# Kula-Salihli Jeoparkı yakınında yapılması planlanan maden projesi için başlatılan ÇED sürecine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/46261
- **Veren:** Ali Karaoba (CHP, Uşak)
- **Muhatap:** Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (Murat Kurum)
- **Veriliş tarihi:** 1 Temmuz 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/98215ac8-1446-42ac-9e7a-019f1e14b79f
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46261-kula-salihli-jeoparki-yakininda-yapilmasi-planlanan-maden-projesi-icin-baslatilan-ced-sure

> Ali Karaoba (CHP), 1 Temmuz 2026 tarihinde 7/46261 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın T.C Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 96. maddeleri gereğince talep ederim.

Manisa'nın Kula ilçesi Kalınharman Mahallesi sınırlarında, Türkiye'nin ilk ve tek UNESCO Küresel Jeoparkı olan Kula-Salihli Jeoparkı'nın yanı başında manyezit ocağı, kırma-eleme, yıkama, kurutma ve zenginleştirme tesisi kurulması amacıyla ÇED süreci başlatıldığı kamuoyuna yansımıştır. Söz konusu projenin yalnızca bir maden faaliyeti olarak değil; doğal miras. Jeolojik miras, tarım arazileri, orman varlığı, Gediz Havzası, yerleşim yerleri, halk sağlığı, turizm ve bölgenin uluslararası itibarı bakımından değerlendirilmesi gerekirken yine hiçbir paydaşın fikri alınmadığı, ortak akıl ve Türkiye'nin gerçek çıkarları için hareket edilmediği görülmektedir.

Kula-Salihli Jeoparkı sıradan bir arazi parçası olmaktan öte, bünyesinde çok büyük potansiyelleri barındıran bir alandır. Antik çağ coğrafyacısı Strabon'un "Yanık Ülke" olarak tanımladığı bu bölge; lav akıntıları, volkan konileri, bazalt sütunları, peri bacaları, insan ayak izleri, jeolojik oluşumları ve kültürel mirasıyla Türkiye'nin dünyaya açılan en değerli doğal miras alanlarından biri olarak değerlendirilmektedir. Böyle bir alanın çevresinde patlatmak madencilik faaliyeti planlanması, yalnızca çevresel risk değil, aynı zamanda Türkiye'nin UNESCO nezdindeki saygınlığına, doğa koruma iddiasına ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluğuna yönelmiş açık bir tehdittir.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre proje alanında yıllık yüz binlerce ton üretim hedeflenmekte, cevherin sertliği halinde delme ve patlatma yöntemi kullanılabileceği belirtilmekte, proje alanının en yakın yerleşim birimindeki konutlara yaklaşık 200 metre mesafede bulunduğu ifade edilmekte, faaliyetler nedeniyle toz, gürültü, fauna üzerinde baskı, sıvı ve katı atık oluşumu gibi olumsuz etkiler dosyada yer almaktadır. Ayrıca proje sahasının çevre düzeni planında orman ve tarım arazisi içinde kaldığı, Gediz Nehri'nin de alanın yakınından geçtiği anlaşılmaktadır. Bütün bu veriler ortadayken, Bakanlığınızın böyle bir proje için ÇED süreci başlatması dahi başlı başına vahimdir. Türkiye'nin ilk ve tek UNESCO Küresel Jeoparkı'nın çevresi dinamit, toz, hafriyat, kamyon trafiği ve maden ruhsatlarıyla kuşatılamaz. Doğal SIT statüsündeki, bilimsel ve turistik değeri uluslararası ölçekte kabul edilmiş bir alanın hemen yanı başında patlatmalı maden faaliyetine kapı aralanması, koruma hukukunu ve kamu yararını fiilen yok saymak anlamına gelir.

