# Bazı portföy yönetim şirketlerince yönetilen fonların tasfiye süreci ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/50224
- **Veren:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Akın Gürlek)
- **Veriliş tarihi:** 5 Ekim 2026
- **Durum:** Cevap bekleniyor
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/35a79289-a345-4035-a26c-01a10fee8607
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-50224-bazi-portfoy-yonetim-sirketlerince-yonetilen-fonlarin-tasfiye-sureci-ile-ilgili-yurutulen

> Öznur Bartin (DEM Parti), 5 Ekim 2026 tarihinde 7/50224 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevap bekleniyor.

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin Hakkâri Milletvekili

Türkiye sermaye piyasalarında yaşanan "fon krizi", 17 Eylül 2026 tarihinde 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasıyla yüz binlerce yurttaşın birikimini ilgilendiren ağır bir kamu sorununa dönüşmüştür. SPK'nın açıklamasına göre söz konusu fonlarda 455.758 tekil yatırımcı bulunmaktadır. Fonların toplam büyüklüğünün yaklaşık 20 milyar dolar olduğu bildirilmektedir. Bu tutarın tamamının yolsuzluk sonucu kaybedildiğini söylemek hukuken mümkün değildir; ancak bu devasa hacmin ne kadarının gerçek varlık karşılığı olduğu, ne kadarının olağan dışı değerlemelerden oluştuğu, ortaya çıkan fiilf zararın ve varsa haksız kazancın hangi tutara ulaştığı bütün yönleriyle ortaya çıkarılmalıdır.

Yaşananlar sıradan bir piyasa dalgalanması olarak değerlendirilemez. Bazı fonlarda olağanüstü getiriler ve düşük dolaşımlı hisselerde temel finansal göstergelerle açıklanamayan fiyat hareketleri görülmüştür. Reuters tarafından Tera Portföy'ün TLY fonunda yaklaşık %15.000 getiri oluştuğu aktarılmış; piyasa manipülasyonuna ilişkin uyarıların 2025 yılının sonlarına kadar uzandığı bildirilmiştir. SPK ise 2025'in son çeyreğinde tespit edilen olağan dışı hareketlerin 2 Aralık 2025 tarihli Finansal İstikrar Komitesi toplantısında gündeme geldiğini açıklamıştır. Buna rağmen tasfiye kararlarının 17 Eylül 2026'da alınması, kamu denetiminin riskleri neden zamanında önleyemediği ve hangi kurumun hangi aşamada sorumluluğunu yerine getirmediği sorularını zorunlu kılmaktadır.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 217 kişi hakkında adli işlem yapılmış, 85 kişi tutuklanmış, 98 kişi hakkında adli kontrol uygulanmıştır. Soruşturma kapsamında yurt dışına para ve kripto varlık transferleri ile 26 hissedeki işlemler incelenmektedir. Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında görevi kötüye kullanma iddiasıyla soruşturma izni talep edilmesi ve Hazine ve Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulunun ön inceleme için görevlendirilmesi, kamu otoritesinin denetim sorumluluğunun da soruşturmanın konusu olduğunu göstermektedir.

Olayın siyasi ve ekonomik bağlantıları da bağımsız biçimde araştırılmalıdır. Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin ilişkili şirketlerinin TP2 fonunda yaklaşık 250 milyon TL yatırımı bulunduğu; eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi hakkında ise yaklaşık 163 milyon TL'lik yatırımın 2,17 milyar TL civarında satışa dönüştüğü yönündeki iddialar kamuoyuna yansımıştır. Bu iddialar çıkar çatışması, ayrıcalıklı bilgiye erişim ve siyasal nüfuzun ekonomik işlemlere etkisi bakımından mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır. Sozan

Bütün bunlar, yıllık enflasyonun %29,73, tüketici güven endeksinin 91,9 olduğu ve BIST-100'ün Eylül 2026'da %16,65 gerilediği bir ekonomik ortamda yaşanmıştır. SPK'nın fon başına en fazla 1 milyon TL ara ödeme mekanizması getirmesi önemli olmakla birlikte, yüksek tutarlı yatırımcıların nihai zararlarının nasıl karşılanacağı sorusunu çözmemektedir.

Bu nedenle mesele yalnızca bir fon tasfiyesi değildir. Mesele; yurttaşların tasarruflarının hangi mekanizmalar üzerinden risk altına sokulduğunun, kamu denetiminin neden zamanında işletilmediğinin, siyasi ve ekonomik güç ilişkilerinin piyasa üzerindeki olası etkilerinin, varsa haksız kazançların kimler tarafından elde edildiğinin ve mağduriyetin hangi yöntemle tamamen giderileceğinin ortaya çıkarılmasıdır. Kamu zararının ve yurttaş zararının toplumsallaştırıldığı, buna karşılık spekülatif ve haksız kazançların özel kişilere bırakıldığı bir düzen kabul edilemez. Gerçeklerin bütün bağlantılarıyla açığa çıkarılması ve sorumluluğu bulunan herkesin makamı, siyasi konumu veya ekonomik gücü ne olursa olsun hukuk önünde hesap vermesi gerekmektedir. :

Bu bağlamda;

1. 4 Ekim 2026 itibarıyla 217 şüpheli, 85 tutuklu ve 98 adli kontrollü kişi bulunan soruşturmanın güncel kapsamı nedir?

2. Soruşturmalarda tespit edilen toplam suç geliri, haksız kazanç, yatırımcı zararı ve tedbir konulan malvarlığının parasal değeri ayrı ayrı ne kadardır?

3. Yurt dışına çıkarılan para ve kripto varlıkların tespiti ve Türkiye'ye iadesi için hangi ülkelerle hangi adli yardımlaşma süreçleri başlatılmıştır?

4. İncelenen hisse senetlerinde gerçekleştirilen olağan dışı işlemler ile yatırım fonları arasındaki bağlantılar ortaya çıkarılmış mıdır?

5. Fon krizinin yaşandığı dönemde denetim görevi bulunan kamu görevlileri hakkında görevi kötüye kullanma veya ihmali davranış yönünden soruşturma yürütülmekte midir?

6. Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni talebi kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulunun incelemesinin sonucu ne zaman açıklanacaktır?

7. Eski bakanlar, mevcut milletvekilleri veya siyasi nüfuz sahibi kişiler hakkında soruşturmaya konu olabilecek işlem ve ilişkiler bulunması halinde, bu kişilere statülerinden bağımsız ve eşit hukuk uygulandığı nasıl güvence altına alınmaktadır?

8. Özata Denizcilik hisselerinde Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi hakkında gündeme gelen yaklaşık 2,17 milyar TL'lik satış ve işlem zamanlamasına ilişkin iddialar hakkında - herhangi bir adli inceleme yürütülmekte midir?

9. Soruşturmada el konulan veya tedbir konulan malvarlıklarının, hak sahipliği kesinleşen mağdurların zararlarının giderilmesinde kullanılmasına ilişkin hukuki mekanizma ve ödeme takvimi nedir?

10. Sonuçlandırılacak soruşturmalarda yalnızca doğrudan işlem yapan kişiler değil, denetim sorumluluğunu yerine getirmeyen, bilgi akışını engelleyen veya haksız kazançtan yararlanan tüm kişi ve kurumların sorumluluğunun araştırılması için hangi adımlar atılmaktadır?

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Bazı portföy yönetim şirketlerince yönetilen fonların tasfiye süreci ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/50224, 5 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-50224-bazi-portfoy-yonetim-sirketlerince-yonetilen-fonlarin-tasfiye-sureci-ile-ilgili-yurutulen (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/35a79289-a345-4035-a26c-01a10fee8607

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
