# Gözaltına alınan bir üniversite öğrencisinin iddialarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/45966
- **Veren:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul)
- **Muhatap:** İçişleri Bakanlığı (Mustafa Çiftçi)
- **Veriliş tarihi:** 19 Haziran 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/377ad306-b2d9-4dd9-9d5a-019eef57dede
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45966-gozaltina-alinan-bir-universite-ogrencisinin-iddialarina-iliskin

> İskender Bayhan (EMEP), 19 Haziran 2026 tarihinde 7/45966 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından Anayasanın 98, TBMM Iç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Partimizin gençlik örgütü Emek Çençliği üyesi ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi öğrencisi olan üç kişi, demokratik haklarını kullandıkları gerekçesiyle gözaltına alınmıştır. Emniyete götürülen öğrencilerden biri, Rojava'ya yönelik saldırılara karşı yazdığı duvar yazıları nedeniyle "terör örgütü propagandası yapmak" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla ifade vermeye zorlanmıştır. Haklarında hazırlanan iddianamede ise "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlaması yöneltilmiştir.

İfade sürecinde öğrenciye; Kürtçe bilip bilmediği, Rojava'nın nerede olduğu ve kimin güdümünde faaliyet yürüttüğü, kimden talimat aldığı, yazıların neden PKK/KCK propagandası olarak değerlendirildiği gibi açıkça itham edici, yönlendirici ve suç isnadı içeren sorular yöneltilmiştir.

İfade işlemlerinin ardından, kendisini polis memuru olarak tanıtan ancak kimliğini ibraz etmeyen bir kişi, söz konusu öğrenciyi kamerasız bir odaya alarak ailesinin maddi durumunu bildiğini, kendisine "yardımcı olabileceğini", olası bir para cezasını ödeyebileceğini söylemiş; karşılığında ise açık biçimde ajanlık teklifinde bulunmuştur. Öğrencinin, hangi birimde çalıştığını ve bu görüşmenin amacını sorması üzerine, söz konusu kişi çalıştığı birimi belirtmemiş; amacının "karşılıklı yardımcı olmak ve dost olmak" olduğunu ifade etmiştir. Bu olaydan birkaç gün sonra öğrenci, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin, kendisine yazılı ya da sözlü herhangi bir bildirim yapılmadan, resmî bir evrak sunulmadan, kaldığı KYK yurdundan çıkarılmıştır. Daha da vahimi, öğrencinin yurttan çıkarıldığını kendisine bildiren kişinin, daha önce ajanlık teklifinde bulunan polis olmasıdır. Söz konusu kişi, "yardımcı olursan seni yurda geri aldırabiliriz" şeklinde ifadeler kullanmıştır. Öğrenci, yurttan çıkarıldığını ancak e-Devlet üzerinden öğrenebilmiş; yurt yönetiminden bugüne kadar ne bir mesaj ne de bir telefon almıştır. Aradan geçen zamana rağmen, öğrenciye hâlâ resmî bir gerekçe iletilmemiştir. Bu tablo; hukuksuz gözaltı, ifade sırasında baskı, ajanlaştırma girişimi ve barınma hakkının keyfi biçimde gasp edilmesi başta olmak üzere ciddi hak ihlallerinden oluşan bir suç zinciridir.

Bu Bağlamda;

1. Emniyet birimlerinin, gözaltına alınan ya da ifade veren öğrencilere barınma hakkı, burs, kredi ve yurt imkânları üzerinden baskı kurması; bu hakları bir tehdit, şantaj ya da pazarlık unsuru olarak kullanması Bakanlığınızın bilgisi ve talimatı dâhilinde yürütülen bir uygulama mıdır?

2. Değilse; kimliğini ibraz etmeyen bir kişinin ajanlık teklifinde bulunması ve barınma hakkını bu teklifle ilişkilendirmesi hakkında herhangi bir idari ya da adli soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmadıysa, başlatılacak mıdır?

