# Bazı portföy yönetim şirketlerince yönetilen fonların tasfiye süreci ile ilgili iddialara ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/50595
- **Veren:** Yüksel Mansur Kılınç (CHP, İstanbul)
- **Muhatap:** Cumhurbaşkanı Yardımcılığı (Cevdet Yılmaz)
- **Veriliş tarihi:** 2 Ekim 2026
- **Durum:** Cevap bekleniyor
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f8ed23a9-d9ca-418c-99bf-01a10bbc1e9a
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-50595-bazi-portfoy-yonetim-sirketlerince-yonetilen-fonlarin-tasfiye-sureci-ile-ilgili-iddialara

> Yüksel Mansur Kılınç (CHP), 2 Ekim 2026 tarihinde 7/50595 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. Cevap bekleniyor.

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz tarafından, Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. Maddeleri gereğince, yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Yüksel Mansur KILINÇ İstanbul Mi ili

Türkiye sermaye piyasalarının en büyük dolandırıcılığı olarak nitelendirilân fon krizinde yüz binlerce vatandaşımızla birlikte ülkemizin ekonomik güvenliğine yönelen ciddi risklerin oluştuğu görülmektedir.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, tasfiye kararı alınan

131 fondaki tekil yatırımcı (mağdur) sayısı 455 bin 758 kişi olarak belirtilmiştir.

Sermaye Piyasası Kurulu kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarının toplam ekonomik (portföy) büyüklüğünün yaklaşık 1 trilyon Türk Lirası; piyasa değerlemeleri ve kur değişimlerine göre yaklaşık 18—25 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtilmektedir.

Fon krizinin ortaya çıkmasının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da soruşturma başlatmış, çok sayıda şüpheli gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili sürecin koordinasyonu için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturulduğunu ayrıca yatırım fonlarında yaşanan kriz ve tasfiye sürecinin incelenmesi için Devlet Denetleme Kurulu'nu (DDK) görevlendirdiğini açıklamıştır.

Öte yandan, fon krizinde, Cumhurbaşkanı danışmanları, Cumhurbaşkanlığı Kabinesindeki bazı Bakan ve Bakan Yardımcıları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aynı zamanda Genel Başkanı olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) üst düzey yöneticileri ile ilgili iddialar da kamuoyuna yansımıştır.

Bu bağlamda;

1. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en üst denetleme kurumu olan Devlet Denetleme

4. Kurulu'nun (DDK) Başkanı Salih Tanrıkulu hangi gerekçe ile Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanvekili ve bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak atanmıştır? DDK Başkanı'nın, gerektiğinde denetlemekle sorumlu olduğu bir kurulda, başkanvekili ve yönetim kurulu üyesi olarak görev alması görevinin sorumluluğu ile bağdaşmakta mıdır?

Fon krizinin oluşmasında sorumluluğu bulunan Borsa İstanbul'da Yönetim Kurulu Başkanvekili olarak görev yapan Salih Tanrıkulu Başkanlığındaki DDK'nın; Türkiye sermaye piyasalarının en büyük dolandırıcılığı olarak nitelendirilen fon krizinde inceleme, denetim görevini yerine getirebileceğine inanmakta mısınız?

Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, fon krizinden 14 ay önce, 30 Temmuz 2025 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) başvuru yaparak, 15 Nisan 2026 tarihinde ise Cumhurbaşkanı'na mektup yazarak başta TERA Yatırım AŞ olmak üzere bazı portföy şirketlerinin sermaye piyasalarında "Piyasa Dolandırıcılığı" yaptığını, borsa manipülasyonları sonucu, çok ciddi miktarlarda kara para aklandığını anlattığı halde bu şikayet neden dikkate alınarak söz konusu portföy şirketleri hakkında gerekli işlemler yapılmamıştır?

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 4 Kasım 2025 tarihinde Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Kongresinde yaptığı konuşmada "Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz." açıklaması yaparken bu açıklamadan kısa bir süre sonra (12 Kasım 2025) Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Feçir Alptekin neden Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeliğine atanmıştır? Cumhurbaşkanı

Recep Tayyip Erdoğan bu atamaya hangi gerekçe ile onay vermiştir?

7. Fon soruşturması kapsamında tutuklanan Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Kurulu Üyesi Emre Alkin'in ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye'nin OECD daimi Büyükelçiliği'ne atanan Kerem Alkin'in, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş.'ye Yönetim Kurulu üyeleri olarak atanmaları tesadüf müdür? Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilen bu iki ismin çeşitli tarihlerde SPK tarafından para cezalarına çarptırılan bir portföy şirketine atanmaları devlet yönetme ciddiyeti ile bağdaşmakta mıdır?

Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde, Bakan ve Bakan Yardımcısı olarak görev yapan kişiler ile birinci derecede yakınları arasında tasfiye kararı alınan fonlara yatırım yapanlar var mıdır? Varsa bu isimler kimlerdir? Bu kişilerin tasfiye sürecindeki portföy şirketleri ile ilişkileri, hesap hareketleri incelenmiş midir?

Siyasi nüfuzunu kullanarak fon piyasasında haksız kazanç elde eden veya manipülasyonlara göz yuman bürokrat ve siyasetçiler kimlerdir? Bu isimlerin belirlenmesine yönelik hangi çalışmalar yürütülmektedir?

---

**Kaynak gösterme:** Yüksel Mansur Kılınç (CHP, İstanbul). “Bazı portföy yönetim şirketlerince yönetilen fonların tasfiye süreci ile ilgili iddialara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/50595, 2 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-50595-bazi-portfoy-yonetim-sirketlerince-yonetilen-fonlarin-tasfiye-sureci-ile-ilgili-iddialara (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f8ed23a9-d9ca-418c-99bf-01a10bbc1e9a

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
