# 2024 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden bir kişi hakkında devam eden dava sürecine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/45637
- **Veren:** Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Akın Gürlek)
- **Veriliş tarihi:** 15 Haziran 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/abd84923-c40e-4301-b16a-019ecf89f040
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45637-2024-yilinda-supheli-sekilde-hayatini-kaybeden-bir-kisi-hakkinda-devam-eden-dava-surecine

> Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 15 Haziran 2026 tarihinde 7/45637 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasa'nın 98.-ve TBMM Içtüzüğü'nü n 96. ve 99. maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırmasını arz ederim.

Istanbul'un Çekmeköy ilçesinde, 16.04.2024 tarihinde ikametinde sol göğsünden ateşli silahla vurulmuş halde ölü olarak bulunan Sevgi Eren Koç'un şüpheli ölümü hakkında yürütülen soruşturma, yargıya ve adalete olan güveni derinden sarsan ciddi ihmaller, eksiklikler ve çelişkiler barındırmaktadır. Istanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2024/100470 Soruşturma sayılı dosyada, maddi gerçeğin açığa çıkarılması için zorunlu olan en temel deliller toplanmamış ve yüzeysel bir incelemeyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verilmiştir. Ailenin haklı itirazları üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmiş olsa da, genişletilmiş soruşturma sürecinde de somut deliller karartılmış, çelişkilerin üzeri örtülmüş ve dosya adeta alelacele kapatılarak kesinleştirilmiştir.

Maktulün babası Taner Eren'in beyanları, sunduğu somut deliller ve dosya kapsamındaki açık çelişkiler, olayın intihar süsü verilmiş bir kasten öldürme eylemi olduğunu kuvvetle göstermektedir. Buna rağmen yürütülen soruşturmanın neden etkin, adil ve derinlemesine işletilmediğine dair haklı kuşkular ve dosyadaki temel çelişkiler şu şekildedir:

• Eşin Çelişkili Alibi (Savunma) Beyanı ve Şiddet İhbarı: Şüpheli eş Ramazan Koç, ifadesinde 13.04.2024 sabah saatlerinden 16.04.2024 günü saat 12.00'ye kadar eve hiç uğramadığını, evde olmadığını beyan etmiştir. Oysa maktulün aralarının açık olduğu ve kendisini aldattığı sabit olan eşiyle ciddi problemler yaşadığı bilinmektedir. En önemlisi, olay öncesinde maktul Sevgi Eren Koç öz annesini telefonla arayarak kocası Ramazan Koç'un kendisine şiddet uyguladığını ve darp edildiğini açıkça feryat ederek bildirmiştir. Bu telefon görüşmesi esnasında şüphelinin maktulün yanında ve ikamette olduğu aile üyelerince işitilerek sabitlemiştir. Bu denli açık ve hayati bir çelişki bulunmasına rağmen, şüpheli kocanın olay tarihlerini kapsayan HTS ve baz istasyonu kayıtları düzgünce incelenmemiş ve celbedilmemiştir.

• Görgü Tanığının Ifadesinin Alınmaması ve 2 El Silah Sesi Muamması: Olay sabahı maktulün ikametinden iki el silah sesi duyulduğunu ve hemen ardından şüpheli koca Ramazan Koç'un apartmandan son derece tedirgin bir şekilde kaçarak çıktığını beyan eden komşu görgü tanığı Ceylan'ın tüm iletişim bilgileri babası ve vekili tarafından savcılığa sunulmuştur. Ancak soruşturma makamları, "şahsın tespiti ve temini mümkün olmadı" gibi kabul edilemez, soyut bir gerekçeyle bu hayati tanığın ifadesine başvurmamıştır. Dosyada babanın da vurguladığı üzere iki el silah sesi duyulduğu tanıkça beyan edilmesine rağmen, olay yerinde yalnızca bir adet mermi çekirdeği ve bir kovan bulunması, ikinci mermi çekirdeğinin şüpheli koca tarafından olay yerinden uzaklaştırılarak delillerin karartıldığı şüphesini en üst noktaya taşımaktadır.

• Kurgulanmış Olay Yeri ve Çilingir Detayı: Olayın yaşandığı tarihten tam 2 gün sonra şüpheli koca, maktulün babasını arayarak hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi çilingir vasıtasıyla kapıyı açtırmıştır. Cinayetin işlendiği tahmin edilen tarihten sonra geçen bu 2 günlük süre, şüpheliye olay yerini dilediği gibi tasarlama, kurgulama ve delilleri yok etme fırsatı sunmuştur. Nitekim olay yerine ilk giren ve müdahale eden kişinin şüpheli koca olması bu kurgu şüphesini doğrulamaktadır.

