# Avrupa Parlamentosunun 2025 Yılı Türkiye Raporu'nda yer verilen bazı tespitlere ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/46557
- **Veren:** Cem Avşar (CHP, Tekirdağ)
- **Muhatap:** Sağlık Bakanlığı (Kemal Memişoğlu)
- **Veriliş tarihi:** 13 Temmuz 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7ef79339-b622-4bf2-907a-019f60e875bc
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46557-avrupa-parlamentosunun-2025-yili-turkiye-raporu-nda-yer-verilen-bazi-tespitlere-iliskin

> Cem Avşar (CHP), 13 Temmuz 2026 tarihinde 7/46557 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim

17 Haziran 2026 tarihinde Avrupa Parlamentosu 2025 Yılı Türkiye Raporu kabul edilmiştir. Raporun Çerçeve başlığında;

AB ve Türkiye, 23 Kasım 20233 tarihli AB-Türkiye ilişkileri hakkında Ortak Bildirim'de yer alan tavsiyeler ve ilgili AB Zirvesi Sonuçları doğrultusunda, karşılıklı çıkar alanlarında yeniden işbirliği sürecini devam ettirmektedir. Söz konusu Zirve Sonuçlarında ortaya konulan koşullara tabi olmak kaydıyla AB, Türkiye ile kademeli, orantılı ve geri çevrilebilir şekilde yapıcı bir işbirliği tesis ederken ortak çıkar alanlarında yüksek düzeyde angajman devam etmiştir. Türkiye ile yürütülen katılım müzakereleri, Aralık 2024 tarihli Konsey Sonuçlarında da tekrar edildiği üzere, 2018'den bu yana durma noktasındadır. AB'nin, demokratik standartlar, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel haklara saygının giderek kötüleşmesiyle ilgili ciddi endişeleri giderilmemiştir. 2025'in başından bu yana seçilmiş yetkililer, muhalif figürler, siyasi aktivistler, sivil toplum ve iş dünyası temsilcileri, gazeteciler ve diğer kişilere yönelik tutuklamalar ve suçlamalar, Türkiye'nin demokratik geleneğine bağlılığının giderek daha fazla sorgulanmasına yol açmış ve yargı bağımsızlığı konusundaki endişeleri derinleştirmiştir.", ifadelere yer verilmiş ve ilerleme fasılları çerçevesinde ülkemizin durumu değerlendirilmiştir. Ekonomik açıdan ise Türkiye, 2024'te 210 milyar avroya ulaşan rekor ticaret hacmiyle AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı olmaya devam etmiştir. Türkiye aynı zamanda giderek daha aktif ve çok katmanlı bir dış politika ortaya koymuştur. Artan jeopolitik sınamalar, özellikle Suriye, Ukrayna, Gazze ve Güney Kafkasya'daki gelişmelerle bağlantılı olarak, Türkiye'nin stratejik bölgesel rolünü daha da belirginleştirmiştir.

Söz konusu Raporda, Fasıl 28: Tüketicinin ve Sağlığın Korunması başlığında tespit edilen bulgular ile söz konusu fasıla ilişkin raporun çeşitli yerlerinde geçen kısımlarla ilgili Komisyonun yerine getirilmeyen önceki raporda yer alan tavsiyelerin hâlâ geçerliliğini koruduğu ve gelecek yıl atılması gereken adımlara yer verilmiştir.

Bu bağlamda;

1. "Raporlama döneminde, özellikle sağlık hizmetlerine yönelik sürveyans sisteminin güçlendirilmesi ve sınır aşan ciddi sağlık tehditleri ile mücadele edilmesi ile ruh sağlığı hizmetlerinin kurumsal yapının dışına çıkarılması konularında sınırlı ilerleme

kaydedilmiştir. Komisyonun geçen yılki tavsiyelerinin yalnızca bir kısmı yerine getirilmiştir ve bu nedenle söz konusu tavsiyeler büyük ölçüde geçerlidir.", şeklinde bulgulara yer verilmiş ve "Gelecek yıl, Türkiye'nin özellikle: merkez ve taşra düzeyinde halk sağlığı ile ilgili acil durumlar risk değerlendirmesi ve risk yönetimi için yeterli kaynak sağlayarak ve atetlere karşı hazırlık ve müdahaleye yönelik iş gücünü ve idari kapasitesini artırarak temel sağlık hizmetlerini güçlendirmesi; mevzuatını, insan kaynaklı maddelere ilişkin yeni AB Tüzüğü ile uyumlaştırmaya hazırlanmaya başlaması gerekmektedir."

