# Avrupa Parlamentosunun 2025 Yılı Türkiye Raporu'nda yer verilen bazı tespitlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/46523
- **Veren:** Cem Avşar (CHP, Tekirdağ)
- **Muhatap:** Dışişleri Bakanlığı (Hakan Fidan)
- **Veriliş tarihi:** 13 Temmuz 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2c3a847c-e865-4b8c-afbf-019f607fd9e0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46523-avrupa-parlamentosunun-2025-yili-turkiye-raporu-nda-yer-verilen-bazi-tespitlere-iliskin

> Cem Avşar (CHP), 13 Temmuz 2026 tarihinde 7/46523 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Dışişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim

17 Haziran 2026 tarihinde Avrupa Parlamentosu 2025 Yılı Türkiye Raporu kabul edilmiştir. Raporun Çerçeve başlığında;

AB ve Türkiye, 23 Kasım 20233 tarihli AB-Türkiye ilişkileri hakkında Ortak Bildirim'de yer alan tavsiyeler ve ilgili AB Zirvesi Sonuçları doğrultusunda, karşılıklı çıkar alanlarında yeniden işbirliği sürecini devam ettirmektedir. Söz konusu Zirve Sonuçlarında ortaya konulan koşullara tabi olmak kaydıyla AB, Türkiye ile kademeli, orantılı ve geri çevrilebilir şekilde yapıcı bir işbirliği tesis ederken ortak çıkar alanlarında yüksek düzeyde angajman devam etmiştir. Türkiye ile yürütülen katılım müzakereleri, Aralık 2024 tarihli Konsey Sonuçlarında da tekrar edildiği üzere, 2018'den bu yana durma noktasındadır. AB'nin, demokratik standartlar, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel haklara saygının giderek kötüleşmesiyle ilgili ciddi endişeleri giderilmemiştir. 2025'in başından bu yana seçilmiş yetkililer, muhalif figürler, siyasi aktivistler, sivil toplum ve iş dünyası temsilcileri, gazeteciler ve diğer kişilere yönelik tutuklamalar ve suçlamalar, Türkiye'nin demokratik geleneğine bağlılığının giderek daha fazla sorgulanmasına yol açmış ve yargı bağımsızlığı konusundaki endişeleri derinleştirmiştir.", ifadelere yer verilmiş ve ilerleme fasılları çerçevesinde ülkemizin durumu değerlendirilmiştir. Ekonomik açıdan ise Türkiye, 2024'te 210 milyar avroya ulaşan rekor ticaret hacmiyle AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı olmaya devam etmiştir. Türkiye aynı zamanda giderek daha aktif ve çok katmanlı bir dış politika ortaya koymuştur. Artan jeopolitik sınamalar, özellikle Suriye, Ukrayna, Gazze ve Güney Kafkasya'daki gelişmelerle bağlantılı olarak, Türkiye'nin stratejik bölgesel rolünü daha da belirginleştirmiştir.

Söz konusu Raporda dış ilişkilere Fasıl 31: Dış, Güvenlik ve Savunma Politikası başlıklarında tespit edilen bulgular ile söz konusu fasıla ilişkin raporun çeşitli yerlerinde geçen kısımlarla ilgili Komisyonun yerine getirilmeyen önceki raporda yer alan tavsiyelerin hala geçerliliğini koruduğu ve gelecek yıl atılması gereken adımlara yer verilmiştir. Bu bağlamda;

1. 'Türkiye'nin AB'nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikasına (ODGP) ve Ortak Güvenlik ve Savunma Politikasına (OGSP) katılımını sağlayan kurumsal çerçeve mevcudiyetini

korumaktadır. Türkiye'nin AB adına Yüksek Temsilci tarafından yapılan açıklamalara ve yaptırımlarla ilgili Konsey kararlarına 2024'te %6 olan uyum oranı, 24 Ekim 2025 itibarıyla ne yazık ki %4 gibi oldukça düşük bir seviyede kalmıştır." Söz konusu Konsey kararlarının içeriği nedir? Uyum oranının bu derece düşük seviyelerde kalmasının gerekçesi nedir?

2. "Türkiye, Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü ve BM Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) dâhil olmak üzere başlıca BM antlaşmalarına ve 202rde çekildiği Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi'ne taraf değildir. Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Kadın, Barış ve Güvenlik konulu 1325 sayılı Karan'nın uygulanmasına yönelik bir Ulusal Eylem Planı (UEP) bulunmamaktadır.", söz konusu bulguda yer verildiği üzere ülkemizin bahse konu anlaşma ve sözleşmelere taraf olmamasının gerekçesi nedir? Bu husustaki yaklaşımınız nasıldır?

