# Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/8451
- **Veren:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 18 Ocak 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 194 gün sonra, 30 Temmuz 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0cb1b99b-3625-49bf-8646-018d21666f5c
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-8451-sincan-1-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-ili

> Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 18 Ocak 2024 tarihinde 7/8451 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 194 gün sonra, 30 Temmuz 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın

98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tarafıma iletilen bilgide :" Ankara Sincan I No'lu Yüksek Güvenlik Hapishanesi'nde bulunan kardeşim Hüseyin Karaoğlan 2023 mart ayından bu yana oraya sevk getirilmişti, o günden bugüne kadar ağırlaştırılmış müebbet cezası olmamasına rağmen kuyu gibi bir hücrede tutulmaktadır. Günün 22,5-23 saatini hücrede geçirmekteydi ancak 1 veya 1,5 saat havalandırmaya çıkarılıyor, havalandırma da aynı şekilde kuyu gibi bir yer, kimse ile temas etmeyecek şekilde hücre dışında bir kuyuya havalandırmaya çıkarılıyor, yasal hakkı olan sohbete dahi çıkarılmıyor, Bulunduğu hücrede küçük bir cam, o da sık tel örgü ile kaplı, güneş göremiyor, hava almıyor, çamaşırlarını kurutacak alanı yok, insan sesine, yüzüne hasret, yani canlı canlı mezara konulmuş durumdadır. Bu koşulların insani olmadığını söyleyen kardeşim 11 Eylül tarihi itibarı ile süresiz açlık grevine başlamıştı. Bugün açlık grevinin 120.günü, sağlığı kritik aşamaya geldi,05.01.2024 tarihinde açık görüş yaptık, gözle görülür şekilde zayıflamış olduğunu gördük, iskelet haline gelmiş. Ağız içi yaraların boğazına kadar indiğini, su içerken ve yutkunurken zorlandığını. denge sorunu yaşadığını, kas ve kemik ağrıları çoğalmış, uyuşmalar ve ağrılardan uyuyamadığını söyledi. Ayaklarında şişmeler başlamış. Yani sağlığı gerçekten iyice kötüleşti, şu anda talepleri kabul edilse dahi birçok sağlık sorunu yaşayacak duruma gelmiştir. Ailesi olarak çok endişeliyiz, elimizden bir şey gelmiyor. Sadece izlemek zorunda kalıyoruz, direnişine saygı duyuyoruz, bırak diyemiyoruz, çünkü tutulduğu koşullar tamamen izole ve insanlık dışı koşullar. O kuyu dibi hücrede açlık grevinde olmasa dahi hem fiziki, hem psikolojik olarak sağlıklı kalabilme koşulu yok. Üstelik sürekli disiplin cezaları veriliyor, savunması dahi alınmadan, bu cezalar onanıyor. Orada kalan başka tutuklu aileleri ile görüşüyoruz ziyarete gittiğimizde,1 yıldan fazla kalan tutsakların psikolojilerinin bozulduğunu, ilaç tedavilerine başladığını, ancak ilaçlarla bile iyiye gitmediklerini söylüyorlar ki onlar açlık grevinde bile değiller. Cuma günü açık görüşe gittiğimizde hapishane yetkilileri ile görüştük,

TBMM Halkla İlişkiler Binası

2. Kat, Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara sevk yapılması ilgili. Bize verdikleri cevap "konuşun açlık grevini bıraksın" sanki durup dururken açlık grevi yaptı, hiçbir sorunu çözülmeden de bıraksın. Taleplerini görmezden geliyorlar,"*bizim yapacağımız bir şey yok, Gidin Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile görüşün." deyip, sorumluluklarını üzerlerinden atıyorlar. Ancak Hüseyin'in başına gelebilecek her türlü olumsuz durumdan biz biliyoruz ki, taleplerini görmezden gelen tüm yetkililer sorumludur. Ailesi olarak çok endişeliyiz, gece gündüz uyuyamıyoruz, acaba başına ne geldi diye meraktayız, gözümüzün önünde gün gün sağlığını kaybetmesi, erimesini izlemek istemiyoruz. Hüseyin'in en acil talebi; havalandırması olan ve arkadaşlarının olduğu bir hapishaneye sevkini istiyoruz. En azından aynı Sincan kampüsü içerisinde havalandırması olan bir yere götürebilirler." ifadeleri yer almıştır.

Bu bağlamda;

1. Yukarıda bahsi geçen iddialar doğru mudur?

2. Eğer iddialar doğruysa Sincan I Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanede kalan Hüseyin Karaoğlan neden tek başına tutuluyor? Diğer mahpuslarla beraber kalma isteği neden geri çevriliyor?

3. Hüseyin Karaoğlan'ın sağlığı ne durumdadır?

4. Hüseyin Karaoğlan'ın gerekli tedavileri yapılmakta mıdır?

5. Hüseyin Karaoğlan'ı diğer mahpuslarla aynı koğuşa ne zaman koymayı düşünüyorsunuz?

6. Son 8 yılda kaç cezaevi personeli hakkında soruşturma açılmıştır?

## Bakanlığın cevabı

1366886 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/8451 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) EİD

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden PGT3AA5 - 4*TkD/68 - İgfSxSw - *mjzGO- ile erişebilirsin İx # O Vee * ei Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı :E-56020453-610-113-1741/2604 , Konu : Yazılı soru önergesi J0/g. 8024

Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/8451 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.

I1- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

HI- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden MMWZ21 1-3 65NPcg - 31gDW/ J - HiCaoÇ- ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI Tr on Mevzuat Genel Müdürlüğü

A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

©) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

IV- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden MMWZ211 - 365NPcg - 31gDW/ J - HiCaoO- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

V- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

VE 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmesi halinde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirileceği, psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacağı ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacağı düzenlenmiştir.

VI- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 14/03/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümözlünün Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 11/09/2023 tarihinde açlık grevi eylemine başladığı, 31/01/2024 tarihinde eylemini sona erdirdiği, tedavisinin tamamlanması üzerine 27/02/2024 tarihinde Kocaeli 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği,

B) Kurumda açlık grevi eyleminde bulunan hükümlü ve tutukluların sağlık durumlarının düzenli olarak takip edildiği, Kurum doktorlarının kontrolünde öncelikle B kompleks vitaminleri olmak üzere gerekli görülen vitaminlerin, tuz, şeker, limon ve sıvıların kendilerine verildiği, her gün sağlık birimi tarafından periyodik olarak tansiyon, şeker, kilo ve nabız ölçümlerinin yapıldığı,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/8451, 18 Ocak 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-8451-sincan-1-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-ili (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0cb1b99b-3625-49bf-8646-018d21666f5c

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
