# Bir dava sonucunda mahkum olanların yeniden yargılanmalarına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/694
- **Veren:** Murat Bakan (CHP, İzmir)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 20 Haziran 2023
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 406 gün sonra, 30 Temmuz 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f6ae4528-55de-408b-9374-0188d8f26c31
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-694-bir-dava-sonucunda-mahkum-olanlarin-yeniden-yargilanmalarina-iliskin

> Murat Bakan (CHP), 20 Haziran 2023 tarihinde 7/694 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 406 gün sonra, 30 Temmuz 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından yanıtlanması konusunda gereğini saygılarımla arz ederim.

Md>et ona

Av. Murat BAKAN İzmir Milletvekili

Anayasa Mahkemesi 2018 yılında "heyette askeri hâkim bulunması yeniden yargılama nedenidir" kararını vermiş ve mahkemeler ağır suç hükümlüsü Hizbullahçılar için "tahliye" kararları vermeye başlamıştır. Öyle ki Hizbullah dosyasını uzun süre kesin karara bağlamayan Yargıtay 9. Ceza Dairesi bu tercihiyle, 2011'de, "uzun tutukluluk" düzenlemesinin yürürlüğe girmesiyle, Hizbullahçıların özellikle hüküm giymiş üst düzey yöneticilerinin özgür kalmasına sebep olmuştur.

Terör örgütü Hizbullah adına Mardin, Batman, Şırnak gibi illerde düzenlenen silahlı, satırlı ve bombalı saldırılarda 91 kişinin ölümünden sorumlu tutularak 2007'de haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen ve cezaları Yargıtay tarafından 2010'da onanarak hükümleri kesinleşen tetikçi Hizbullahçıların serbest kaldığı da kamuoyunun yeniden gündemine gelmiştir.

Kamuoyuna yansıyan iddialara göre; Hizbullahçıların, uzun süre gözaltında kaldıkları, bu sürede işkence gördükleri, işkencelere dayanamadıkları için cinayetleri üstlenmek zorunda kaldıkları, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığı ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği gibi gerekçelerle yeniden yargılanmak istedikleri belirtilmiştir. Mahkemenin dilekçeleri işleme alarak hükümlülerle ilgili yeniden yargılama talebini kabul ettiği, Hizbullahçıların ayrı ayrı tahliyelerine karar verdiği ve hükümlü 19 Hizbullahçının yeniden yargılama gerekçesiyle serbest bırakıldıkları ve tahliyenin 2019 yerel seçimleri öncesinde yapılmasına dikkat çekilmiştir.

Ayrıca 2019 yılında Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'nin "heyette askeri hâkim bulunması yeniden yargılama nedenidir? kararı ile yetinmeyerek, 2011'de örgütün yöneticilerini tahliye eden Yargıtay 9. Ceza Dairesi başkan ve üyelerinin FETÖ'den ihracını da yeniden yargılama nedeni saymıştır. Yani 9. Ceza Dairesi'nin 2011'deki başkan ve üyeleri hem kararlarıyla hem de ihraç edilmeleriyle Hizbullah üyelerine özgürlüğün yolunu açmıştır. Askeri hâkim gerekçesi dışında, bütün örgüt suçları ile ilgili yargılamaları ve temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi üyelerinin ihraç edilerek yargılanmaları konusu ise o dönem başka tartışmaların sebebi olmuştur.

Aradan geçen zamanda ülke gündemi ve coğrafyamızda yaşanan gelişmeler defalarca mutasyona uğramış ve gelinen noktada cezaevlerinde hükümlü Hizbullahçı kalmadığı anlaşılmaktadır.

Oysa 2019 yılında, yüzlerce insanı vahşice katleden Hizbullahçılar serbest bırakıldığında, konuyu Meclis gündemine taşımış ve dönemin Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'e şu soruları sormuştuk:

"Cinayet, işkence, örgüt yöneticiliği gibi suçlardan mahkum edilen ancak Anayasa Mahkemesi'nin 2018 yılında verdiği "heyette askeri hâkim bulunması yeniden yargılama nedenidir' kararın ardından tahliye edilen Hizbullah hükümlülerinin sayısı kaçtır? Bütün örgüt suçları ile ilgili yargılamaları ve temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesi üyelerinin ihraç edilmesinin yeniden yargılama nedeni sayılması, bütün örgüt suçları açısından yeniden yargılama kapısının açılması anlamına mı gelmektedir? Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından askeri hâkimin bulunduğu mahkemelerde yargılanmış farklı örgütlerin mensupları olan kaç hükümlü yeniden yargılanma başvurusunda bulunmuştur? Başvuruların kaçı kabul edilmiş, kaçı reddedilmiş, kaçı hala işlemdedir? Hizbullah hükümlüleri dışında aynı gerekçeyle tahliye edilen farklı örgütlere mensup hükümlü olmuş mudur? Olduysa sayısı kaçtır? " Gül, 10/06/2019 tarihli 7/13184 esas numaralı önergemizdeki sorulara yanıt vermek yerine, 26/06/2020 tarihli önerge yanıtında mevzuatı yazıp tüm yetki ve sorumluluğun yargı mercisine ait olduğunu ifade etmekle yetinmişti.

