İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Ağrı Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 42. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Ocak 2021 · 357 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Abdullah Koç (Halkların Demokratik Partisi), 27 Ocak 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 357 kelime.
Abdullah Koç (Halkların Demokratik Partisi, Ağrı). “İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullah-koc-27-2021-01-27-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=94707
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA ABDULLAH KOÇ (Ağrı)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İYİ PARTİ’nin denizlerdeki aşırı avlanma, deniz kirliliği ve yeni istilacı balık türleri ile rezervlerdeki azalmaya yönelik vermiş olduğu Meclis araştırması önergesi üzerinde partim adına söz almış bulunmaktayım. Öncelikle bu araştırma önergesine mevcut olan göllerin de eklenmesi gerektiğini düşünüyorum.
Değerli milletvekilleri, şimdi, aslında önemli olan hususlardan bir tanesi, sorunlardan bir tanesi de kara avcılığındaki uygulamaların söz konusu olması. Bununla ilgili vermiş olduğumuz kanun teklifinde -ne yazık ki- başka bir canlıyı öldürmenin sporu ve turizminin olamayacağına ilişkin bir kanun teklifi vermiş bulunmaktayız. Türkiye’nin, taraf olduğu Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 6’ncı ve 8’inci maddeleri uyarınca nesli tehlike altında bulunan türleri korumaya ilişkin taahhüdü bulunmaktadır.
Son günlerde yine konu olan, aynı zamanda gündem olan, özellikle Dersim’de “Hızır’ın davarları” diye nitelendirilen dağ keçilerine yönelik tehlikeye, aynı zamanda Doğu Karadeniz’de yine türleri tükenmeyle karşı karşıya olan çengel boynuzlu dağ keçilerine ilişkin hususa da özellikle sizin dikkatinizi çekmek istiyorum.
Öte taraftan, bu Meclis araştırması önergesine de eklenmesi gerektiğini düşündüğümüz -özellikle Van Gölü’ndeki kirlilik ve tehlike boyutlarıyla ilgili- Türkiye’nin en büyük gölü ve dünyanın ise en büyük sodalı gölü olan Van Gölü’ndeki kirlilik tehlikeli boyutlara ulaşmış durumdadır. Verilere göre, göle her saniyede 1.800 litre lağım suyu akıyor. Çevredeki yerleşim yerlerinin atık sularını arıtacak tesisler ya kurulmamış ya da ihtiyacı karşılamaktan çok uzak durumdadır. Göle bağlanan 18 dere ve akarsu üzerinden günde tonlarca çöp ve evsel atık göle boşaltılıyor. Bu durum insan sağlığının yanı sıra, ekosistemi de olumsuz etkiliyor. Kirlilik hem sudaki canlıların hem de bitkilerin yavaş yavaş yok olmasına neden olmaktadır.
Yine, Ağrı ilimizin sınırları içerisinde olan ve Taşlıçay ile Doğubeyazıt sınırında yer alan Balık Gölü’yle ilgili olan bir bilgiyi sizinle paylaşmak istiyorum. Değerli arkadaşlar, yüz ölçümü yaklaşık olarak 34 kilometrekare olan gölün derinliği 100 metreden fazladır, deniz seviyesinden 2.250 metre yüksekliğiyle Türkiye’nin en fazla yükseklikte oluşmuş olan tek gölüdür. Doğubeyazıt’taki Balık Gölü’nde araştırma yapan Avusturyalılar göldeki alabalığı ilk kez burada gördüklerini ve bir tür olarak dünyada ilk olduğunu kayıt altına almış durumdalar. Endemik bir alabalık alt kültürü olan bu balık türünün de korunması ve özellikle bu tür göllerimizde bilinçsiz bir şekilde yapılan müdahalelerin de önlenmesi gerektiğini biz kesinlikle düşünüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
113 konuşma daha · 27 Ocak 2021