# Japonya'da gözaltındayken şüpheli şekilde hayatını kaybeden bir Türk vatandaşına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/46630
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Dışişleri Bakanlığı (Hakan Fidan)
- **Veriliş tarihi:** 16 Temmuz 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f7800850-93f1-44d1-a49c-019f6f3b7e61
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46630-japonya-da-gozaltindayken-supheli-sekilde-hayatini-kaybeden-bir-turk-vatandasina-iliskin

> Öznur Bartin (DEM Parti), 16 Temmuz 2026 tarihinde 7/46630 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Dışişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Japonya'da yaşayan Hakkârili Kürt senarist ve oyuncu Murat Çiçek'in, 25 Haziran 2026 tarihinde geçirdiği maddi hasarlı bir trafik kazasının ardından gözaltına alınması ve 3 Temmuz 2026 tarihinde gözaltında şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesi, devlet gözetimi altında gerçekleşen ve bütün yönleriyle aydınlatılması gereken şüpheli bir ölüm olarak kamu vicdanında derin kaygılara neden olmuştur. Kamuoyuna yansıyan bilgiler; gözaltı süreci, iletişim hakkının kullanımı, sağlık hizmetlerine erişim, ölümün gerçekleşme koşulları ve yürütülen soruşturmanın kapsamına ilişkin çok sayıda belirsizliği beraberinde getirmektedir. Edinilen bilgilere göre Murat Çiçek, gözaltına alınmasının ardından dış dünya ile iletişim kuramamış; ailesi ve yakınları günler boyunca kendisine ulaşamamış, ölüm haberi ise olaydan günler sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin Japonya'daki diplomatik temsilciliği aracılığıyla aileye iletilmiştir. Ölüm nedeni, gözaltı sürecinde yaşananlara ilişkin resmi kayıtlar, sağlık raporları, otopsi bulguları ve soruşturmanın seyri konusunda kamuoyunu tatmin edecek düzeyde şeffaf bir açıklama yapılmamış olması, olayın tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasını zorunlu kılmaktadır.

Devlet gözetiminde meydana gelen her şüpheli ölüm, yaşam hakkının korunmasına ilişkin pozitif yükümlülükler kapsamında etkili, bağımsız, tarafsız ve şeffaf bir soruşturmayı gerektirir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2'nci maddesi, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Işkence ve Diğer Zalimane, Insanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme, Mandela Kuralları ile Hukuka Aykırı Ölümlerin Etkili Soruşturulmasına İlişkin Minnesota Protokolü; devlet gözetiminde meydana gelen ölümlerde maddi gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasını, delillerin korunmasını, kamu görevlilerinin olası eylem veya ihmallerinin araştırılmasını ve cezasızlığa yol açmayacak etkili soruşturma mekanizmalarının işletilmesini devletlerin temel yükümlülüğü olarak düzenlemektedir.

Bunun yanında, 1963 tarihli Viyana Konsolosluk Ilişkileri Sözleşmesi uyarınca gözaltına alınan yabancı ülke yurttaşlarının konsolosluk makamlarına erişim hakkı uluslararası hukukun temel güvencelerinden biridir. Bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti'nin diplomatik temsilciliklerinin süreçten hangi aşamada haberdar edildiği, Murat Çiçek ile konsolosluk görevlileri arasında görüşme sağlanıp sağlanmadığı, ölüm gerçekleşmeden önce ve sonrasında hangi diplomatik ve hukuki girişimlerin yürütüldüğü ile Japon makamlarından hangi bilgi ve belgelerin talep edildiği kamuoyunca bilinmemektedir.

Diğer taraftan Japonya'da yaşayan Kürt halkının ve çeşitli insan hakları kuruluşlarının, olayın son dönemde Kürtlere yönelik artan ayrımcı söylemler ve nefret kampanyaları bağlamında da değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin açıklamaları bulunmaktadır. Bu iddiaların doğruluğu ancak bağımsız ve etkili bir soruşturma sonucunda ortaya konulabilir. Bu nedenle yürütülen soruşturmanın olası ayrımcılık veya nefret saiki iddialarını da kapsayacak şekilde yürütülmesi, yaşam hakkının korunması ve adaletin tesisi bakımından zorunludur.