3. "Silahsızlanma ve silahların yayılmasının önlenmesiyle ilgili olarak Türkiye, uluslararası antlaşmaların ve sözleşmelerin neredeyse tümüne taraftır ve hukuki bağlayıcılığı olan yükümlülüklerine ve siyasi taahhütlerine uygun şekilde, ihracat kontrol rejimlerine ve siyasi açıdan bağlayıcı diğer düzenlemelere katılmaktadır. Bununla birlikte Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin, Silahsızlanma Konferansına ve diğer Düzenlemelere ve Komitelere katılımını engellemeye devam etmiştir. Türkiye, imzacısı olduğu Silah Ticareti Antlaşması'm henüz onaylamamıştır. Türkiye, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) çerçevesindeki AB açıklamalarına uyum sağlamamaktadır.", şeklinde raporda yer verilen ifadeler tarafınızca nasıl değerlendirilmektedir? Bu husustaki açıklamanız nedir?

4. "Türkiye, OGSP ve AB savunma girişimlerine dâhil olmaya yönelik arayışını sürdürürken, bir AB Üyesi Devleti, NATO ile iş birliğinin dışında tutma politikasına devam etmiştir. Politika ve Güvenlik Komitesi ile Kuzey Atlantik Konseyi arasındaki toplantılar 28 Mayıs 2025'te yeniden başlamışsa da Türkiye'nin AB-NATO işbirliği çerçevesine ilişkin dar yorumu, özellikle bilgi paylaşımı bakımından, teşkilatlar arasında gerçek ve sürdürülebilir bir ilişki tesisine yönelik temel unsurların geliştirilmesinin önünde engel oluşturmaya devam etmiştir.", şeklindeki ifadeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu hususta herhangi bir adım atılacak mıdır?

5. "Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) daha güçlü bir siyasi role sahip olmasına yönelik ısrarma devam ederken, uluslararası alanda tanınmayan sözde "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti"ni, TDT'ye gözlemci üye olarak katılması yoluyla meşrulaştırma çabalarını da artırmıştır. Bu adım, çözüm görüşmelerinin Birleşmiş Milletler himayesinde yeniden başlatılması için elverişli bir ortam oluşturulmasına yönelik çabalan baltalamaktadır.", şeklinde Raporda geçen ifadeye ilişkin Bakanlığınızca nasıl bir değerlendirme yapılmıştır? Bu hususta gerekli düzeltme talebinde bulunulmuştur?

6. Türkiye, AB'nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası'yla (ODGP) uyumunu artırmaya yönelik bir irade ortaya koymamıştır. Uyumun artırılmasına yönelik hiçbir çabanın bulunmaması, Türkiye'nin AB'ye katılma yönünde ilan ettiği stratejik hedefiyle çelişmektedir. Türkiye, aktif ve çok katmanlı bir dış politika izlemeye devam etmiştir. Artan jeopolitik zorluklar, Türkiye'nin stratejik bölgesel rolünü belirginleştirmiş ve ortak sınamaların ele alınması konusunda AB ile Türkiye'nin paylaştığı çıkar ve sorumluluğa dikkat çekmiştiri ve Komisyonun geçen yılki tavsiyelerinin yalnızca bir kısmı yerine getirildiği, bu nedenle söz konusu tavsiyelerin hâlâ geçerli olduğunu ifade edilmiş ve gelecek yıl, Türkiye'nin özellikle yapması gereken tavsiyelerine yer verilmiştir. Söz konusu geçen yıl ki tavsiyelerin yerine getirilmemesinin gerekçesi nedir? Gelecek yıl için yapılan tavsiye kararlarına ilişkin bir planınız var mıdır? Söz konusu 'AB'ye katılım hedefi' doğrultusunda kararlılık göstermek bağlamında bütüncül bir çalışma yürütülecek midir?

7. 2025 itibarıyla Türkiye, Kimyasal Silahlar Sözleşmesi (KSS) bağlamındaki AB açıklamalarına uyum sağlamayı bırakmıştır. Güvenlik tedbirleriyle ilgili olarak, Türkiye ile AB arasında, AB'nin gizlilik dereceli bilgilerinin (EUCI) paylaşılmasına ve korunmasına yönelik usullere ilişkin bir Bilgi Güvenliği Anlaşması bulunmamaktadır. 2006'dan bu yana Türkiye'nin OGSP (Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası) misyonlarına katılımı (AB'nin gizlilik dereceli bilgilerinin edinilmesi de dâhil), bir çerçeve anlaşma ile mümkün olmaktadır." söz konusu bulgu tarafınızca bilgi güvenliği açısından değerlendirilmiş midir? Herhangi bir anlaşma yapılmamasının gerekçesi

