# Diyanet İşleri Başkanlığının ilkokul öğrencilerine yönelik bir projesine ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/9177
- **Veren:** Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul)
- **Muhatap:** Millî Eğitim Bakanlığı (Yusuf Tekin)
- **Veriliş tarihi:** 25 Ocak 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 60 gün sonra, 25 Mart 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8706464f-46e4-4fd8-9f11-018d44a0d45a
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-9177-diyanet-isleri-baskanliginin-ilkokul-ogrencilerine-yonelik-bir-projesine-iliskin

> Celal Fırat (DEM Parti), 25 Ocak 2024 tarihinde 7/9177 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 60 gün sonra, 25 Mart 2024).

## Önerge metni

Aşağıda belirtilen sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Dari yaş Celal FIRAT

Eğitimde yaşanan sorunlara karşı çözüm üretilmezken, dinselleşme yolunda her geçen gün yeni bir uygulama başlatılmaktadır.

Diyanet İşleri Başkanlığının, ilkokul öğrencilerine yönelik yeni bir "değerler eğitim" projesi başlatacağı, Projenin, 10 Şubat'ta; aralarında İstanbul ve Ankara'nın da olduğu 10 pilot ilde uygulanacağı haberlere yansımıştır.

Buna göre; ilkokul 3 ve 4. sınıf öğrencilerinin, her hafta sonu lise veya üniversite öğrencileri ile bir camide ya da bir Diyanet gençlik hizmet mekânında buluşturulacağı hedeflenmektedir. Din görevlilerinin ilkokul öğrencilerinin ödevlerine yardım edeceği, etkinliklerin, "öğle namazı buluşması" ile sona ereceği, proje kapsamında çocuklarla cami bahçesinde günübirlik kamp programı düzenleneceği öngörülmektedir.

Projede; lise ve üniversite öğrencisi Diyanet Gençlik Gönüllülerinin, ilkokul üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerine "rol model" olacağı, onlara rehberlik edeceği, ayrıca, öğrencilerin cinsiyetlerine göre gruplara ayrılacağı belirtilmektedir.

Projenin amaçları ve hedefleri; Adana, Afyonkarahisar, Bursa, Konya, Manisa, Samsun, Şırnak, Tekirdağ, İstanbul'un Ümraniye, Beykoz ve Sarıyer ile Ankara'nın Yenimahalle ve Keçiören ilçelerinde test edileceği açıklanmıştır. Proje doğrultusunda hazırlanan "Faaliyet Rehberi"ne göre; etkinlikler 10 Şubat ile 10 Haziran arasındaki tüm hafta sonlarında yapılacaktır.

Her haftanın; "Zamanımı verimli kullanıyorum", "İnanıyorum mutluyum", "İbadetlerimi öğreniyorum", "Dinimin direği namaz", "Berat kandili", "İncitmeden yardımlaşıyorum", "Ramazan ve Oruç", "Mahremiyet bilinci", "Teknolojiyi faydayı kullanıyorum", "Çanakkale Zaferi ve önemi", "Kuranla buluşuyorum", "Kadir gecesi", "Merhametli davranıyorum", "Ramazan Bayramı", "Sağlık ve Güvenlik", "Peygamber ve çocuk", "Trafik kurallarına uyuyorum", "Peygamberimizin örnek davranışlarını öğreniyorum", "Engeller engel değildir", "Fetih ve fatih", "Çocuk ve dua", "Anne ve baba: Cennetin iki kapısı" ve "Ailem ve ben" başlıklı temalar kapsamında etkinlikler düzenlenecektir.

Bu etkinliklerde "sohbetler" de yapılacağı, film kitapların kritik edileceği, "sanatsal, sportif faaliyetler" yapılacağı, "kadim oyunlar" oynanacağı, Projeye dahil olan tüm çocuklar ve velilerin katılımıyla yerel şartlar dikkate alınarak, müftülüklerin uygun gördüğü vakitte, bir defa "camide buluşuyorum" etkinliği yapılacağı, ayrıca farklı bir zaman diliminde ise programa katılan çocuklarla cami bahçesinde günü birlik kamp programı düzenleneceği öğrenilmiştir. MEB tarafından eğitim müfredatının dini değerler çerçevesinde biçimlendirilmesinden okullarda dini etkinlikler üzerinden somut uygulamalara kadar hemen her alanda dini öğeleri eğitim sürecine adım adım yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu durum, son 22 yıl içinde, eğitim biliminin en temel ilkeleri ve öğrencilerin gelişim süreçleri yok sayılarak hayata geçirilen dinselleştirme adımları, öğrenciler ve veliler üzerinde yoğun psikolojik baskı oluşturmaktadır.

