# S-400 hava savunma sisteminin akıbetine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/46963
- **Veren:** Ali Karaoba (CHP, Uşak)
- **Muhatap:** Cumhurbaşkanı Yardımcılığı (Cevdet Yılmaz)
- **Veriliş tarihi:** 16 Temmuz 2026
- **Durum:** Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5be890bd-298a-4eec-971f-019f6fdffef2
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46963-s-400-hava-savunma-sisteminin-akibetine-iliskin

> Ali Karaoba (CHP), 16 Temmuz 2026 tarihinde 7/46963 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 96. maddeleri gereğince talep ederim.

2019 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, S-400 hava savunma sistemi konusunda geri adım atılmayacağını belirten açıklamalar yapmış; kamuoyuna 'biz S-400'ü alacağız demiyoruz, aldık; bu iş bitti" anlamına gelen net mesajlar verilmiştir. S-400 alımı o dönem iktidar tarafından "egemenlik", "bağımsız savunma politikası" ve "milli duruş" olarak sunulmuştur.

Ancak ulusal ve uluslararası basına yansıyan haberlerde, Türkiye'nin S-400 sistemlerini F-35 programına dönüş ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması süreci kapsamında ismi açıklanmayan bir Körfez ülkesine sattığı iddia edilmektedir. Bu tablo, yıllarca "geri adım yok" denilerek savunulan bir tercihin, ağır maliyetler doğurduktan sonra sessizce elden çıkarılmaya çalışılıp çalışılmadığı sorusunu ve Türkiye'nin bu süreçten neden zararlı çıktığı sorularını akla getirmektedir. Türkiye, S-400 alımı nedeniyle F-35 programından çıkarılmış, milyarlarca dolarlık savunma sanayi ortaklığı zarar görmüş, CAATSA yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmış ve Türk Hava Kuvvetleri'nin modernizasyon takvimi ağır biçimde etkilenmiştir. Şimdi aynı sistemlerin Körfez ülkelerine devrinin konuşulması, dış politikada ve savunma planlamasında ağır bir tutarsızlık, görüntüsü yaratmaktadır. Bu bağlamda;

1. Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemlerini ismi açıklanmayan bir Körfez ülkesine devretmesi, satması, konuşlandırması veya üçüncü bir ülkeye emanet etmesi yönünde yürütülen görüşmelerin detayları kamuoyu ile neden paylaşılmamaktadır? Cumhurbaşkanlığı, S-400 alımmdan bugüne kadar ortaya çıkan siyasi, askeri, ekonomik ve diplomatik maliyetlere ilişkin kapsamlı bir raporu TBMM'ye sunacak mıdır?

2. 2019 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından "bu iş bitti" denilerek savunulan S-400 politikasından bugün fiilen geri adım mı atılmaktadır?

3. S-400 alımı nedeniyle Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasının, CAATSA yaptırımlarının ve savunma sanayii kayıplarının bugüne kadarki toplam maliyeti nedir?

4. S-400 sistemlerinin Körfez ülkelerine devri iddiası doğruysa, bu karar hangi kurumlar tarafından, hangi güvenlik ve dış politika gerekçeleriyle değerlendirilmektedir?

5. Türkiye, F-35 programına yeniden dahil olmak veya CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasını sağlamak amacıyla S-400 sistemlerinin devri, pasifleştirilmesi, üçüncü ülkeye gönderilmesi ya da Türkiye dışına çıkarılması yönünde ABD'ye herhangi bir taahhütte bulunmuş mudur?

6. S-400 alimim yıllarca "bağımsızlık" olarak anlatan iktidarın, bugün aynı sistemi elden çıkarmayı tartışması kamuoyuna nasıl açıklanacaktır?

---

**Kaynak gösterme:** Ali Karaoba (CHP, Uşak). “S-400 hava savunma sisteminin akıbetine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46963, 16 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46963-s-400-hava-savunma-sisteminin-akibetine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5be890bd-298a-4eec-971f-019f6fdffef2

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