Yaşam hakkının etkin biçimde korunabilmesi, devlet gözetiminde meydana gelen her şüpheli ölümün hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılmasına, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına ve sorumluluğu bulunan kişi ya da kamu görevlilerinin hukuk önünde hesap vermesini sağlayacak etkili mekanizmaların işletilmesine bağlıdır. Bu çerçevede kamuoyunun doğru ve eksiksiz biçimde bilgilendirilmesi, Murat Çiçek'in gözaltında gerçekleşen şüpheli ölümüne ilişkin tüm belirsizliklerin giderilmesi, ölümün meydana geliş koşullarının bütün yönleriyle açığa çıkarılması, varsa ihmal, kusur veya sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların tespit edilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin yurt dışında bulunan yurttaşlarının yaşam hakkının korunmasına ilişkin pozitif yükümlülüklerini etkin biçimde yerine getirip getirmediğinin açıklığa kavuşturulması amacıyla olayın tüm boyutlarıyla araştırılması gerekmektedir. Bu bağlamda;

1. Murat Çiçek'in Japonya'da gözaltına alınması ve ardından meydana gelen şüpheli ölüm hakkında Bakanlığınız ilk olarak hangi tarihte, hangi resmi makam tarafından ve hangi içerikte bilgilendirilmiştir?

2. Murat Çiçek'in gözaltına alınmasının ardından 1963 tarihli Viyana Konsolosluk Ilişkileri Sözleşmesi kapsamında Türkiye Cumhuriyeti'nin diplomatik temsilciliklerine derhâl bildirim yapılıp yapılmadığı araştırılmış mıdır? Bildirim yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin herhangi bir tespit bulunmakta mıdır?

3. Murat Çiçek'in gözaltında bulunduğu süre boyunca konsolosluk görevlilerinin kendisiyle görüşmesi için girişimde bulunulmuş mudur? Bulunulmuş ise sonucu ne olmuştur?

4. Bakanlığınız tarafından Japon makamlarından; gözaltı tutanakları, sağlık kayıtları, otopsi raporu, toksikolojik inceleme raporu, kamera kayıtları ve soruşturma dosyasının paylaşılması resmî olarak talep edilmiş midir?

5. Murat Çiçek'in gözaltında yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturmanın Minnesota Protokolü ve diğer uluslararası insan hakları standartlarına uygun yürütülmesi yönünde Japon makamları nezdinde herhangi bir diplomatik girişimde bulunulmuş mudur?

Olayın meydana geldiği tarihten bugüne kadar Japon makamlarıyla kaç resmi görüşme gerçekleştirilmiş; bu görüşmelerde hangi bilgi ve belgeler talep edilmiş, hangi cevaplar alınmıştır?

7. Japonya'da son dönemde Kürt halkına yönelik ayrımcı söylem ve nefret kampanyalarına ilişkin uluslararası raporlar ve kamuoyuna yansıyan bilgiler dikkate alındığında, Murat Çiçek'in şüpheli ölümünün olası ayrımcılık veya nefret saiki yönünden de araştırılması talep edilmiş midir?

8. Murat Çiçek'in ailesine süreç boyunca hangi konsolosluk, hukuki ve diplomatik destek sağlamış; ailenin bilgiye erişim hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için hangi mekanizmalar işletilmiştir?

9. Bakanlığınız, Murat Çiçek'in gözaltında meydana gelen şüpheli ölümünün bütün yönleriyle aydınlatılması amacıyla uluslararası kuruluşlar veya Japon makamları nezdinde ilave girişimlerde bulunmayı planlamakta mıdır?

10. Bakanlığınız, Murat Çiçek'in gözaltında şüpheli şekilde yaşamını yitirmesine ilişkin olayda maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, cezasızlığın önlenmesi ve sorumluların hesap vermesinin sağlanması amacıyla bundan sonraki süreçte hangi somut adımları atacaktır?

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Japonya'da gözaltındayken şüpheli şekilde hayatını kaybeden bir Türk vatandaşına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46630, 16 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46630-japonya-da-gozaltindayken-supheli-sekilde-hayatini-kaybeden-bir-turk-vatandasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f7800850-93f1-44d1-a49c-019f6f3b7e61

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