8. 'Türkiye'nin vize politikası, AB'nin vize politikasıyla, özellikle de vatandaşlarının AB'ye girmek için vize alması gereken ülkelerin listesiyle uyumlu değildir. Türkiye'nin, vize politikasını AB'nin vize politikasıyla daha uyumlu hâle getirmesi ' gerekmektedir. Bu uyum, (i) Türkiye'nin vize yükümlülüklerinin AB'nin vize muafiyeti tanınan ülkeler ve vize uygulanan ülkeler listeleriyle daha uyumlu hâle getirilmesini, (i1) sınırlarda vize verilmesine ve elektronik vize uygulamasına son verilmesini ve (iii) diplomatik misyonlarında vize verilmesiyle ilgili işlemlerin AB Vize Kodu'nda öngörülen koşullara ve usullere uygun biçimde yapılmasının sağlanmasını da içerecektir. Türkiye, Vize Serbestisi Yol Haritası'nda yer alan, tamamlanmamış altı kriterin yerine getirilmesinde ilerleme kaydetmemiştir.", söz konusu bulgunun aciliyeti bağlamında vize politikası hususunda atılması gereken adımlara ilişkin ne tür adımlar atılacaktır? Bu konuya yaklaşımınız nedir?

9. Dış sınırların yönetimine ilişkin hukuki çerçevenin iyileştirilmesi gerekmektedir. Altı kriter; Terörle Mücadele Kanunu, kişisel verilerin korunması hakkında mevzuat, AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşması'nın uygulanması, Europol'e ilişkin olarak AB ile uluslararası bir anlaşmanın akdedilmesi, Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubunun (GRECO) yolsuzlukla mücadeleye ilişkin tavsiyelerinin uygulanması ve tüm AB Üye Devletleriyle adli işbirliği konularını kapsamaktadır.", söz konusu mevzuat

düzenlemelerine ilişkin bir planlama yapılmakta mıdır? Bu hususta ne kadar yol kat edilmiştir?

10. Sınır Yönetimi Uygulama Kurulunun 6. toplantısı Aralık 2024'te gerçekleştirilmiştir.

Sınır Yönetimi Uygulama Kurulunun denetleme organı olan Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu, teşkil edilmesinden bu yana henüz toplanmamıştır. Belirli konularda kurumlar arası toplantılar teknik düzeyde gerçekleştirilmiştir. Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi (UKORAM) henüz tam olarak faaliyete geçmemiştir. İlgili tüm kurumlardan personel görevlendirmeleri tamamlanmıştır. UKORAM'a, diğer kurumlar üzerinde veri paylaşımı ve risk analizi konusunda yeterli yetkiyi vermemeye devam etmektedir. UKORAM'ın mevcut yasal çerçevesinin veri toplama, paylaşma, işleme ve ortak risk analizi dâhil eksikliklerini gidermek, statüsünü iyileştirmek ve görev ve yetkilerini, yönetmelik yerine daha geniş bir ulusal düzenleme kapsamında yeniden tanımlamak için çalışmalar devam etmektedir. UKORAM, kapsamlı veri paylaşım protokollerinin bulunmaması nedeniyle merkezi ve yerel kurumlardan, yalnızca temel düzeyde veri toplamaya başlamıştır. 2024'te, yalnızca açık kaynaklı ve elden teslim edilen veriler kullanılarak pilot risk analizi raporu ve birinci yıllık risk analizi raporu hazırlanmıştır. UKORAM, yazılımını daha ileri düzeyde analiz etmek için test verilerini kullanmaya devam etmiştir.", konuya ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmış mıdır? Bu hususta ne tür adımlar atılması planlanmaktadır? 11. "Türkiye'de hâlâ ulusal entegre sınır yönetimi stratejisi ve güncellenmiş bir eylem planı bulunmamaktadır. Bu belgeler, bu alandaki ulusal ve uluslararası çabaların ve girişimlerin tek bir çerçevede koordine edilmesini sağlayan temel politika belgeleridir. Türkiye, sınır yönetimi sistemini AB müktesebatıyla uyumlu hâle getirebilmek için entegre sınır yönetimi stratejisinin kabulünü hızlandırarak ve söz konusu stratejinin 2006 tarihli ulusal eylem planını güncelleyerek kurumlar arası ve uluslararası işbirliğini geliştirmek üzere çabalarını artırmalıdır.", bulguya konu 'ulusal entegre sınır yönetim stratejisi ve güncellenmiş bir eylem planı', hazırlamaya ilişkin bir çalışmanız var mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** Cem Avşar (CHP, Tekirdağ). “Avrupa Parlamentosunun 2025 Yılı Türkiye Raporu'nda yer verilen bazı tespitlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46523, 13 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46523-avrupa-parlamentosunun-2025-yili-turkiye-raporu-nda-yer-verilen-bazi-tespitlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2c3a847c-e865-4b8c-afbf-019f607fd9e0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
