# 6 Şubat 2023 tarihli depremden önce aktif olup deprem sonrasında kullanılmayan SİM kartlarının sayısına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/5655
- **Veren:** Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir)
- **Muhatap:** Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı (Abdulkadir Uraloğlu)
- **Veriliş tarihi:** 19 Ekim 2023
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 13 gün sonra, 1 Kasım 2023)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/00d95511-7a0a-497d-8dca-018b4c229427
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-5655-6-subat-2023-tarihli-depremden-once-aktif-olup-deprem-sonrasinda-kullanilmayan-sim-kartlar

> Turhan Çömez (İYİ Parti), 19 Ekim 2023 tarihinde 7/5655 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 13 gün sonra, 1 Kasım 2023).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96 ncı maddeleri gereğince T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir URALOĞLU tarafindan yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. (

19.06.2023 tarih ve 7/777 sayılı Yazılı Soru önergemize Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından cevap verilmekten imtina edilmiştir.

Yazılı soru, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları başlığı altında Anayasa'nın 98. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre meclisin bilgi edinme ve denetim yetkisini kullanması, ilgili mekanizmanın işletilmesine bağlıdır.

Yine TBMM İçtüzüğü'nün 96. maddesine göre kişilik ve özel yaşama ilişkin olmadığı müddetçe yazılı soru sorulabilir.

Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (General Data Protection RegulationX(GDPR) kişisel veriyi 4. maddesinde tanımlamaktadır. Buna göre kişisel veri, kimliği belirli ya da belirlenebilir kişilerle ilgili veriler anlamına gelmektedir. Bu bağlamda bilhassa isim, kimlik numarası, konum verileri kişisel veri oluşturabilir. Ancak kişilerin şahsi bilgilerini içermeyen, kişilerle doğrudan ya da dolaylı biçimde ilişkilendirilemeyen anonim verilerin, diğer bir ifade ile kimliklerinden arındırılmış verilerin kişisel veri olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.

6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu da kişisel veriyi kimliği belirli ya da belirlenebilir gerçek kişiyle ilgili her türlü veri olarak tanımlamaktadır. Ayrıca ilgili kanunun 28. maddesinde belirtildiği üzere "Kişisel verilerin resmi istatistik ile anonim hâle getirilmek suretiyle araştırma, planlama ve istatistik gibi amaçlarla işlenmesi" halinde KVKK hükümleri uygulanamaz. Bu açıdan TBMM'nin bilgi edinme ve denetim aracı olarak ilgili veriyi talep etmesi, ilgili madde bağlamında KVKK'nın uygulanmamasını gerektirir. Kaldı ki, yazılı soru yoluyla talep edilen bilgiler, kimliği belirli ya da belirlenebilir gerçek kişilerle ilişkili olmadığından kişisel veri niteliğinde de değildir. Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere kişisel veri -belirli veya kimliği belirlenebilir olmak şartıyla- bir kişiye ilişkin bütün bilgileri ifade etmektedir. (AYM, E.2014/74, K.2014/201, 25/12/2014; E.2014/180, K.2015/30, 19/3/2015).

Ayrıca talep edilen bilgi ile Bakanlık tarafından verilen cevapta adı geçen "Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelik" hakkında bir ilişki kurulamamıştır. İlgili yönetmeliğin 3. maddesinde iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması, iletişimin tespiti ve sinyal bilgisi gibi hususlar tanımlanmaktadır. Oysa Bakanlığa sorulan soruda "6 Şubat 2023 depreminden bugüne, deprem öncesinde aktif deprem sonrasında kullanılmayan Sim kartı sayısı" sorulmuştur.

Yine Bakanlığın işaret ettiği 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 51. maddesinin 2. fikrasında belirtilen yasaklama da esasen haberleşmenin kaydedilmesi, saklanması, kesilmesi ve takip edilmesine ilişkindir. Tekrar etmek gerekirse Bakanlığa sorulan soruda istenen bilgilerin bu kapsamda değerlendirilmesi düşünülemez.

Bakanlık cevabında atıf yapılan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi de yine iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkindir. Madde başlığı ve muhtevası bağlamında sorulan soru ile ilgili düzenleme arasında bir ilişki bulunmamaktadır.

Son olarak Anayasa'nın 11. maddesi uyarınca Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Hal böyle olunca Anayasa'nın 98. maddesinde düzenlenen yazılı sorunun bir takım yasalar gerekçe gösterilerek cevapsız bırakılması düşünülemez. Kaldı ki Bakanlık cevabında gerekçe gösterilen yasaların da sorulan soru ile ilişkisi bulunmamaktadır. Sorulan soruda istenen bilgiler, anonim nitelikte olup gerçek bir kişiyle ilişkilendirilmediğinden ve bu açıdan özel hayata ilişkin olmadığından, ayrıca istenen bilgiler ile iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması, takip edilmesi ilişkisiz bulunduğundan, Bakanlık cevaptan imtina etmekte dayanaksızdır.

Bu bağlamda;

I- 6 Şubat 2023 depremlerinden bugüne, deprem öncesinde aktif olup deprem sonrası kullanılmayan Sim kart sayısı nedir?

2- Bunlarla ilgili ne tür bir işlem yapılmıştır?

## Bakanlığın cevabı

Soru önergesinde belirtilen hususlar; 29.08.2023 tarihli ve 1345012 sayılı yazımız kapsamında cevaplandırılmıştır.

Abdulkadir URALOĞLU
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Turhan Çömez (İYİ Parti, Balıkesir). “6 Şubat 2023 tarihli depremden önce aktif olup deprem sonrasında kullanılmayan SİM kartlarının sayısına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/5655, 19 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-5655-6-subat-2023-tarihli-depremden-once-aktif-olup-deprem-sonrasinda-kullanilmayan-sim-kartlar (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/00d95511-7a0a-497d-8dca-018b4c229427

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
