aykırı hareket etmelerini kolaylaştıran bir zırh teşkil etmekte midir?

9. Orman köylüsünün kendi yakacağı için dahi ağaç kesmesine izin verilmezken, binlerce dönüm arazinin bir plan dahilinde tıraşlanmasının hukuksal dayanağı nedir?

10. Doğayı merkeze alan ve yaşam alanlarını koruyan bir güvenlik paradigmasına geçiş yönünde Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?

## Bakanlığın cevabı

iği : 19.06.2026 tarihli ve 1879435 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ekinde yer alan Hakkâri Milletvekili Öznur BARTİN'e ait 7/45566 esas numaralı soru önergesi incelenmiştir.

Bahse konu soru önergesinde belirtilen hususlarla ilgili olarak yapılan incelemede; Hakkâri ili Derecik ilçesinde gerçekleştirilen kesim çalışmalarının, maden arama veya işletme faaliyetleri kapsamında olmadığı, devlet ormanlarında yürütülen ormancılık faaliyetlerinin; 6831 sayılı Orman Kanunu, amenajman planları, silvikültürel teknik esaslar, ilgili mevzuat hükümleri ve bilimsel-teknik kriterler doğrultusunda planlandığı ve uygulandığı; söz konusu çalışmaların "Köylü Pazar Satışı" usulü ile üretime konu edildiği, Anayasamızın 169 uncu maddesi gereğince ormanları koruma, sahalarını genişletmek için gerekli kanunları koyma ve tedbir alma yükümlülüğünün devlete ait olduğu, devlet ormanlarında izinsiz veya mevzuata aykırı ağaç kesimi yapılmasının mümkün olmadığı, ormanların korunmasına yönelik gerekli idari ve adli tedbirlerin alındığı, 6831 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi kapsamında kanuni hak sahibi orman köylülerine yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde ilgili satış yoluyla yakacak odun hakkı verilebildiği, Üretim işlerinin verilmesinde, aynı kanun maddesinin uygulanmasına ait tebliğde düzenlenen hak sahipliği esaslarının (devlet ormanı bulunan köy nüfusuna kayıtlı olan, o köyde ikamet eden, tebliğde belirtilen şartları taşıyan ve ilan süresi içinde başvuruda bulunan hak sahiplerin arasında öncelik tanınması) uygulandığı, üretim çalışmalarının da belirtilen bu esaslar doğrultusunda hak sahiplerine verildiği,

Orman Genel Müdürlüğünün ORKÖY faaliyetleri içerisinde, ilgili mevzuatta öngörülen şartları taşıyan ve talepte bulunan orman köylülerine yönelik fenni arıcılık, süt koyunculuğu, süt sığırcılığı, güneş enerji sistemleri, kadınlara yönelik hamur yoğurma makinası vb. gelir getirici ve sosyal nitelikli projelerin yer aldığı, bu uygulamalar ile orman köylüsünün ekonomik ve sosyal yönden desteklenmesi, gelir seviyesinin artırılması ve kırsal kalkınmaya katkı sağlanmasının amaçlandığı,

Bahse konu üretim çalışmalarına devam edildiği ve ilgili sahada henüz üretimin Telefon No: Faks No: İçişleri Uzman Yardımcısı tamamlanmadığı, bu nedenle üretim sonucunda elde edilen orman emvaline ilişkin herhangi bir satış veya nakil ışlemının gerçekleştirilmediği, dolayısıyla kesilen orman emvalinin askeri üs bölgelerine taşındığı yönündeki iddiaları doğrulayacak hiçbir idari işlem veya kaydın bulunmadığı,

Orman sayılan alanlarda yürütülecek maden arama ve işletme faaliyetlerine ilişkin izin işlemlerinin, 6831 sayılı Orman Kanununun 16 ncı maddesi ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğü, maden faaliyetlerine yönelik çevresel etki değerlendirmesi süreçleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülmekte olup Orman Genel Müdürlüğü ile diğer kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, maden ruhsatlandırma işlemlerinin ise Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiği; ormanların korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesine yönelik çalışmaların ve orman izinlerine konu sahalarda izin şartlarına uygunluk denetiminin Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatı tarafından ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yapıldığı, gerekli görülen hallerde yerinde inceleme ve denetimlerin icra edildiği, mevzuata aykırılık tespit edilmesi halinde ise ilgili mevzuat kapsamında gerekli idari ve hukuki işlemlerin tesis edildiği,

Bölgede gerçekleştirilen kamu yatırımlarının, 4342 sayılı Mera Kanunu ve ilgili mevzuatlar çerçevesinde kamu yararı ve milli güvenlik gerekçeleri gözetilerek yürütüldüğü, yatırımlar planlanırken bölge halkının geçim kaynakları ile anayasal haklarının göz önünde bulundurulduğu, tesis edilen yapıların yer seçimlerinin teknik zorunluluklar ve stratejik ihtiyaçlar doğrultusunda belirlendiği, süreç içerisinde ilgili kurumlar tarafından gerekli idari ve hukuki prosedürlerin titizlikle uygulandığı ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı ile bölgenin güvenlik ihtiyaç dengesinin gözetildiği,

Doğal yaşamı korumaya yönelik tüm faaliyetlerin ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle yürütüldüğü, vatandaşların talep ve haklarının hassasiyetle gözetildiği, Madencilik faaliyetlerinin çevre ve ormancılık mevzuatına tabi olduğu, gerçek veya tüzel hiçbir kişinin çevre mevzuatından muaf olmadığı, güvenlik tedbirlerinin yalnızca kamu düzeninin sağlanmasına yönelik olduğu ve çevresel yükümlülükleri ortadan kaldırmadığı, mevzuata aykırı faaliyetler hakkında gerekli idari ve adli işlemlerin tesis edildiği anlaşılmıştır.

Telefon No: Faks No: İçişleri Uzman Yardımcısı

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'nin Derecik ilçesine bağlı bir köyde gerçekleştirilen ağaç kesimlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45566, 4 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45566-hakkari-nin-derecik-ilcesine-bagli-bir-koyde-gerceklestirilen-agac-kesimlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c062b002-2b5b-4ba9-bf64-019e97c62368

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