', gibi tavsiye kararlarında bulunulmuştur. Söz konusu bulgu ve tavsiyelere ilişkin Bakanlığınız tarafından herhangi bir değerlendirme yapılmış mıdır? Bu hususlarda bir planlama yapılacak mıdır?

'Yatay konularda, Tek Sağlık Stratejisi'nin hayata geçirilmesine yönelik hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. Hükümetin nüfus artış stratejisi, üreme sağlığı alanında uzman, eğitimli sağlık çalışanlarının sayısında azalmaya, özellikle kırsal bölgelerde doğum kontrol ve doğum öncesi bakım hizmetlerine erişimin sınırlanmasına ve kürtaj hizmeti sunan kamu hastanelerinin sayısında azalmaya neden olmuştur.", söz konusu bulgu bağlamında "Tek Sağlık Stratejisi'nin uygulamaya alınmamasının gerekçesi nedir? Bu hususta bir planlama yapılmakta mıdır? 3. "En son Ulusal Antimikrobiyal Direnç ile Mücadele Ulusal Eylem Planı'nın (2017-2022) uygulanmasından bu yana antiinikrobiyal direnç konusunda herhangi bir güncelleme bildirilmemiştir.", söz konusu alanda ne tür çalışmalar yapılmaktadır? 4. "Kan, doku, hücre ve organlar konusunda, organ bağışı oranı düşmeye devam etmiş ve organ nakli bekleyen hasta sayısı 33.000'i aşmıştır. Türkiye'nin, kan, doku ve hücrelere ilişkin önceki direktiflerin yerini alan insan kaynaklı maddelere ilişkin yeni AB müktesebatıyla uyum sağlaması gerekmektedir.", söz konusu tavsiye kararı bağlamında "insan kaynaklı maddelere ilişkin yeni AB müktesebatıyla uyum sağlaması' hususunda ne tür çalışmalar yapılmakta mıdır? Ülke, sınır ötesi sağlık hizmetlerinde hasta haklarına ilişkin AB müktesebatıyla uyumlu değildir. Türkiye, Ocak 2025'te yürürlüğe giren Sağlık Teknolojisi Değerlendirmesine ilişkin 2021/2282 sayılı yeni AB Tüzüğü'yle de uyum sağlamalıdır.", bu hususta düşünceniz nedir? 6. Raporda, "Bağımsız bir ruh sağlığı yasası henüz kabul edilmemiştir. Şağlıkta eşitsizlikler konusunda, bebek ve 5 yaş altı çocuk ölüm oranları 1.000 canlı doğumda sırasıyla 9 ve 11,1 ile yüksek seviyelerde kalmış ve Güneydoğu, Doğu ve iç Anadolu bölgelerindeki illerde belirgin farklılıklar görülmüştür. Türkiye, doktorların, hastane yataklarının ve hastanelerin bölgesel dağılımında da sergilemektedir. Güvenli annelik, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine erişim, özellikle kadınlar ve ergenler için kritik bir sorun olmaya devam etmektedir. Rahim ağzı kanserine ilişkin olarak, 2024'te 30-65 yaş aralığındaki 3.527.259 kadına birinci ve ikinci basamak tarama yapılmıştır. Türkiye'nin, İnsan Papilloma Virüsü (HPV) aşısını Genişletilmiş Ulusal Aşı Programı'na 15 yaş altı kız ve erkek çocukları kapsayacak şekilde dâhil etmesi gerekmektedir.", şeklinde yer verilen bulguların giderilmesine ilişkin bir planlama yapılmış mıdır? Bu hususta yaklaşımınız nedir?

---

**Kaynak gösterme:** Cem Avşar (CHP, Tekirdağ). “Avrupa Parlamentosunun 2025 Yılı Türkiye Raporu'nda yer verilen bazı tespitlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46557, 13 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46557-avrupa-parlamentosunun-2025-yili-turkiye-raporu-nda-yer-verilen-bazi-tespitlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7ef79339-b622-4bf2-907a-019f60e875bc

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