Uşak'a da yakın olan bu bölge, yalnızca Manisa'nın değil bütün Ege'nin ortak doğal mirasıdır. Gediz Havzası'nın, tarım alanlarının, yerleşimlerin ve jeoturizm potansiyelinin korunması bölgesel bir zorunluluktur. Bugün Kula-Salihli Jeoparkı nin dibinde manyezit ocağına izin verilirse, yarın aynı mantıkla bütün jeolojik miras alanları maden sahasına dönüştürülebilir. Bu nedenle Bakanlığınızın görevi madencilik projelerine öncelik verip doğayı katletmek değil, telafisi mümkün olmayan doğal ve kültürel mirası korumak olmalıdır. Bu bağlamda;

1. Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı'nın yakınında planlanan manyezit ocağı, kırma-eleme, yıkama, kurutma ve zenginleştirme tesisi için ÇED süreci hangi tarihte, hangi şirketin başvurusu üzerine başlatılmıştır?

2. Proje alanının Kula-Salihli Jeoparkı'na, doğal SIT alanlarına, jeositlere, tarım arazilerine, orman alanlarına, Gediz Nehri'ne ve en yakın yerleşim yerlerine mesafesi ayrı ayrı nedir?

3. Projede delme-patlatma yönteminin kullanılabileceği belirtilmekte midir? Kullanılacaksa patlatmanın volkanik jeolojik miras, jeositler, yer altı ve yer üstü su varlığı, tarım alanları, konutlar ve canlı yaşamı üzerindeki etkilerine ilişkin bağımsız bilimsel bir değerlendirme yapılmış mıdır?

4. Proje alanının en yakın konutlara yaklaşık 200 metre mesafede olduğu iddiası doğru mudur? Bu kadar yakın mesafede toz, gürültü, titreşim, patlatma, kamyon trafiği ve atık oluşumunun halk sağlığı üzerindeki etkileri nasıl değerlendirilmektedir?

5. Proje Tanıtım Dosyası'nda toz, gürültü, fauna üzerinde yer değiştirme baskısı, sıvı ve katı atık oluşumu gibi olumsuz etkilerin yer aldığı doğru mudur? Bu etkiler ortadayken ÇED sürecinin başlatılması nasıl gerekçelendirli inektedir?

6. Proje sahasının çevre düzeni planında orman ve tarım arazisi içinde kaldığı doğru mudur?

Doğruysa orman ve tarım alanlarında bu ölçekte bir madencilik faaliyetine hangi kamu yararı gerekçesiyle izin verilmektedir?

7. Kula-Salihli Jeoparkı' nin UNESCO Küresel Jeopark statüsü dikkate alınarak UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'ndan, Jeopark Belediyeler Birliği'nden, ilgili belediyelerden, üniversitelerden, bilim insanlarından ve yerel halktan görüş alınmış mıdır?

8. Bakanlığınız, Türkiye'nin ilk ve tek UNESCO Küresel Jeoparkı'nın yakınında planlanan bu maden projesinin UNESCO statüsüne, jeoturizm potansiyeline ve Türkiye'nin uluslararası doğa koruma yükümlülüklerine etkisini değerlendirmiş midir?

9. Proje kapsamında kırma-eleme, yıkama, kurutma ve zenginleştirme tesisi kurulması planlandığına göre, su kullanımı, atık su yönetimi, pasa depolama, toz bastırma, nakliye güzergâhları ve kamyon trafiği için hangi önlemler öngörülmektedir?

10. Gediz Nehri'ne ve havzanın tarımsal üretimine olası etkiler bakımından DSİ, Tarım ve Orman Bakanlığı, Manisa Valiliği, ilgili belediyeler ve bilimsel kuruluşlardan görüş alınmış mıdır?

11. Kula-Salihli Jeoparkı çevresinde son beş yılda kaç maden ruhsatı, kaç ÇED başvurusu, kaç "ÇED gerekli değildir" veya "ÇED olumlu" kararı verilmiştir? Bakanlığınız, Kula-Salihli Jeoparkı çevresinde maden ruhsatlarının ve ÇED süreçlerinin alanı parça parça kuşatmasına karşı bütüncül bir koruma planı hazırlamakta mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** Ali Karaoba (CHP, Uşak). “Kula-Salihli Jeoparkı yakınında yapılması planlanan maden projesi için başlatılan ÇED sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46261, 1 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46261-kula-salihli-jeoparki-yakininda-yapilmasi-planlanan-maden-projesi-icin-baslatilan-ced-sure (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/98215ac8-1446-42ac-9e7a-019f1e14b79f

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
