Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Ağrı Milletvekili ·
Genel Kurul, 25. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Aralık 2018 · 581 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdullah Koç, 4 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 581 kelime.
Abdullah Koç (Ağrı). “Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 4 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullah-koc-27-2018-12-04-abonelik-sozlesmesinden-kaynaklanan-para-alacaklarina-iliskin-takibin (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=73668
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA ABDULLAH KOÇ (Ağrı)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 16 sıra sayılı Kanun Teklifi üzerinde partim adına söz almış bulunmaktayım.
Değerli arkadaşlar, Hakkâri Milletvekilimiz Sayın Leyla Güven yirmi yedi gündür açlık grevinde. Tek amacı insanlık suçu olan tecridin kaldırılması ve ortak vatanda demokratik bir ülkenin kurulması mücadelesidir. Sayın Leyla Güven’e ve direnişine destek amacıyla bugün Meclis çatısı altında Eş Genel Başkanımız Sayın Pervin Buldan’la birlikte 10 milletvekilimiz destek amaçlı iki günlük açlık grevini başlattı. Öte taraftan, Türkiye'nin dört bir tarafında yine milletvekili arkadaşlarımız destek amaçlı açlık grevine başlamış bulunmaktalar. Tüm arkadaşlarımızı huzurunuzda selamlıyor ve kendi mücadelelerine ortak olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Leyla Güven’in talebi bizim talebimizdir, bunu da açık bir şekilde dile getirmek istiyoruz.
Değerli arkadaşlar, bugün hukuk adına gerçekten tarihî bir leke, utanç verici bir gün yaşıyoruz. Sayın Demirtaş ve Sayın Önder’in dosyası yukarıdan bir talimatla, karşı hamle hareketiyle mahkeme tarafından onandı ve dosyaları kesinleşti. Değerli arkadaşlar, bu yargı, hani bu kahraman ve bağımsız yargı var ya sözüm ona; önünde binlerce ve on binlerce dosya mevcut. Bu dosyaların içerisinde bir kısım dosya da emekçilerin ve işçilerin hak ve alacaklarıdır, on binlerle ölçülen dosyalar. Öte taraftan, yine, bu yargının önünde kadın katillerinin, çocuk tecavüzcülerinin dosyaları da on binlerle ölçülüyor. Bu dosyaların hepsi üç yıldır, dört yıldır raflarda bekletiliyor ancak önünde binlerce dosya olan bu yargı talimatla Sayın Demirtaş’ın dosyasını alıyor ve üç ay içerisinde de karara bağlıyor. Peki, size soruyorum: Bu yargıya güven ne olacak, bu yargıya güvenecek miyiz? Sokağa çıkın, sorun, bugün, Türkiye’de yargıya güven yüzde 10’un altına düşmüş durumda. Halkımız artık bu yargıya güvenmiyor. Bu tarafsız ve kahraman yargıçlar o çocuk tecavüzcülerine ilişkin olan dosyaları neden gündeme almıyor? Bu dosyalar neden hızlı bir şekilde kesinleştirilmiyor veya gündemleştirilmiyor? Ne yaparsanız yapın, yargı eliyle darbe yapmaya kalkışırsanız da kalkışın biz bu darbenin önünde boyun eğmeyeceğiz. Bu, bu şekilde biline. Halkımız bu yargı darbesinin önünde boyun eğmeyecek, eğmedi de, tarihte sayısız örnekleri mevcuttur.
Değerli arkadaşlar, şimdi, kanun teklifine bakıldığında, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına –tahsiline- ilişkin olan bir kanun olduğu görülüyor ancak içeriğine baktığınız zaman bu bir torba yasadır. İçinde ne yok ki; içinde Ticaret Kanunu var, Tüketici Kanunu var, Tebligat Kanunu var, Bilirkişilik Kanunu var yani var ki var. Bu iktidar ne bulduysa bu torba yasa teklifinin içine atmış durumda. Peki, bununla ne yapmak istiyor? Arkadaşlar, AKP manipülasyonunun yeni bir yüzü olarak da karşımıza çıkıyor bu uygulama. On altı yıllık bu AKP iktidarının uygulamasıdır; yamalı bir bohça gibi, toplumu dizayn etmek için her şeye yer verilmiş bu yasa teklifiyle.
Değerli arkadaşlar, gerçekten, bu kanun teklifi bir torba yasa teklifidir. Kanun yapma tekniğine aykırı olan bu yöntem AKP iktidarı döneminde esas yöntem hâline getirilmiştir yani alakasız ne kadar düzenlemeye ihtiyaç duyulmuşsa bu torbaya konmuş ve bu, bu şekilde huzurumuza getirilmiştir.
Bu kanun teklifi hazırlanırken halktan, sivil toplum örgütlerinden, meslek kuruluşlarından hiçbir şekilde görüş alınmamıştır. Hâlbuki abonelik sözleşmesi ve bu toplumun her bireyini ilgilendiren bu konuda topluma hiçbir şekilde gidilmemiş ve toplumun fikri bu şekilde alınmamış. Bu nedenle de bu teklif sakat bir kanun teklifidir. AKP, politik tutum ve uygulamalarıyla nasıl ki demokrasi ve sistemin içini boşalttıysa bu torba yasa yöntemiyle temel yasaları da bir yapboz tahtasına dönüştürmüştür.
Değerli arkadaşlar, teklifin gerekçesi icra dairelerindeki iş yükü ve konkordato meselesiyle ilgili olarak yaşanan sorunlar olarak lanse edilse de bu sorunların temel kaynağı ekonomik problemlerdir. Problemlerin sebebini tespit etmeden geçici çözüm önerileriyle günü kurtarmak, belirli kesimlerin taleplerini karşılama amaçlı bir şekilde hazırlanmış bir kanun teklifidir bu.
Teklifin aynı zamanda Anayasa’daki eşitlik ilkesine de aykırı bir yönü vardır, bu nedenle de kabul edilmesi mümkün değildir.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
82 konuşma daha · 4 Aralık 2018