• Silahta Parmak İzi Olmaması ve Kriminal İnceleme Fiyaskosu: Olayda kullanılan silahın maktul Sevgi Eren Koç'a ait olmadığı net bir şekilde tespit edilmiştir. En önemlisi, babanın da feryat ettiği üzere, silahta kızın hiçbir parmak izi veya silahı ateşlediğine dair hiçbir kriminal bulgu bulunmamaktadır. Hem vefat edenden hem de şüpheli kocadan el svapları alınmış; ancak Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi, gönderilen svap örneklerinin analize uygun tekniklerle (flaster bant veya transfer kitiyle) alınmadığını belirterek inceleme yapamamıştır. Kolluğun bu ağır ihmali nedeniyle, silahı kimin ateşlediğini ortaya çıkaracak en temel biyolojik ve kriminal delil karartılmıştır.

• Adliyeye Teslim Edilen Hatsız Telefonlar ve Günlükler: Olay yeri inceleme raporunda maktule ait iki adet cep telefonu ele geçirilmiş ancak her iki telefonun da içerisindeki sim kartların (hatların) çıkarılmış olduğu ve IMEI bilgilerinin tespit edilemediği kayıtlara geçmiştir. Günlük hayatın olağan akışında bir insanın iki telefonunu birden hatsız bulundurması imkansızdır; bu durum hatların şüpheli koca tarafından delil karartma amacıyla sökülüp yok edildiğini açıkça kanıtlamaktadır. Buna rağmen adliyeye teslim edilen bu telefonlar üzerinde derinlemesine bir dijital imaj alma ve inceleme işlemi yürütülmemiştir. Ayrıca maktulün bilgisayarı kayıptır. Maktule ait kişisel defterlerin ve günlüklerin yazılı sayfaları ise tamamen yırtılmış ve imha edilmiş şekilde aileye teslim edilmiştir. Şüphelinin bir TV programında maktulün kendisine de bir not bıraktığını itiraf etmesine rağmen bu notun akıbeti savcılıkça asla araştırılmamıştır.

• Şüpheli Para Trafiği, Banka Hesapları ve Silah Teinini: Maktulün ortak kullanılan banka hesabından "silah ruhsatı" açıklamasıyla Özkan Işık isimli bir şahsa toplam 20.500 TL gönderildiği sabittir. Şüpheli Ramazan Koç, mobil bankacılık işlemlerini tamamen kendisinin yönettiğini ve maktulün bilgileriyle işlem yaptığını bizzat itiraf etmiştir. Silahın temin edildiği "Carrier Magnum" isimli iş yerinin kamera kayıtları celbedilmemiş, Özkan Işık ve iş yeri çalışanlarının ifadeleri alınmamıştır. Dahası, şüpheli kocanın kuzeni olan ve silah temininde doğrudan parmağı olduğu düşünülen Veysel isimli şahıs şüpheli sıfatıyla sorgulanmamıştır.

• SOS Çağrıları ve Kameraların İncelenmemesi: Maktulün ölmeden hemen önce telefonundaki acil SOS uygulamasını devreye soktuğu sabit olmasına rağmen, bu uygulamanın sinyal, konum ve zaman kayıtları operatörlerden talep edilmemiştir. Olay bölgesinde en az 4 adet güvenlik kamerası bulunmasına karşın, kolluk tarafından dosyaya "çevrede kamera olmadığı" şeklinde gerçeğe aykırı ve eksik rapor sunulmuştur. Soruşturmayı yürüten savcılık, maktulün şikayetçi anne ve babasının dahi resmi olarak ifadelerine başvurmadan dosyayı kapatmıştır.

Görüldüğü üzere, ortada intihar süsü verilmiş feci bir kadın cinayeti şüphesi ve bu şüpheyi besleyen onlarca delil karartma emaresi varken, savcılık makamı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesini ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 'etkin soruşturma yükümlülüğüi ilkesini açıkça ihlal etmiştir.

Bu bağlamda;

1. Şüpheli Ramazan Koç'un maktulün darp edildiği ve annesini arayarak şiddet ihbarında bulunduğu gün evde olduğunu gösteren tanıklıklar mevcutken, şüphelinin suç tarihlerini kapsayan HTS ve baz istasyonu kayıtları neden düzgünce incelenmemiş ve dosyaya kazandırılmamıştır?

2. Olay sabahı iki el silah sesi duyan ve şüphelinin kaçtığını gören görgü tanığı Ceylan'ın iletişim bilgileri aile tarafından verilmesine rağmen, bu tanık neden dinlenmemiştir? Olay yerinde neden tek kovan bulunmuştur, ikinci kovanın şüpheli tarafından yok edilme ihtimali neden göz ardı edilmiştir?

3. Maktule ait silahta kızın hiçbir parmak izinin bulunmaması ve silahın maktule ait olmaması karşısında, olayın intihar olduğuna hangi somut kriminal gerekçeyle kanaat getirilmiştir?

4. Cinayetin en sıcak ve tek biyolojik delili olan el saplarını analize uygun tekniklerle (flaster bant/transfer kiti) almayarak delilin yok olmasına sebebiyet veren ve soruşturmayı sakatlayan kolluk görevlileri hakkında idari veya adli bir soruşturma açılmış mıdır?

