# Ülkemizin bazı devletler ile ilişkilerine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/51047
- **Veren:** Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Cumhurbaşkanı Yardımcılığı (Cevdet Yılmaz)
- **Veriliş tarihi:** 14 Ekim 2026
- **Durum:** Cevap bekleniyor
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/972d4079-6895-4a41-a578-01a13f6592e0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-51047-ulkemizin-bazi-devletler-ile-iliskilerine-iliskin

> Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti), 14 Ekim 2026 tarihinde 7/51047 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. Cevap bekleniyor.

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Hukukun ve hukuki süreçlerin siyasi, askeri, ekonomik veya toplumsal hedeflere ulaşmak amacıyla stratejik bir silah/pazarlık kozu olarak kullanılabildiğini bu toplumun istisnasız tüm kesimleri farklı zamanlarda tecrübe etmiştir. Devlet-toplum ilişkisi içinde sıklıkla deneyimlediğimiz bu durum, devletler arası ilişkilerde yargı yetkisinin sınır ötesine taşınması ile stratejik jeopolitik hedeflere ulaşmanın bir kaldıracı aracına dönüşmektedir. Türkiye'nin son çeyrek asırlık siyasi tarihinde, ne zaman toplumun geniş muhalefetini yükselten kritik bir karar alınacak olsa (askeri operasyonlar, referandumlar/seçimler, eksen kaymaları, ittifaklar, antlaşmalar); bu duruma yan başlıkta muhakkak suretle ABD'de görülen bir davanın aşamalarına ilişkin önemli bir gelişme eşlik etmektedir (Zarrab, Halkbank, Sezgin Baran Korkmaz, Eric Adams vb). İktidar bu davalara konu edilen; uluslararası yaptırımları delme, küresel kara para aklama trafiği işletme, yurt dışında ekonomik ve siyasi nüfuz elde etmek amacıyla kamu gücünü/paravan şirketleri/rüşvet ağlarını kullanma gibi tespitli suçlarını bir fırsat penceresi olarak görüp üzerine giderek temiz iktidar-temiz toplum yaratmak yerine; durumu dış güçlerin komplosuna ve milli güvenlik söylemine bağlayarak tepkileri bastırmaktadır. Tüm bu gelişmelerin sonucu halka rağmen alınan kararlar, kur şoku ve rekor tazeleyen enflasyon olarak kendini mütemadiyen tekrar etmektedir.

Yukarıda özetlendiği üzere, Türkiye'nin içte ve dışta yaşadığı bu kirli siyaset deneyimi, güncel gelişmeleri anlamak için önemli bir zemin sunmaktadır. Türkiye'nin yeni ittifakının konuşulduğu, Mekke Ortak Savunma Anlaşmasının in mi cin mi olduğunun bilinmediği, Yemen'e savaşa mı gidildiği sorusunun sorulduğu, Hubble Uzay Teleskobunun bile bize Riyad'dan daha yakın olduğu bir coğrafyada ne işimiz olduğunun merak edildiği bir gündemde; Türkiye ile ilişkisi olan Venezuela bağlantılı iki önemli haber uluslararası basına yansımıştır. İlk haber, The New York Times gazetesinin 12 Ekim 2026 tarihli "Bir Trump Sadığı, Bir Türk Yatırımcı ve Servet ile Nüfuz Mücadelesi" başlıklı Trump'a yakın isimler çevresindeki hukuki ve siyasi ilişkilerin, küresel ölçekte faaliyet gösteren tartışmalı iş insanlarının (Çanakkale merkezli Miller Holding'in sahibi olan Turhan Mildon kastediliyor) çıkarlarıyla nasıl kesişebildiğini Venezuela örneği üzerinden ele almaktadır. İkinci haber ise hemen bir gün önce 11 Eylül 2026'da Venezuela'da milyarlarca dolarlık bir kara para aklama planına karışmakla suçlanan Alvaro Pulido Vargas'ın ABD'de gözaltına alınması haberidir. Vargas'ın kim olduğu, Turhan Mildon ile bağlantısının ne olduğu, bu gelişmelerin 2016'da başlayıp Maduro'nun yakalanmasına kadar devam eden süreçte görüntüde süt tozu satıp sıfır gümrükle peynir ithal etmeye çalıştığımız Venezuela ile ticaret sicilimizle nasıl bir bağı bulunduğu incelendiğinde tablo netleşmektedir. :

Hatırlanacak olursa; Venezuela Maduro rejiminin kilit finansal aktörü eski süper bakan Alex Saab; Türkiye merkezli Mulberry Proje Yatırım A.Ş. gibi paravan şirketler (örneğin İngiltere merkezli Marilyns Capital) üzerinden ABD yaptırımlarını baypas eden devasa bir çark kurmuş, Venezuela'dan getirilen ham altınları Türkiye'deki rafinerilerde işlenip satılmasıyla elde edilen gelirleri, fahiş fiyatlandırılmış gıda maddelerin (süt tozu vb.) ithalatında kullanmış ve yüz milyonlarca dolarlık kamu kaynağını kendi paravan şirketlerine aktarmıştı. İstanbul merkezli paravan şirketler üzerinden kara para aklandığı tespit edilen bu ağda, Miller Holding'in sahibi Türk iş insanı Turhan Mildon da Venezuela'daki yatırımları ve Saab'la ilişkileriyle öne çıkmış ancak yönetim değişikliğinden sonra ABD yaptırımlarının hedefi olmamak için Trump'ın kişisel avukatı Alina Habba ile geçtiğimiz ay evlenmiştir. Saab'ın yakalanmasının ardından, Türkiye'deki şirket ağını yöneten önemli isimlerinden Alvaro Pulido Vargas'ın da birkaç gün önce gözaltına alınması, hem bu ilişkilerin Türkiye'deki siyasi ve ticari bağlantılarına ilişkin soru işaretlerini hem bu bağlantılar/ilişkiler/ortaklıklar nedeniyle gebe kalınan ulusötesi kararlar olup olmadığı sorusunu gündeme getirmiştir.

Bu bağlamda;

1. Yine mi vatan, millet, Sakarya; yine mi kur şokları, sermaye çıkışları, enflasyon rekorları?

5SdokT

---

**Kaynak gösterme:** Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır). “Ülkemizin bazı devletler ile ilişkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/51047, 14 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-51047-ulkemizin-bazi-devletler-ile-iliskilerine-iliskin (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/972d4079-6895-4a41-a578-01a13f6592e0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
