# Marmara Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkum hakkında verilen İdare ve Gözlem Kurulu kararına ilişkin

- **Tür:** Yazılı soru önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 7/9936
- **Veren:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak)
- **Muhatap:** Adalet Bakanlığı (Yılmaz Tunç)
- **Veriliş tarihi:** 21 Şubat 2024
- **Durum:** TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 159 gün sonra, 29 Temmuz 2024)
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d5a0b6e3-30de-4da3-bbe0-018dcfe5af33
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-9936-marmara-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkum-hakkinda-verilen-idare-ve-gozlem-kurulu-karar

> Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 21 Şubat 2024 tarihinde 7/9936 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 159 gün sonra, 29 Temmuz 2024).

## Önerge metni

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün

96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim

21.02.2024

A W letvekili

Marmara Kapalı Cezaevinde bulunan ağır hasta mahpus Soydan Akay hakkında cezaevinde yaşadığı hak ihlalleri ve İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) tarafından keyfi tahliye ertelemesi hakkında 14.08.2023 tarihinde Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna (MİHİK) tarafımca başvuru yapılmış olup, 15.08.2023 tarihinde de bakanlığınıza yazılı soru önergesi verilmiştir. Henüz yazılı soru önergesine cevap verilmediği gibi MİHİK başvurusu sonucu Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce gelen 7 sayfalık cevap yazısının neredeyse tamamı sadece mevzuat hükümlerini içermektedir.

30 yıllık cezası 11.08.2023 yılında dolan Soydan Akay. koşullu salıverilmesi gerekirken İGK'nin kararıyla tahliyesi 6 ay ertelenmiştir. Akay 30 yılt6 ayını 11.02.2024 tarihinde doldurmasına rağmen tahliyesi 2. kez ertelenmiştir. Tarafımca her iki karar dikkatli bir şekilde karşılaştırılarak incelendiğinde; 6 ay önce verilen İGK kararının bazı paragraflarının yer değiştirdiği, aşağıda değineceğim paragrafın kaldırılması ve bazı cümlelerin eksiltilmesi dışında herhangi bir değişiklik yapılmadan aynen kopyalandığı görülmüştür.

Eski kararda bulunan ancak yeni karardan çıkarılan paragraf ise "...kurum içerisindeki fiziki davranış biçiminde de herhangi bir sorunsal olumsuzluğa rastlanılmadığının gözlemlenmediği. kurum kurallarına uyduğu, arkadaşları ve kurum personeli ile uyumlu ilişkiler sergilediği, yükümlülüklerini yerine getirdiği," kısmı içeren paragraftır. Tekli hücrede tutulup hiçbir faaliyete çıkarılmayan mahpusun, arkadaşları ve kurum personeli ile uyumlu ilişkiler sergilediği çelişkisi, tarafımca yapılan başvuruda ve avukatların yaptıkları itirazlarda da gündeme getirmesinden sonra giderilme kaygısı ile karardan çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

İGK düzenlediği raporda "mahkumiyetine esas oluşturan terör örgütünden ayrılmadığına dair" gerekçeyi temellendirmeye çalışılarak;

• Anayasal hak olan haberleşme hakkının kriminalize ederek mahpusun, "Örgüt üyeliğinden hüküm giyen hükümlüler ile mektuplaştığı",

• Kararda mahpusa verilmediği ve dışardan gönderildiği belirtilen "yasaklanmış yayınların" gerekçe yapıldığı,

• Hakkında henüz kesinleşen bir mahkumiyet kararı olmamasına rağmen hakkında örgüt üyeliğinden kovuşturma yürütülen mahpusun vasisinin kriminalize edilmeye çalışılarak mahpusun vasi ile görüştüğü,

• 20.12.2023 tarihli bir mektuba istinaden "kurumların asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşürecek nitelikte ve gerçekliği kanıtlanmamış bilgilerle kişi ve kurumları paniğe yöneltecek ifadeler içermesi" şeklinde hukukun somut normlarından uzaklaşılarak verilen güvenlikçi bir elkoyma kararının infaz ertelemeye gerekçe gösterildiği görülmüştür.

Son olarak; her iki infaz erteleme kararında da aynı cümlelerle geçen "Soydan Akay'ın kurum içi ve kurum dışı istihbari bilgiler doğrultusunda Türkiye'deki Ceza İnfaz kurumlarında barındırılan PKK terör örgütü hükümlerinin sorumlusu olarak biliniyor olması" şeklinde bir istihbari bilgiye atıf yapılmıştır. Bilindiği üzere istihbari bilgi; duyum, söylenti, tahmin ve varsayıma dayanan doğruluğu şüpheli bilgidir. Kaynağı belli bir kişi ya da somut olguya dayanmadığı için istihbari bilginin tek başına delil değeri yoktur. Kaldı ki İGK bir yargı merci olmadığı gibi bu hususu değerlendirme yetkisi dahi bulunmamaktadır. Somut olaylara dayanmayan, soyut iddia, bilgi ve tahminler, adli soruşturmanın başlatılması için dahi yeterli görülmezken infazını tamamlamış ve salıverilmesi gereken bir mahpusun kişi özgürlüğü ve güvenliğinden yoksun bırakmak için İGK tarafından gerekçe olarak kullanıldığı görülmüştür. Bu bağlamda;

I- Kesinleşen mahkeme kararı ve cezanın infazına başlanması ile hukuken ve fiilen mahkumiyete esas oluşturan örgütle ilişkisi kesilen mahpusa, devletin egemenliği altındaki bir cezaevinde "Mahkumiyetine esas oluşturan terör örgütünden ayrılmadığına dair " verilen İdare ve Gözlem Kurulu kararı keyfi ve hukuksuz değil midir?