5. Olay yerinde bulunan cep telefonlarının hatlarının sökülmüş (hatsız) olması, maktulün bilgisayarının kayıp olması ve günlük sayfalarının yırtılması karşısında, şüphelinin delil karartma eylemleri neden görmezden gelinmiştir? Telefonların adli bilişim incelemesi neden eksik bırakılmıştır? Şüphelinin TV programında itiraf ettiği "bana bırakılan not" savcılıkça neden talep edilip dosyaya eklenmemiştir?

6. Olaydan tam 2 gün sonra şüphelinin kurgusal bir şekilde çilingir çağırarak kapıyı açtırması şüphe uyandırmış mıdır? Bu 2 günlük sürede şüphelinin nerede olduğu, kimlerle görüştüğü ve delilleri nasıl kararttığı neden araştırılmamıştır?

7. Maktulün ortak banka hesabından "silah ruhsatı" açıklamasıyla para gönderilen Özkan Işık, silahın alındığı iş yeri çalışanları ve silah temininde adı geçen şüphelinin kuzeni Veysel'in ifadelerine neden şüpheli/tanık sıfatıyla başvurulmamıştır?

8. Olay yerinde en az 4 adet kamera bulunmasına rağmen dosyaya "kamera yok" raporu sunan görevliler hakkında "görevi kötüye kullanma ve delil karartma" şüphesiyle soruşturma başlatılacak mıdır? Maktulün hayatını kurtarmak için bastığı acil SOS uygulamasının zaman ve konum kayıtları neden celbedilmemiştir?

9. Maktulün acılı anne ve babasının dahi resmi ifadelerini almaktan imtina eden soruşturma savcısının bu tutumu bakanlığınızca denetlenecek midir? Bu denli açık usulsüzlükler ve ihmaller zinciri barındıran Sevgi Eren Koç dosyası için Bakanlığınızca CMK m. 309 uyarınca Kanun Yararına Bozma yoluna gidilerek soruşturmanın yeniden açılması sağlanacak mıdır?

10. Müteveffa Sevgi Eren Koç'un adli tıp raporlarında ve dosya kapsamında kesin ölüm saatinin tespit edilmemiş olmasının gerekçesi nedir? Ölüm saatinin net olarak belirlenmemesi, şüphelinin beyan ettiği zaman dilimleri ile olay anının eşleştirilmesini ve failin konumunun doğrulanmasını kasıtlı olarak imkânsız kılmak adına mı dosyada boş bırakılmıştır?

11. Dosyada maktulün ailesine hitaben yazdığı iddia edilen bir not bulunmasına rağmen; maktulün uğradığı ağır ve sistematik şiddet, eşinin sadakatsizliği ve aralarındaki ağır husumet düşünüldüğünde, bu notta koca hakkında tek bir sitem veya suçlamaya yer verilmemesi hayatın olağan akışına açıkça aykırıdır. Söz konusu intihar notu üzerinde kapsamlı bir grafolojik (el yazısı ve imza) incelemesi yapılmış mıdır? Bu notun maktule silah zoruyla veya tehdit altında yazdırılmış olma ihtimali soruşturma makamlarınca neden değerlendirilmemiştir?

12. Müteveffaya ait kişisel defterlerin ve günlüklerin yazılı sayfalarının yırtılarak imha edilmiş şekilde aileye teslim edilmiş olması, doğrudan bir delil karartma eylemidir. Şüpheli kocanın ikametgâhtaki bu birincil nitelikteki yazılı delilleri yok ettiği açıkça ortadayken, kendisi hakkında "Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme" (TCK m. 281) suçundan neden ek bir soruşturma yürütülmemiş ve bu durum bir tutuklama gerekçesi sayılmamıştır?

13. Maktulün banka hesabından "silah ruhsatı" açıklamasıyla Özkan Işık isimli şahsa farklı tarihlerde toplam 20.500 TL ödeme yapıldığı sabittir. Şüphelinin, "mobil bankacılık işlemlerini bizzat ben yönetiyordum" yönündeki açık itirafı karşısında, bu transferlerin yapıldığı esnadaki IP adresleri, internet bağlantı noktaları ve cihaz konumları Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü vasıtasıyla neden geriye dönük olarak incelenmemiştir? İşlemlerin yapıldığı konum ile şüphelinin "evde değildim" beyanındaki konumu karşılaştırılmış mıdır?

14. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, kadına yönelik şiddet ve şüpheli ölüm vakalarında devletin "negatif ve pozitif yükümlülükleri" kapsamında "titizlik ve makul özen" gösterme şartı açıkça vurgulanmaktadır. Sevgi Eren Koç dosyasında neredeyse hiçbir somut delilin toplanmaması ve her aşamada şüphelinin kurgusal beyanlarına üstünlük tanınması, yargı mekanizmasının cezasızhk politikasını bir rutin haline getirdiğinin göstergesi değil midir?

---

**Kaynak gösterme:** Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “2024 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden bir kişi hakkında devam eden dava sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45637, 15 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45637-2024-yilinda-supheli-sekilde-hayatini-kaybeden-bir-kisi-hakkinda-devam-eden-dava-surecine (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/abd84923-c40e-4301-b16a-019ecf89f040

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
