# Diyarbakır 4 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun adil yargılanmadığı iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/6017
- **Veren:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 31 Ekim 2023
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 252 gün sonra, 9 Temmuz 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4ebaa21b-e9da-4d04-98db-018b89de7174
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-6017-diyarbakir-4-nolu-t-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-adil-yargilanmadigi-iddias

> Serhat Eren (DEM Parti), 31 Ekim 2023 tarihinde 7/6017 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 252 gün sonra, 9 Temmuz 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'nci ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Diyarbakır'da arazi anlaşmazlığı nedeniyle yaşanan eski bir husumetten dolayı Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Mahmut Kardaş, ağırlaştırılmış müebbet ve 14 yıl hapis cezasına çarpıtıldı. Yargılamada aynı olaya ilişkin daha önce yargılanan iki kişinin kararı kopyala yapıştır usulüyle aynen Mahmut Kardaş'a da verildi. Oysa Kardaş ve avukatı, mahkemede adil bir yargılama yapılması için tanık dinlenmesi, keşif yapılması gibi tevsii tahkikat taleplerini dile getirmesine rağmen hepsi gerekçesiz bir şekilde reddedilerek, sadece Kardaş'ın savunması usulen alınarak dosya karar çıkarıldı. Bunun sebebinin Kardaş'ın daha önce örgüt üyesi olarak kırsalda bulunması, daha sonra cezaevine girmesi ve infazını tamamlayarak dışarı çıkması olduğu kanaatindeyiz. Mahkeme tamamen ön yargılarla, herhangi bir delil araştırmaksızın ve tartışmaksızın, diğer iki kişiyle ilgili verdiği kararı Kardaş için de suç ve cezaların şahsiliği ilkesini ve masumiyet karinesini ayaklar altına alarak vermiştir.

Diyarbakır 4 nolu T tipi Kapalı Cezaevinde bulunan Mahmut Kardaş, kararın verildiği gün duruşmada hakkında adil bir yargılama yapılmadığını belirterek ölüm orucuna başlayacağını dile getirmiştir ve 30/10/2023 itibariyle ölüm orucunun 40. günündedir.

Bu bağlamda,

1. Mahmut Kardaş'ın adil yargılanma hakkı kapsamında tanık dinlenmesi, keşif yapılması gibi talepleri neden gerekçesiz bir şekilde reddedilmiştir?

2. Daha önce aynı olayla ilgili yargılanıp hükmü kesinleşen diğer iki sanıkla Mahmut Kardaş'ın durumu aynıymış gibi neden birebir aynı şekilde karar verilmiştir?

3. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin suç ve cezaların şahsiliği ilkesine ve masumiyet karinesine aykırı olan bu kararıyla ilgili bir inceleme yapacak mısınız?

4. 30/10/2023 itibariyle Kardaş"ın ölüm orucunun 40. günü olması nedeniyle Bakanlık olarak sağlık ve yaşam hakkı boyutuyla alacağınız bir tedbir olacak mı?

5. Mahpusun sağlık durumuyla ilgili cezaevine karşı girişiminiz oldu mu?

6. Mahpusun bugün itibariyle sağlık durumu nedir?

## Bakanlığın cevabı

1320736 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/6017 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden bokd 3j I - iwubUHf - HkGX2aW - 0710gY- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-975-4077/7367 Konu : Yazılı soru önergesi ağ (911202

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/6017 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

1. "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2. "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3. "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4. "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi

UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden fjJWuA6m - fnYsZ71 - 5mt57R5 - 8aldgw- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü bulunmamaktadır. i- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

MI- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmesi halinde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirileceği, psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacağı ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacağı düzenlenmiştir.

IV- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 27/11/2023 ve 04/12/2023 tarihli cevaplarda;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümözlünün Diyarbakır 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı,

B) Adı geçenin açlık grevi eylemini 02/11/2023 tarihinde sonlandırdığı, Kurumda açlık grevi eyleminde bulunan hükümlü ve tutukluların sağlık durumlarının düzenli olarak takip edildiği, Kurum doktorlarının kontrolünde öncelikle B kompleks vitaminleri olmak üzere gerekli görülen vitaminlerin, tuz, şeker, limon ve sıvıların kendilerine verildiği, her gün sağlık birimi tarafından periyodik olarak tansiyon, şeker, kilo ve nabız ölçümlerinin yapıldığı,

C) Adı geçenin Kurum revirinde yapılan muayenesinde açlık grevine bağlı sağlık problemi bulunmadığı, Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Recep Gümüş Semt Polikliniğinde muayene, tetkik ve tedavilerinin yapıldığı,

Ç) Adı geçen hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf kanun yolu incelemesinin devam ettiği, Bildirilmiştir. pedi

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır 4 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun adil yargılanmadığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/6017, 31 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-6017-diyarbakir-4-nolu-t-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-adil-yargilanmadigi-iddias (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4ebaa21b-e9da-4d04-98db-018b89de7174

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
