# Yargıtay tarafından verilen bir bozma kararına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/51279
- **Veren:** Ali Karaoba (CHP, Uşak)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Akın Gürlek)
- **Veriliş tarihi:** 16 Ekim 2026
- **Durum:** Cevap bekleniyor
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/777a92be-8068-43ca-ba32-01a152fe991a
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-51279-yargitay-tarafindan-verilen-bir-bozma-kararina-iliskin

> Ali Karaoba (CHP), 16 Ekim 2026 tarihinde 7/51279 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevap bekleniyor.

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın T.C. Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 96. maddeleri gereğince talep ederim.

Op. Dr. Ali KARAOBA

Ulusal basına yansıyan haberlerde, İstanbul Üsküdar'da 2023 yılında eski eşi tarafından 58 yerinden bıçaklanan, aylarca yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Merve Veziroğlu'nun davasında sanığa verilen 26 yıllık hapis cezasının Yargıtay tarafından bozulduğu; sanığın "öldürme kastım yoktu" savunmasının dosyada tartışma konusu edildiği belirtilmektedir. Haberlerde, mağdurun yeniden görülecek duruşma öncesinde adalet çağrısı yaptığı da kamuoyuna yansımıştır.

Bir kadının 58 yerinden bıçaklanması, ağır yaralanması, aylarca ölümle yaşam arasında mücadele etmesi karşısında "öldürme kastı yoktu" tartışmasının bu kadar kolay gündeme gelebilmesi, kamu vicdanını derinden yaralamaktadır. Kadına yönelik şiddet dosyalarında failin sonradan kurduğu savunma cümlelerinin, mağdurun vücudundaki bıçak darbelerinden, saldırının ağırlığından, olayın vahametinden ve yaşam hakkına yönelen açık tehlikeden daha güçlü hale gelmesi, adalet duygusunu zedelemektedir. Bu ülkede kadınlar öldürüldükten sonra "önleyemedik", ağır yaralandıktan sonra "kastı tartışmalı", fail indirim aldıktan sonra "takdir yetkisi" denilerek geçiştirilemez. Yargılamalarda elbette mahkemelerin bağımsızlığı esastır; ancak kadına yönelik ağır şiddet dosyalarında ortaya çıkan cezasızlık algısı, indirim pratikleri, bozma kararları ve mağdurun yeniden yeniden adalet aramak zorunda bırakılması siyasal ve idari olarak görmezden gelinemez. 0 i

Adaletin görevi yalnızca dosya kapatmak değildir; yaşam hakkını, kadınların güvenliğini ve toplumun adalet duygusunu korumaktır. 58 bıçak darbesiyle hayatta kalmayı başaran bir kadının hâlâ "adalet istiyorum" diye seslenmek zorunda bırakılması, sistemin kadınları korumakta ve failleri caydırmakta ne kadar yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu bağlamda;

1. Merve Veziroğlu'nun 58 yerinden bıçaklanmasına ilişkin davada verilen 26 yıllık hapis cezasının bozulması üzerine Bakanlığınız, kadına yönelik ağır şiddet dosyalarında ceza adaleti ve cezasızlık algısı bakımından herhangi bir değerlendirme yapmış mıdır?

2. Kadına yönelik ağır şiddet, öldürmeye teşebbüs, çoklu bıçak darbesi, hayati tehlike ve yoğun bakım süreci bulunan dosyalarda "öldürme kastı", "gönüllü vazgeçme", "takdiri indirim" ve "suç vasfı" değerlendirmelerinin mağdur aleyhine sonuç doğurmaması için Bakanlığınızın hazırladığı bir çalışma var mıdır?

3. 2020-2026 yılları arasında kadına yönelik şiddet dosyalarında "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan verilen mahkumiyet kararlarından kaçı istinaf veya Yargıtay aşamasında bozulmuştur? Bu bozma kararlarının gerekçelere göre dağılımı nedir?

Aynı dönemde, çok sayıda bıçak darbesi, hayati tehlike veya ağır yaralanma içeren kadına yönelik şiddet dosyalarında fail hakkında "öldürme kastı yok" değerlendirmesi yapılan dosya sayısı kaçtır?

5- Kadına yönelik ağır şiddet dosyalarında failin "öldürmek istemedim", "korkutmak istedim", "pişman oldum" gibi savunmalarının, olayın somut ağırlığı karşısında hangi ölçütlerle değerlendirildiğine ilişkin yargı mensuplarına yönelik eğitim veya rehber çalışma yapılmakta mıdır?

6- Kadına yönelik şiddet davalarında mağdurların uzun yargılama süreçlerinde yeniden travmatize olmaması, dava bozma ve yeniden yargılama süreçlerinde psikolojik, hukuki ve sosyal destek alabilmesi için Bakanlığınızın mağdur destek mekanizması yeterli midir?

7- Kadına yönelik ağır şiddet dosyalarında indirim, bozma ve tahliye kararlarının toplumda yarattığı cezasızlık algısını gidermek için Bakanlığınız hangi yasal veya idari adımları atmayı planlamaktadır?

8- Çoklu bıçak darbeleri, hayati organ hedeflenmesi, saldırının sürekliliği, mağdurun savunmasızlığı, fail-mağdur ilişkisi ve olay öncesi tehditler gibi unsurların öldürme kastının değerlendirilmesinde daha açık ve bağlayıcı biçimde dikkate alınması için Türk Ceza

Kanunu veya ilgili mevzuatta değişiklik yapılması gündemde midir?

Kadına yönelik şiddet, öldürmeye teşebbüs ve ağır yaralama dosyalarında verilen kararların; ceza miktarları, indirim nedenleri, bozma gerekçeleri, tahliye kararları ve yeniden yargılama sonuçları bakımından kamuoyuna açık istatistiklerle izlenmesi sağlanacak mıdır?

10- Bakanlığınız, Merve Veziroğlu dosyası gibi kamu vicdanını derinden yaralayan kadına yönelik ağır şiddet davalarının benzer cezasızlık tartışmalarına konu olmaması için kadın örgütleri, barolar, mağdur hakları birimleri ve akademisyenlerle ortak bir çalışma başlatacak mıdır?

---

**Kaynak gösterme:** Ali Karaoba (CHP, Uşak). “Yargıtay tarafından verilen bir bozma kararına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/51279, 16 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-51279-yargitay-tarafindan-verilen-bir-bozma-kararina-iliskin (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/777a92be-8068-43ca-ba32-01a152fe991a

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