2- 5S yıldır avukat görüşmeleri dahi kamera ile kayıt altına alınarak izlenen ve yine 5 yıldır tekli hücrede tutulan, cezaevinde başka hiçbir mahpusla görüştürülmeyen bir mahpusun -cezaevinde güvenlik zaafiyeti yoksa- örgütle ilişkisini sürdüğü nasıl iddia edilebilmektedir? Cezaevinde bir güvenlik zafiyetine ilişkin açılmış herhangi bir soruşturma var mıdır?

Soydan Akay hakkında atıf yapılan istihbari bilginin doğruluğu konusunda 6 yıl boyunca herhangi bir araştırma-soruşturma yapılmış mıdır?

Adli soruşturmanın başlatılması için dahi yeterli görülmeyen istihbari bilgi, "paralel bir yargı" makamına dönüşen ve mahpusların cezaevinde kalma süresini tayin edebilen bu kurullar tarafından esas alınarak infaz ertelemeye gerekçe gösterilmesi nedeniyle tehlike ve tehdit altında olan "kişi hürriyeti ve güvenliği" hakkının (Anayasa madde 19) korunmasına yönelik Adalet Bakanı olarak bir girişimde bulunmayı düşünüyor musunuz?

Yasal süresi geçmiş olmasına rağmen 15.08.2023 tarihli soru önergesine ve bu soru önergesindeki sorulara doğrudan ve de yasal süresi içerisinde cevap verecek misiniz? Adalet Bakanı olarak, paralel yargısal faaliyet yürüten, keyfi ve hukuksuz kararlarla mahpusların infazlarını erteleyen İdare ve Gözlem Kurullarının kaldırılması veya bu kurulların yapı ve işleyişine yönelik yasal bir değişiklik yapılması için bir girişimde bulunacak mısınız?

## Bakanlığın cevabı

1393615 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9936 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ADALET BAKANLIĞI YÜĞRKİYE CAMRİYETİ NİKE AZİNCÜ YILI Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-263-1828/2726 Konu : Yazılı soru önergesi DA/0942024

Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şırnak Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/9936 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

©) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

1i- 5275 sayılı Kanunun "Avukat ve noterle görüşme hakkı" kenar başlıklı 59. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatları ile vekâletnamesi olmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında, avukat ve noter ile görüşmenin, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine, tatil günleri ilik e

Mevzuat Genel Müdürlüğü dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılacağı; beşinci fıkrasında, Türk Ceza Kanununun 220. maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat verildiğine veya yorumları ile gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, üç ay süreyle; görüşmelerin teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebileceği, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevlinin görüşmede hazır bulundurulabileceği, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabileceği veya görüşmelerin gün ve saatlerinin sınırlandırılabileceği; altıncı fıkrasında, infaz hakimliğinin hükümlünün; kurallara uyumunu, toplum veya ceza infaz kurumu bakımından arz ettiği tehlikeyi ve rehabilitasyon çalışmalarındaki gelişimini değerlendirerek, kararda belirttiği süreyi üç aydan fazla olmamak üzere müteaddit defa uzatabileceği gibi kısaltılmasına veya sonlandırılmasına da karar verebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

M- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazi suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu

ADAL ET BAKANLIĞI TÜRKİYE CUMHURİYETİ NK YÖZÜSLÜ VALE

ADALET BAKANLIĞI TÜRKİYE CMR ÜZÜM YN Mevzuat Genel Müdürlüğü pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

©) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fikrasında, gözlem değerlendirme rapotu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

IV- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 15/03/2024 tarihli cevapta;

ADALET BAKANLIĞI re anh zy Mevzuat Genel Müdürlüğü

A) Soru önergesinde adı geçen ve Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlünün, iyi halli olmadığına ilişkin Kurum İdare ve Gözlem Kurulunca verilen 12/02/2024 tarihli karara yasal süresinde itiraz etmediği ve kararın kesinleştiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, ©) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

DEDİ liz

Yılmaz TUNÇ
Bakan

---

**Kaynak gösterme:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “Marmara Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkum hakkında verilen İdare ve Gözlem Kurulu kararına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/9936, 21 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-9936-marmara-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkum-hakkinda-verilen-idare-ve-gozlem-kurulu-karar (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d5a0b6e3-30de-4da3-bbe0-018dcfe5af33

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
