# Fahri Kuran kursu öğreticilerinin kadroya alınması talebine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/46825
- **Veren:** Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli)
- **Muhatap:** Cumhurbaşkanı Yardımcılığı (Cevdet Yılmaz)
- **Veriliş tarihi:** 21 Temmuz 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3e5eb294-32f0-46be-91ab-019f8888ad42
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46825-fahri-kuran-kursu-ogreticilerinin-kadroya-alinmasi-talebine-iliskin

> Yasin Öztürk (İYİ Parti), 21 Temmuz 2026 tarihinde 7/46825 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet YILMAZ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.

Fahri Kur'an Kursu Öğreticilerinin Feryadını Kim Duyacak?

Bir Devletin adaleti, en çok emeği görünmeyen insanlara nasıl davrandığıyla ölçülür. Bugün Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yıllardır görev yapan Fahri (Geçici) Kur'an Kursu Öğreticilerinin yaşadığı mağduriyet, yalnızca bir personel sorunu değil; Sosyal Devlet ilkesinin ve çalışma hayatındaki adalet anlayışının ağır bir şekilde yara aldığının göstergesidir.

On beş, hatta yirmi yıla yaklaşan süre boyunca Kur'an kurslarında görev yapan, binlerce çocuğa ve Vatandaşa dini eğitim veren. Diyanetin en önemli hizmetlerinden birini omuzlayan bu emektar kadınlar, ne yazık ki yıllardır geçici statünün arkasına saklanılarak haklarından mahrum bırakılmaktadır.

İşin en acı tarafı ise, bu insanların göreve geliş süreçlerinin hiçbir şekilde rastgele olmamasıdır. KPSS'ye giriyorlar, DHBT'yi başarıyla tamamlıyorlar, mülakatlardan geçiyorlar ve kadrolu personelle aynı görevi, aynı sorumlulukla yerine getiriyorlar. Ancak hak ve güvence söz konusu olduğunda kendilerine "Siz Diyanet personeli değilsiniz." deniliyor.

O halde sorulması gereken soru çok açıktır; On beş yıldır Diyanetin hizmetini kim yürüttü? Aynı kürsüde ders anlatan, aynı öğrencileri yetiştiren, aynı kurumun yükünü taşıyan insanlar yıllarca Diyanetin personeli değil idiyse, hangi kurum adına çalıştırıldılar?

Bu çelişkinin hukuki bir açıklaması olmadığı gibi vicdani bir izahı da yoktur. Daha vahimi, bu kadınlar her yıl yeniden belirsizliğe mahkûm edilmektedir. Sürekli sınav, sürekli görevlendirme endişesi, sürekli işsiz kalma korkusu... Ayda yalnızca sekiz gün sigorta bildirimi yapılması nedeniyle emeklilik hakları ellerinden alınmakta, SGK prim borçlarıyla karşı karşıya bırakılmaktadırlar. Üstelik aldıkları ücretler çoğu zaman asgari ücretin yarısına dahi ulaşmamakta, hak ettikleri ödemeler ise keyfi gecikmelerle aylar sonra yapılmaktadır.

Kadın emeğine değer verdiğini söyleyenlerin, konu Fahri Kur'an Kursu Öğreticileri olduğunda sessizliğe bürünmesi büyük bir çelişkidir. Aileyi güçlendirmekten söz edenler, o aileyi ayakta tutmaya çalışan kadınların emeğini görmezden gelmektedir. Sosyal Devletten bahsedenler, yıllarca kamu hizmeti veren insanları sosyal güvenceden mahrum bırakmaktadır.

Üstelik bu mağduriyet yeni de değildir. Yıllardır çözüm beklemekte, defalarca söz verilmekte ancak hiçbir somut adım atılmamaktadır. 2018 yılında verilen kadro sözünün üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen binlerce insan hâlâ aynı belirsizliğin içinde yaşam mücadelesi vermektedir. Verilen sözlerin tutulmaması yalnızca idari bir eksiklik değil, devlete duyulan güveni de zedeleyen ciddi bir

Artık yapılması gereken bellidir. Bu emektar öğreticilere görevde olup olmadıklarına bakılmaksızın SGK prim günleri esas alınarak Tecrübe Kadrosu verilmelidir. Sigorta süreleri otuz güne tamamlanmalı, emeklilik hakları güvence altına alınmalı ve yıllardır süren bu adaletsizlik sona erdirilmelidir.

Bu insanlar ayrıcalık istemiyor. Lütuf istemiyor. Yıllarını verdikleri kamu hizmetinin karşılığını, alın terlerinin hakkını ve insan onuruna yakışır çalışma şartlarını talep ediyorlar.

Bu Bağlamda;

1. Türkiye genelinde halen görev yapan ve daha önce görev yapmış Fahri (Geçici) Kur'an Kursu Öğreticisi sayısı kaçtır?

2. On yılın, on beş yılın ve yirmi yılın üzerinde hizmeti bulunan öğretici sayısı kaçtır?

3. Ayda yalnızca sekiz gün sigorta bildirimi yapılmasının hukuki dayanağı nedir?

4. Bu uygulamanın emeklilik hakkını fiilen ortadan kaldırdığı bilinmesine rağmen neden devam ettirilmektedir?

5) 2018 yılında kadro konusunda verilen sözlerin bugüne kadar yerine getirilmemesinin gerekçesi 6) Görevde olup olmadıklarına bakılmaksızın SGK prim günleri esas alınarak Tecrübe Kadrosu verilmesine yönelik bir yasal veya idari çalışma yürütülmekte midir?

7) Sigorta sürelerinin otuz güne tamamlanması ve emeklilik haklarının güvence altına alınmasına yönelik bir çalışmanız bulunmakta mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Fahri Kuran kursu öğreticilerinin kadroya alınması talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46825, 21 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46825-fahri-kuran-kursu-ogreticilerinin-kadroya-alinmasi-talebine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3e5eb294-32f0-46be-91ab-019f8888ad42

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
