# Çeşitli cezaevlerindeki hasta mahkumların hak ihlallerine maruz kaldıkları iddiasına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/9067
- **Veren:** Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 30 Ocak 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 161 gün sonra, 9 Temmuz 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1f697eb3-d190-47cf-8410-018d5e62f7d2
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-9067-cesitli-cezaevlerindeki-hasta-mahkumlarin-hak-ihlallerine-maruz-kaldiklari-iddiasina-ilisk

> Cengiz Çiçek (DEM Parti), 30 Ocak 2024 tarihinde 7/9067 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 161 gün sonra, 9 Temmuz 2024).

## Önerge metni

Aşağıda belirtilen sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96*ncı ve 99'uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Cengiz ÇİÇEK İstanbul Milletvekili

Türkiye hapishanelerinde işkence, kötü muamele ve hak ihlallerine ilişkin iddialar sıklıkla gündeme gelmektedir. Özellikle son dönemde başta hasta mahpuslar olmak üzere hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri insan hakları örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve hukuk örgütlerinin raporlarına yansımaktadır. İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi'nin verilerine göre, Çukurova Bölgesi'nde bulunan Ereğli Yüksek Güvenlikli Cezaevi, Ereğli T Tipi Kapalı Cezaevi, Aksaray T Tipi Kapalı Cezaevi, Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi, Tarsus T Tipi I Nolu, 2 Nolu, 3 Nolu ile Kayseri Bünyan T Tipi I Nolu ve 2 Nolu, Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi, Osmaniye T Tipi I Nolu ve 2 Nolu cezaevlerinde en az 63 hasta tutsak, hem cezaevi idarelerinin hem sevk esnasında maruz kaldıkları kötü muamele ve sevk yapılan hastanelerdeki doktorların yaklaşımlarından dolayı sağlığa erişemiyor.

Son yıllarda cezaevleri koşullarının zorluğu nedeniyle tutsakların çok ciddi sıkıntılar yaşadığı vurgulanan raporda, bu durumun temel nedeninin cezaevleri idarecilerinin yaklaşımlarından, gardiyan ve jandarmanın sevk esnasında kötü muamelelerinden ve hastanedeki doktorların tavırlarından kaynaklandığı ifade edildi. Hapishanelerde yaşanan en büyük sorunlardan birinin de Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulları olduğu, bu kurulların cezasını bitirmiş tutsaklar hakkında verdiği "hukuk dışı" kararlarla tahliyelerinin engellendiği ve bu kurulların hukuk ilkeleriyle bağdaşmayan kararlar verildiği vurgulanmaktadır. Raporda yaklaşık 10 ağır hasta tutsağın bir an önce tahliye edilmesi gerektiği ancak ATK'nin "cezaevinde kalabilir" raporlarına dayanılarak tahliyelerin engellendiği belirtilmektedir.

Son olarak raporda, cezaevlerinde kangrene dönüşen hasta tutuklu sorunu devam edildiği, tahliyelerin önünde en büyük engelin Adli Tıp Kurumu (ATK) olduğu belirtilmektedir. İHD verilerine göre, cezaevlerinde halen 651'i ağır olmak üzere bin 517 hasta tutuklu var. Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki ağır tecrit koşullarının sonlandırılması talebiyle tutukluların başlattığı açlık grevlerinden dolayı antidemokratik uygulamaları arttıran cezaevi yönetimlerinin tutsakların sağlığa erişim hakkının engellediği ifade edildi.

Bu bağlamda;

6. 8)

Çukurova Bölgesi'nde bulunan Ereğli Yüksek Güvenlikli Cezaevi, Ereğli T Tipi Kapalı Cezaevi, Aksaray T Tipi Kapalı Cezaevi, Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi, Tarsus T Tipi 1 Nolu, 2 Nolu, 3 Nolu ile Kayseri Bünyan T Tipi 1 Nolu ve 2 Nolu, Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi, Osmaniye T Tipi I Nolu ve 2 Nolu cezaevlerinde en az 63 hasta tutsakın, hem cezaevi idarelerinin hem sevk esnasında maruz kaldıkları kötü muamele ve sevk yapılan hastanelerdeki doktorların yaklaşımlarına ilişkin bilginiz var mıdır? Var ise herhangi bir soruşturma başlatıldı mı?