3. Demokratik protesto kapsamında değerlendirilmesi gereken duvar yazıları nedeniyle üniversite öğrencilerinin gözaltına alınması, Anayasa'nın ifade özgürlüğünü ve toplantı-gösteri hakkını güvence altına alan 26. ve 34. maddeleriyle nasıl bağdaştırılmaktadır?

4. Ceza Muhakemesi Kanunu'nda gözaltı için gerekli şartlar oluşmaksızın öğrenciler hakkında gözaltı işlemi tesis edilmesi, açık bir hukuka aykırılık değil midir? Bu işlemi gerçekleştiren kolluk görevlileri hakkında herhangi bir idari ya da adli soruşturma başlatılmış mıdır?

5. Öğrencinin ifadesinin alındığı esnada Kürtçe bilip bilmediği, Rojava'nın nerede olduğu, kimden talimat aldıkları gibi sorular yöneltilmesi dikkate alındığında; bu ülkede yaşayan milyonlarca Kürdün ana dilini bilmesi ve konuşması, Kürtlerin yaşadığı coğrafyalar hakkında bilgi sahibi olması ya da Ortadoğu'daki gelişmelere dair görüş açıklaması ne zamandan beri suç unsuru hâline getirilmiştir?

6. Emek Partisi olarak bizim de içinde yer aldığımız Meclis komisyonunda çözüm süreci tartışmaları Rojava başta olmak üzere bölge ülkelerindeki gelişmelerle birlikte anılıyor. Bu koşullarda üniversite gençliğinin Rojava'nın nerede olduğunu bilmesi, Rojava'ya yönelik saldırıları protesto etmesi, Kürtçe bilip bilmemesinin "terör örgütü propagandası yapmak" ile "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla karşı karşıya bırakılması suçlamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

7. Kendini polis memuru olarak tanıtan ancak kimliğini ibraz etmeyen bir kişinin, kamerasız bir ortamda bir öğrenciyle görüşerek ajanlık teklifinde bulunması, Bakanlığınızın bilgisi ve onayı dahilinde midir? Bu uygulama derhal gerekli cezai ve idari işlemleri başlatacağınız münferit bir olay mıdır, yoksa emniyet pratiğinin parçası

8. Emniyet personelinin, öğrencilerin ailelerinin maddi durumuna ilişkin bilgilere nasıl ulaştığı; bu bilgilerin hangi veri tabanlarından temin edildiği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuata uygunluğu hakkında Bakanlığınızca herhangi bir inceleme başlatılacak mıdır?

9. Emniyet birimleri ile KYK yurt yönetimleri arasında; öğrencilerin gözaltı, ifade süreçleri ya da siyasi faaliyetlerine ilişkin resmî ya da gayriresmî bir bilgi paylaşımı ve eşgüdüm mekanizması bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa, bunun hukuki dayanağı nedir?

10. Gözaltı işlemleri, ifade sırasında uygulanan baskı ve yönlendirmeler, ajanlaştırma girişimleri ve sonrasında barınma hakkının keyfi biçimde ortadan kaldırılması birlikte değerlendirildiğinde; yargı kararı olmaksızın fiilî cezalandırma mekanizmasının işletilmesi, iktidarınız açısından artık olağan ve sistematik bir uygulama hâline mi gelmiştir?

11. 19 Mart'tan bu yana öğrenciler hakkında açılan soruşturmalar, gözaltı ve tutuklamalar; üniversitelerde artan baskılar, yurttan atmalar; MESEM programına itiraz eden gençlere yönelik saldırılar ve politik gençlik örgütlerini hedef alan gözdağı girişimleri birlikte değerlendirildiğinde, gençliğin itiraz ve mücadele dinamiklerini bastırmaya dönük merkezi ve planlı bir iktidar politikası mı uygulanmaktadır?

---

**Kaynak gösterme:** İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Gözaltına alınan bir üniversite öğrencisinin iddialarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45966, 19 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45966-gozaltina-alinan-bir-universite-ogrencisinin-iddialarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/377ad306-b2d9-4dd9-9d5a-019eef57dede

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