Her türden dini inancı istismar ederek çocuklarımızı ve toplumu "tek din, tek mezhep" anlayışı üzerinden "tek tip" hale getirmeye çalışma girişimlerini kabul etmek mümkün değildir. Türkiye'de yaşanan yoğun dinselleşme, eğitim sürecinde dinsel sömürüye kaynaklık eden kimi pratik uygulama ve söylemlerin yaygınlaşması, son yıllarda eğitimin bütün kademelerinde yaşanan temel bir sorun olarak dikkat çekmektedir. MEB, Diyanet, dini vakıf ve derneklerin iş birliği ile okul içinde ve dışında öğrencilere yönelik olarak hayata geçirilen dini faaliyetler, eğitim sisteminin adeta belli bir inanç ve mezhebin kuralları ve uygulamaları ile kuşatılması anlamına gelmektedir.

Türkiye'nin eğitim sistemi en temel bilimsel ilkelerden ve laik eğitim anlayışından hızla uzaklaşırken, okullarda dinselleşme hızla artarak kaygı verici boyuta ulaşmıştır. Eğitim sisteminde ve genel olarak toplumsal yaşamda iktidarın kendi dünya görüşüne ve yaşam tarzına uygun nesiller yetiştirme yönündeki uygulamaları tüm topluma yönelik fiili bir baskı ve dayatma haline gelmiştir.

Hiçbir toplum birbirinin aynı ve tamamen aynı düşünen, aynı inancı paylaşan, aynı "manevi değerleri" benimsemiş insanlardan oluşmaz. Laiklik anlayışı gereği farklı, inanç, düşünce ve değerler karşısında tarafsız olması gereken bir devletin, sadece bir dinin ve mezhebin öğretilerini, sadece belli bir inancın benimsediği manevi değerleri öğrencilere "tek doğru" olarak öğretmeye çalışması Aleviler gibi farklı inançtan öğrencilere yönelik ayrımcılık yapmak anlamına gelmektedir.

ÇEDES projesi başta olmak üzere, öğrencilere yönelik olarak sadece belli bir inancın benimsemiş olduğu dini değerler üzerinden etkinlik düzenlemek hem laikliğe hem de laik eğitim anlayışına temelden aykırıdır.

Türkiye'de yıllardır bizzat iktidar eliyle hayata geçirilen ve birbirinden ayrı olması gereken eğitim alanı ile inanç alanlarının birbirine karıştırılmasına yönelik her türlü uygulamadan derhal vazgeçilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere, dini vakıf ve derneklerin okullardaki faaliyetlerine son verilmelidir.

Çocuklarımızın siyasi iktidarın kendi siyasal-ideolojik hedeflerine ulaşmak için hayata geçirdiği dini içerikli projelerin parçası haline getirilmesi kabul edilemez.

Bu bağlamda;

1. İlkokul öğrencilerine "değerler eğitimi" adı altında aralarında "camide namaz kıldırme", "cami bahçesinde kamp" gibi etkinliklerinde bulunduğu dini ağırlıklı konuların seçilmesinde velilerin ve öğrencilerin onayı alınmış mıdır?

2. İlkokul öğrencilerinin, değerler eğitimi adı altında farklı inançları yok sayan tek tip dinsel ağırlıklı etkinliklere katılması zorunlu mudur? Katılmak istemeyenlerin olması halinde ne tür bir uygulama yapılacaktır?

3. Cematlerle ve eğitim dışı hangi kurumlarla ne tür protokoller ve iş birlikleri yapılmıştır?

4. Eğitim alanına ilişkin bu tür faaliyetlere yönelik başta eğitim sendikaları olmak üzere gelen eleştiri ve şikayetlere karşı neler yapılmıştır?

## Bakanlığın cevabı

İlgi o : a) 08.01.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1354937 sayılı yazınız.

b) 02.02.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1371592 sayılı yazınız.

c) 08.02.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1375660 sayılı yazınız.

ç) 19.02.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1383435 sayılı yazınız.

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç)'de kayıtlı yazıyla iletilen Ankara Milletvekili Okan KONURALP'ın 7/7794, İstanbul Milletvekili Turan Taşkın ÖZER'in 7/8916, İstanbul Milletvekili Celal FIRAT'ın 7/9177, Ankara Milletvekili Aliye TİMİSİ ERSEVER"in 7/9189, Şırnak Milletvekili Mehmet Zeki İRMEZ'in 7/9447, Şanlıurfa Milletvekili Ömer ÖCALAN "ın 7/9448 ve Adana Milletvekili Orhan SÜMER'in 7/9452 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ekte sunulmuştur.

T.C. F-/9177 639

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Bakanlığımız 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu doğrultusunda İçişleri Bakanlığının ilgili birimleri tarafından, Anayasa başta olmak üzere tüm ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek "Hukuki Tüzel Kişilik" kazanmış yapılar olan STK'larla protokol imzalamaktadır. İmzalanan protokollerde Anayasa başta olmak üzere tabi olunan tüm mevzuata uygun ve öğrenci menfaatini gözeten eğitim-öğretim faaliyetlerini destekleyici hususlara yer verilmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul). “Diyanet İşleri Başkanlığının ilkokul öğrencilerine yönelik bir projesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/9177, 25 Ocak 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-9177-diyanet-isleri-baskanliginin-ilkokul-ogrencilerine-yonelik-bir-projesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8706464f-46e4-4fd8-9f11-018d44a0d45a

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