Sorularımızı CİMER üzerinden yönelttiğimizde ise, Bilgi Edinme Hakkı Kanununun "Kurum içi düzenlemeler? başlıklı 25'inci maddesi ile yanıt verilmişti. Madde 25'e göre, "Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi ve belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır."

CİMER yanıtı üzerine, dönemin Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün yanıtlaması istemiyle verdiğimiz 211052019 tarihli 7713279 esas numaralı yazılı soru önergemiz ile dönemim Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın yanıtlaması istemiyle verdiğimiz 09/05/2022 tarihli 7/64157 yazılı soru önergemiz yanıtlanmamış ve cevaplanmadığı için gelen kağıtlarda ilan edilmiştir. Tüm bunlar bağlamında;

I- Cinayet, işkence, örgüt yöneticiliği gibi suçlardan mahkum edilen ancak Anayasa

Mahkemesi'nin 2018 yılında verdiği "heyette askeri hâkim bulunması yeniden yargılama nedenidir? kararın ardından tahliye edilen Hizbullah hükümlülerinin sayısı kaçtır?

2- Tahliye edilen Hizbullahçılara karakola imza vermek, yurt dışına çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirleri uygulanmış mıdır? Uygulandıysa kaç Hizbullahçıya hangi adli kontrol tedbiri uygulanmıştır? Herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmadıysa gerekçesi nedir?

3- Tahliye edilen Hizbullahçıların kaçı yurt içindedir? Kaçı yurt dışına çıkmıştır?

4- Bugüne kadar kaç hükümlü Hizbullahçı yeniden yargılanma kapsamında yargılanmıştır?

5- Bu yargılamaların kaçı tamamlanmış, kaçı devam etmektedir?

6- Yeniden yargılanan Hizbullahçıların kaçının aldığı hükümler değişmiştir? Örneğin; hükümlü Hizbullahçılardan yeniden yargılama sonucunda beraat eden Hizbullahçı sanık olmuş mudur?

7- Tahliye edilen hükümlü Hizbullahçılardan yeniden yargılama sonucunda tekrar hapis cezası alarak cezaevine giren kaç Hizbullahçı olmuştur?

8- Tahliye edilen hükümlü Hizbullahçıların kaçının yeniden yargılanması "yokluğunda" sürmüştür/sürmektedir?

9- Tahliye edilen hükümlü Hizbullahçıların kaçının yeniden yargılanması duruşmadan vareste tutularak sürmüştür/sürmektedir?

10- Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından askeri hâkimin bulunduğu mahkemelerde yargılanmış farklı örgütlerin mensupları olan kaç hükümlü yeniden yargılanma başvurusunda bulunmuştur? Başvuruların kaçı kabul edilmiş, kaçı reddedilmiş ve kaçı hala işlemdedir?

11- Hizbullah hükümlüleri dışında aynı gerekçeyle tahliye edilen farklı örgütlere mensup hükümlü olmuş mudur? Olduysa sayısı kaçtır?

## Bakanlığın cevabı

1243547 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İzmir Milletvekili Murat Bakan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/694 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-179-1928/2872 , Konu : Yazılı soru önergesi 29 #3202

Sayın Murat BAKAN İzmir Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/694 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

5- "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" kenar başlıklı 311. maddesinin birinci fırkasında; kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir davanın, duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması, yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt Mevzuat Genel Müdürlüğü veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiğinin anlaşılması, hükme katılmış olan hâkimlerden birinin hükümlünün neden olduğu kusur dışında aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkümiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmesi, ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hükmün kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılması, yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olması, ceza hükmünün İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi hâllerinde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görüleceği,

6- "Sanık veya hükümlünün aleyhine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" kenar başlıklı 314. maddesinin birinci fıkrasında da; kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış olan bir davanın, duruşmada sanığın veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliği anlaşılması, hükme katılmış olan hâkimlerden birinin aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkümiyetini gerektirecek nitelikte olarak görevlerini yapmada sanık veya hükümlü lehine kusur etmesi, sanığın beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hâkim önünde güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunması hâllerinde sanık veya hükümlünün aleyhine olarak yargılamanın yenilenmesi yolu ile tekrar görüleceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılması, kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir davanın yargılamanın yenilenmesi yolu ile tekrar görülmesinde tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Yargı yetkisinin kullanılmasında, Bakanlığımız veya herhangi bir organ, makam, merci ya da kişi tarafından müdahalede bulunulması söz konusu olmayıp, mahkemelerin kararlarına karşı başvuru yetkisi, kanunlarda gösterilen yargı mercileri ile ilgili kişilere aittir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Murat Bakan (CHP, İzmir). “Bir dava sonucunda mahkum olanların yeniden yargılanmalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/694, 20 Haziran 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-694-bir-dava-sonucunda-mahkum-olanlarin-yeniden-yargilanmalarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f6ae4528-55de-408b-9374-0188d8f26c31

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