Çukurova Bölgesi'ndeki cezaevlerinde kötü muamele nedeniyle tedavi haklarından vazgeçen en az 63 hasta tutsağın tekrardan tedavi haklarına erişebilmesi herhangi bir çalışmanız olacak mı?

10 ağır hasta tutsağın serbest bırakılması ve tedaviye erişebilmesi için bakanlığınız tarafından girişimde bulunulacak mıdır?

Neredeyse ülkenin tüm cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini önlemek amacıyla herhangi bir çalışma, plan veya programınız var mı?

Bakanlık olarak açlık grevin sonlandırılması yönünde herhangi bir girişimde bulundunuz mu? Grevin sonlandırılması için herhangi bir girişimde bulunmadıysanız nedeni nedir?

Hak temelli sivil toplum örgütleri, barolar, tabip odaları ve ilgili kişi ve kurumların katılımı ile hasta mahpusların sorunlarının çözülebilmesi için İnfaz Kanununda ve TMK'"de değişiklik yapılması planlanmakta mıdır?

Son bir yılda Çukurova Bölgesi'nde bulunan Ereğli Yüksek Güvenlikli Cezaevi, Ereğli T Tipi Kapalı Cezaevi, Aksaray T Tipi Kapalı Cezaevi, Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi, Tarsus T Tipi 1 Nolu, 2 Nolu, 3 Nolu ile Kayseri Bünyan T Tipi 1 Nolu ve 2 Nolu, Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi, Osmaniye T Tipi I Nolu ve 2 Nolu cezaevlerinde inceleme yapmak amacıyla bağımsız heyetler inceleme başvurusunda bulunmuş mudur? Bağımsız heyetlerin inceleme taleplerinin sonucu nedir?

Son beş yılda Çukurova Bölgesi'nde bulunan Ereğli Yüksek Güvenlikli Cezaevi, Ereğli T Tipi Kapalı Cezaevi, Aksaray T Tipi Kapalı Cezaevi, Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi, Tarsus T Tipi 1 Nolu, 2 Nolu, 3 Nolu ile Kayseri Bünyan T Tipi 1 Nolu ve 2 Nolu, Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi, Osmaniye T Tipi 1 Nolu ve 2 Nolu cezaevlerinde idare ve personelin keyfi ve hukuksuz yaklaşımlarına ilişkin Bakanlığınıza intikal etmiş başvuru sayısı kaçtır? İlgili şikayetler kapsamında haklarında adli ve idari soruşturma başlatılan infaz memuru sayısı kaçtır? Bunların kaçı cezasızlıkla sonuçlanmıştır?

## Bakanlığın cevabı

1375660 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9067 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Aâh 5Oat - fGj TXiL - DXIOlwa - Mmdysoz ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-172-1298/1875 Konu : Yazılı soru önergesi 99/0W2024

Sayın Cengiz ÇİÇEK İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9067 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkâmiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.

II. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri, uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan İli

© ADALET BAKANLIĞI temrin Mevzuat Genel Müdürlüğü soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

M- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakarilıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

IV- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fikrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fikrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin; bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

V- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmesi halinde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirileceği, psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacağı ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacağı düzenlenmiştir. Mevzuat Genel Müdürlüğü

VE Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden;

TÜRSİYE CUMHURİYETİ MİK YÜZÜNCÜ YILI

A) Ceza infaz kurumlarında tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, B) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Anlaşılmıştır.

Yılmaz TUNÇ Bakan

BRE ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul). “Çeşitli cezaevlerindeki hasta mahkumların hak ihlallerine maruz kaldıkları iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/9067, 30 Ocak 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-9067-cesitli-cezaevlerindeki-hasta-mahkumlarin-hak-ihlallerine-maruz-kaldiklari-iddiasina-ilisk (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1f697eb3-d190-47cf-8410-018d5e62f7d2

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
