# Diyarbakır'da gerçekleşen kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/49100
- **Veren:** Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Mahinur Özdemir Göktaş)
- **Veriliş tarihi:** 9 Eylül 2026
- **Durum:** Cevap bekleniyor
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e6b32541-73e2-467f-b7fd-01a08ae8e55a
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-49100-diyarbakir-da-gerceklesen-kadina-yonelik-siddet-olaylari-ile-kadin-cinayetlerine-iliskin

> Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti), 9 Eylül 2026 tarihinde 7/49100 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. Cevap bekleniyor.

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Diyarbakır'da kadınların maruz kaldığı şiddet ve peş peşe gelen şüpheli ölümler, kentteki kadınların can güvenliğinin kalmadığını gösteriyor. Sadece ilk 7 ayda 2 bin 520 kadının şiddet sebebiyle resmi makamlara başvurması, vahim bir tablonun net bir göstergesidir. Her yıl bir önceki yılı aşarak katlanan kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler, yalnız can kayıplarıyla sınırlı kalmıyor; tallerin olayın üzerini örtme ve aileleri susturma çabalarıyla daha da tehlikeli bir boyuta ulaşıyor.

Nitekim Bağlar ilçesine bağlı Kırmasırt Mahallesi'nde 20 Haziran'da evinde ölü bulunan 2 çocuk annesi ve 2 aylık hamile Nurcan Akirinç'in ardından yaşananlar bu durumun en somut örneği. Nurcan Akirinç'in şüpheli ölümünün hemen ardından ailesi sistemli bir baskı cenderesine alındı. Anne Asiye Akirinç'in beyanlarına göre aile, ölüm öncesinde ve sonrasında dini nikahlı eş M.A. ve yakınları tarafından tehdit edildi. Haberlerin kaldırılması ve olayın kamuoyundan gizlenmesi için köylüler ve köy imamı aracı kılınarak aileye gözdağı verildi. Baba Hasan Akirinç'in jandarmaya başvurusu üzerine koruma kararı alınmış olsa da bu vaka, faillerin adalet arayışını boğmak için yerel mekanizmaları nasıl fütursuzca kullandığını açıkça sergiliyor. Soruşturmaların karartılmasına göz yummak ve tehdit edilen aileleri koruyamamak, devleti bu suçların doğrudan ortağı haline getirir. Bu bağlamda;

1. Diyarbakır'da ilk 7 ay gibi kısa bir sürede 2 bin 520 kadının şiddet başvurusu yapmış olması karşısında, bölgeye özel acil önlem ve kriz müdahale planı hazırlanmış mıdır?

2. Kadına yönelik şiddetle mücadelede Bakanlığınızın hedefleri ve söylemleri ortadayken, başta İçişleri ve Adalet Bakanlıkları olmak üzere diğer kurumların sahadaki yetersiz ve uyuşmayan pratiklerini nasıl değerlendiriyorsunuz; bu kurumsal. direnç ve koordinasyonsuzluğu gidermek adına ne tür somut adımlar atmaktasınız?

3. Bölgedeki ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri) ve kadın konukevlerinin kapasiteleri, katlanarak artan bu şiddet ve başvuru sayılarını karşılamakta yeterli midir; yeni merkez açılması planlanmakta mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'da gerçekleşen kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/49100, 9 Eylül 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-49100-diyarbakir-da-gerceklesen-kadina-yonelik-siddet-olaylari-ile-kadin-cinayetlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e6b32541-73e2-467f-b7fd-01a08ae8e55a

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
