# Munzur Üniversitesi öğrencisi bir kadının kaybolması üzerine yürütülen soruşturmaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/45911
- **Veren:** Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Akın Gürlek)
- **Veriliş tarihi:** 19 Haziran 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2e19b8e4-c70d-48c3-87e8-019eee9841b7
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45911-munzur-universitesi-ogrencisi-bir-kadinin-kaybolmasi-uzerine-yurutulen-sorusturmaya-iliski

> Ayten Kordu (DEM Parti), 19 Haziran 2026 tarihinde 7/45911 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Akın GÜRLEK tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Gülistan Doku dosyası, Türkiye'nin en uzun süre kamuoyu gündeminde kalan kayıp dosyalarından biri olmuştur. Aradan geçen yıllara rağmen soruşturmanın çeşitli yönlerine ilişkin tartışmalar devam etmekte, özellikle delillerin korunması ve soruşturmanın ilk aşamalarındaki işlemler kamuoyunda yoğun biçimde sorgulanmaktadır.

Dosyanın en çok tartışılan başlıklarından biri, Gülistan Doku'nun son görüldüğü bölgeyi gören kamera sistemleriyle ilgili iddialardır. Basına ve kamuoyuna yansıyan haberlerde, olayın aydınlatılmasına katkı sağlayabilecek bazı görüntülerin bulunup bulunmadığı, kayıtların saklanıp saklanmadığı veya görüntülerin akıbetinin ne olduğu konusunda çeşitli iddialar gündeme gelmiştir.

Soruşturmanın başından beri odak noktalarından biri olan Munzur Üniversitesi, Gülistan Doku'nun kaybolduğu Dinar Köprüsü ve çevresini gören stratejik güvenlik kameralarının sahibi konumundadır. Ancak olay günü ve sonrasına ait bu kritik kamera kayıtlarının silindiği, deforme edildiği veya adli makamlardan gizlendiği iddiaları uzun süredir kamuoyunu meşgul etmektedir. Özellikle köprü ve çevresini gören kamera kayıtlarının akıbetine ilişkin yıllardır devam eden tartışmalar, soruşturmanın en kritik başlıklarından biri olarak gündemde kalmıştır.

Ceza muhakemesinin temel ilkelerinden biri maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Bu kapsamda dijital veriler, güvenlik kamerası kayıtları ve elektronik deliller soruşturmaların en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Özellikle kamu kurumlarına ait sistemlerde bulunan kayıtların muhatazası ve gerektiğinde adli makamların erişimine sunulması, etkin soruşturmanın vazgeçilmez gereğidir.

Kamuoyuna yansıyan tartışmalarda, olay tarihinde görev yapan bazı üniversite görevlilerinin, güvenlik personelinin veya bilgi işlem biriminde görev yapan üst düzey yetkili kişilerin süreç içerisinde yeterince araştırılıp araştırılmadığı yönünde sorular dile getirilmektedir. Bunun yanında gazeteciler, hak savunucuları ve aile tarafından çeşitli dönemlerde yapılan açıklamalar da üniversite boyutunun yeniden incelenmesi gerektiği yönündeki talepleri artırmıştır.

Kamuoyuna da yansıyan mağdur yakınlarının ve avukatının beyanlarına göre, dönemin Bilgi İşlem Daire Başkanı'nın, son soruşturma sürecinde davanın üzerine giden ve isimleri zikreden bazı gazetecileri doğrudan tehdit ederek susturmaya çalıştığına dair iddialar da söz konusudur.

Soruşturmanın etkin yürütüldüğüne ilişkin kamu güveninin sağlanabilmesi için sadece olayın faili veya failleri değil, örtbas çabaları ve delillerin karartılması iddialarının da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Bu çerçevede, üniversiteye ait olduğu belirtilen kamera sistemleri, dijital kayıt süreçleri, dönemin idari ve teknik sorumlularının işlemleri ile bunlara ilişkin adli değerlendirmelerin kapsamının kamuoyuna açıklanması önem taşımaktadır.

Bu bağlamda

1. Gülistan Doku soruşturması kapsamında üniversiteye ait olduğu belirtilen kamera sistemleriyle ilgili adli inceleme yapılmış mıdır?

2. Gülistan Doku davasında son süreçte yaşanan tutuklama ve gözaltılar ışığında; üniversite içinde delillerin karartılmasında aktif rol oynadığı iddia edilen ancak bugüne kadar haklarında hiçbir adli kontrol tedbiri uygulanmayan dönemin üst düzey üniversite yöneticileri ve idari personellerine yönelik neden hala bir gözaltı veya adli işlem kararı çıkarılmamıştır?

3. Gülistan Doku soruşturmasını yürüten Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, Dinar Köprüsü ve çevresini gören Munzur Üniversitesi'ne ait kamera kayıtlarının silindiği iddiaları üzerine, dönemin Bilgi İşlem Daire Başkanı ve ilgili bilişim personelleri hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmei (TCK m.281) suçundan müstakil bir ceza soruşturması başlatmış mıdır?

4. Dijital delillerin muhafazasına ilişkin yükümlülüklerin ihlal edilmiş olabileceği yönündeki iddialar hakkında adli işlem tesis edilmiş midir?

5. Siber Suçlarla Mücadele şubeleri veya bağımsız bilirkişiler tarafından, Munzur Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'na ait serverlar, hard diskler ve geriye dönük imaj kayıtları üzerinde "silinen verileri geri getirme" amacıyla kapsamlı bir adli bilişim incelemesi yapılmış mıdır?

6. Bakanlığınız, soruşturmanın üniversite boyutuna ilişkin tüm iddiaların yeniden ve kapsamlı biçimde değerlendirilmesi amacıyla herhangi bir ek inceleme veya özel soruşturma mekanizması öngörmekte midir?

---

**Kaynak gösterme:** Ayten Kordu (DEM Parti, Tunceli). “Munzur Üniversitesi öğrencisi bir kadının kaybolması üzerine yürütülen soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45911, 19 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45911-munzur-universitesi-ogrencisi-bir-kadinin-kaybolmasi-uzerine-yurutulen-sorusturmaya-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2e19b8e4-c70d-48c3-87e8-019eee9841b7

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
