# Gözaltına alınan bir kişiyle ilgili İstanbul Emniyet Müdürlüğünce yapılan açıklamaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/45704
- **Veren:** Gamze Taşcıer (CHP, Ankara)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Akın Gürlek)
- **Veriliş tarihi:** 17 Haziran 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b37fcf5a-81d8-4bbb-877a-019eda8a5473
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45704-gozaltina-alinan-bir-kisiyle-ilgili-istanbul-emniyet-mudurlugunce-yapilan-aciklamaya-ilisk

> Gamze Taşcıer (CHP), 17 Haziran 2026 tarihinde 7/45704 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98'inci ve TBMM Içtüzüğü'nün 96'ncı maddeleri uyarınca Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Istanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturmalar kapsamında tutuklu bulunan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in mahkeme huzurunda dile getirdiği iddialar kamu vicdanında derin bir sarsıntı yaratmıştır. Türker, gözaltına alındığı süreçte insan onurunu zedeleyen uygulamalara maruz bırakıldığını, hukuki güvencelerin ihlal edildiğini, baskı ve tehdit niteliği taşıyan davranışlarla karşı karşıya kaldığını beyan etmiştir.

Bir hukuk devletinde bu tür iddiaların ağırlığı, iddiayı dile getiren kişinin kimliğinden veya hakkında yürütülen soruşturmanın niteliğinden bağımsız olarak değerlendirilmek zorundadır. Çünkü mesele herhangi bir kişinin yargılanması değil, yargılama süreçlerinin hukuk sınırları içinde yürütülüp yürütülmediğidir. Devletin ceza soruşturması yürütme yetkisi sınırsız değildir; bu yetki ancak insan hakları, hukuk devleti ve adil, yargılanma ilkeleri çerçevesinde kullanılabilir. Nitekim İçişleri Bakanlığı da söz konusu iddiaların araştırılması amacıyla Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi görevlendirildiğini açıklamıştır. Bu durum, ortada ciddi nitelikte araştırılması gereken iddialar bulunduğunun bizzat kamu otoritesi tarafından kabul edildiğini göstermektedir. Öte yandan son yıllarda özellikle siyasi nitelik taşıyan soruşturmalarda gözaltı, tutuklama, arama ve ifade alma süreçlerine ilişkin çok sayıda hak ihlali iddiası kamuoyuna yansımaktadır. Bu iddiaların önemli bir bölümü, yargı makamlarının etkili ve bağımsız soruşturma yürütüp yürütmediği konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bir hukuk devletinin itibarı, yalnızca suç isnat edilen kişileri yargılama kapasitesiyle değil, devlet gücünü kullanan görevliler hakkında ortaya atılan iddiaları da aynı kararlılıkla soruşturabilmesiyle ölçülür. Yargının temel görevi, devlet adına kullanılan zor kullanma yetkisinin hukuk içinde kalmasını sağlamaktır. Kamu görevlilerinin eylemlerinin denetlenmediği, hak ihlali iddialarının etkili biçimde soruşturulmadığı, mağdur beyanlarının peşinen değersizleştirildiği bir ortamda adalet duygusunun zedelenmesi kaçınılmazdır. Toplumun yargıya duyduğu güvenin aşındığı bir dönemde, bu iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması yalnızca bireysel bir hak arama meselesi değil, hukuk devletinin geleceği açısından da yaşamsal önemdedir. Kamuoyunda oluşan rahatsızlığı büyüten hususlardan biri de ceza hukukunun uygulanışındaki çifte standart algısıdır. Türkiye'de son yıllarda Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesi, gazetecilerden siyasetçilere kadar geniş bir kesim bakımından sıkça başvurulan bir soruşturma aracına dönüşmüştür. Daha yakın geçmişte gazeteci Ismail Ar'nın bu suçlama nedeniyle 75 gün tutuklu kalmış olması hafızalardaki yerini korumaktadır.

Buna karşılık İçişleri Bakanlığı'nın dahi araştırılması gerektiğini kabul ederek müfettiş görevlendirdiği bir olayda, henüz gerçekliği resmi makamlarca ortaya konulmamış iddialar hakkında kamuoyuna kesin Adres: TBMM Yeni Halkla İlişkiler Binası B416 Nolu Oda Bakanlıklar- ANKARA hüküm veren açıklamalar yapan Istanbul Emniyet Müdürlüğü görevlileri yönünden herhangi bir hukuki süreç işletilip işletilmeyeceği belirsizliğini korumaktadır. Hukuk devletinin itibarı, kanunların kimin hakkında uygulandığıyla değil, herkese aynı ölçüde uygulanıp uygulanmadığıyla ölçülmektedir. Bu nedenle söz konusu olay, yalnızca bir kötü muamele iddiasının araştırılması meselesi olmaktan çıkmış; hukuk önünde eşitlik ilkesinin fiilen geçerli olup olmadığının da sınandığı bir sürece dönüşmüştür. Bu çerçevede aşağıdaki soruların yanıtlanması kamu yararı açısından zorunlu hale gelmiştir.

1. Fatoş Pınar Türker'in açıklamalarının araştırılması amacıyla İçişleri Bakanlığı tarafından müfettiş görevlendirilmiştir. Buna karşılık Istanbul Emniyet Müdürlüğü'nde daha soruşturma bile yapmadan kamuoyuna kesin hüküm vererek "iddialar gerçek dışıdır" açıklaması yapmıştı. Kamu görevlileri hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan herhangi bir işlem başlatılmış mıdır?

2. Henüz doğruluğu veya yanlışlığı devletin kendi müfettişleri tarafından araştırılan bir olayda, kamuoyuna kesin bilgi veriyormuş gibi açıklama yapan görevlilerin "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymai suçunu işleyip işlemedikleri hangi hukuki ölçütlere göre değerlendirilmektedir?

3. Gazeteciler, siyasetçiler ve yurttaşlar hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan soruşturmalar yürütülürken, aynı nitelikte açıklamalar yapan kamu görevlileri hakkında herhangi bir işlem yapılmaması kanun önünde eşitlik ilkesiyle nasıl bağdaşmaktadır?

4. Gazeteci Ismail Arı'nın 75 gün tutuklu kalmasına gerekçe yapılan 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçunun, İçişleri Bakanlığı'nın dahi araştırılması gerektiğini kabul ettiği bir olayda henüz soruşturma tamamlanmadan kamuoyuna kesin hüküm açıklayan kamu görevlileri bakımından uygulanmamasının hukuki gerekçesi nedir?

Adres: TBMM Yeni Halkla İlişkiler Binası B416 Nolu Oda Bakanlıklar- ANKARA

---

**Kaynak gösterme:** Gamze Taşcıer (CHP, Ankara). “Gözaltına alınan bir kişiyle ilgili İstanbul Emniyet Müdürlüğünce yapılan açıklamaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45704, 17 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45704-gozaltina-alinan-bir-kisiyle-ilgili-istanbul-emniyet-mudurlugunce-yapilan-aciklamaya-ilisk (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b37fcf5a-81d8-4bbb-877a-019eda8a5473

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
