CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 58. Birleşim · 3. yasama yılı · 19 Şubat 2020 · 540 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Akın (CHP), 19 Şubat 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 540 kelime.
Ahmet Akın (CHP, Balıkesir). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 19 Şubat 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-akin-27-2020-02-19-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=85680
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA AHMET AKIN (Balıkesir)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; grup önerimiz adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şimdi değerli arkadaşlar, “Köylü milletin efendisidir.” Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk… Bir kere bunu üstüne basa basa söylemek istiyorum. Neden söylemiş? Bu cümleyi neden bizim çok iyi anlamamız gerekiyor? Şimdi, düşünün, köylü ekmeden, üretmeden kalkınma olabilir mi? Olamaz. Köylümüz, çiftçimiz, hayvancımız üretecek ki, kazanacak ki memleket kalkınsın.
Şimdi geldiğimiz noktada durum nasıl? İktidarınız bırakın çiftçiyi ürettirmek, bitirmek için mücadele ediyor. Şimdi bunu söylerken şunu düşünüyor olabilirsiniz: “Çiftçimiz bitse de olur, biz ithal edelim. Nasılsa biz ithalatı seviyoruz, ithal ederiz, çiftçimiz de rahat rahat köyünde oturur.” Ama maalesef, köylerimiz de bomboş duruma geldi. Size bir tavsiyem var değerli arkadaşlarım. Bakın, Balıkesir Milletvekiliyim. Lütfen, gelin Balıkesir’e gidelim, Balıkesir’in köylerini bir dolaşın; gelin görün ki oradaki insanlarımız ne yapıyorlar. Şimdi, tarımla, hayvancılıkla uğraşan insanlarımıza gidin bir dokunun ama şunu da bilin ki: Bir dokunacaksınız, bin ah işiteceksiniz çünkü şu anda köylümüz, çiftçimiz bu durumda. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, çiftçimiz kazanamıyor. Kazanamayınca ne yapıyor? Ekemiyor. O zaman ne yapıyor? Tarımdan vazgeçiyor yani toprağını terk ediyor. Örnek olarak: 2002 yılında 93 milyon dönüm buğday ekilirken bugün 68,5 milyon hektara düşmüş durumda. Şimdi size soruyorum: Bu çiftçimiz bunu keyfinden mi bıraktı, keyfinden mi ekmiyor? Ne oluyor sonra? Demin de söyledim, “ithalat” en sevdiğiniz kelime. İthalata hizmet ediyorsunuz ama maalesef, bizim çiftçimize hizmet etmiyorsunuz. Bakın, 2018’de 5,6 milyon ton, 2019’da 9,8 milyon ton sadece buğday ithal ettik. 2019’da da ithalatta şampiyon olduk. Ne şampiyonu olduk? Türk çiftçisini bitirme, ithal çiftçiyi kazandırma şampiyonu olduk; sizleri tebrik ediyorum(!) İktidarınız, maalesef, Türk çiftçisine değil, bakın, Amerika, Rusya, Polonya vesaire ülkelerin çiftçilerine çalışıyor. Hatta, hatırlayınız, bir bakanınız Fransız çiftçisine destek olduğundan dolayı madalyayla ödüllendirildi. Ama hiç merak etmeyin, önümüzdeki ilk seçimde Türk çiftçisi sizin yakanıza madalyayı takacak “Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz.” diyecek. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, politikalarınız gerçek anlamda halktan koptuğu için bitmiş durumda. Tarımda da aynı şekilde, baştan aşağı yanlış. Balıkesir’den yine bir örnek: Bakın, başta Bigadiç olmak üzere, Kepsut’ta, Sındırgı’da geçen yıla kadar tam 14 bin dönüm arazide haşhaş ekiliyordu ki o bölgenin haşhaşı afyon değeri en yüksek olan haşhaş. Şimdi TMO “14 bin değil, biz bunu satamıyoruz, ihraç edemiyoruz, 3 bin 500 dönüm ekeceğiz.” dedi ve kota getirdi. Ne oldu? Orada bunu eken çiftçilerimiz zor duruma düştü. Şimdi, ithalatı, maşallah, çok iyi beceriyorsunuz ama Türk milletinin, Türk çiftçisinin ürününe gelince bizim çiftçimize diyorsunuz ki: “Ekmeyin, biz satamıyoruz.” Arkadaşlar, o zaman, satacak insanlara yerinizi bırakın. Alın, burada Cumhuriyet Halk Partisi, Türk milletinin çiftçisine sonuna kadar sahip çıkar. Hiç merak etmeyin. (CHP sıralarından alkışlar)
İktidarınız, çiftçinin dilinden anlamıyor, sözünden anlamıyor. Değerli arkadaşlar, çok basit -halktan koptunuz- gidin çiftçiye, hayvancıya bir bakın, şu anda size anlatacaklardır dertlerini. Mazotu, gübreyi, ilacı yabancı şirketlerin belirlediği fiyatlardan sattırıyorsunuz. Yani ne yapıyorsunuz? Bizim çiftçimizi, maalesef, yabancı şirketlerin sömürüsüne bırakıyorsunuz.
Ziraat odası başkanları ve ekipleri geçen ay Meclisimize ziyarete geldiler, tüm nezaketleriyle misafir oldular ve tüm milletvekillerini dolaştılar, bana da geldiler, sizlere de geldiler. Burada nezaketle tepkilerini ortaya koydular, para istemediler “Borçlarımızı silin.” demediler; istedikleri, çözüm önerilerini ortaya getirmek. Ama ne yaptınız? Çözüm ürettiniz mi? Hayır. Aksine, o gün, arkadaşlarımız buradayken bir kararnameyle 45 bin ton çeltik ithalatı için izin verdiniz. Buna da ancak şu denir: Ayıptır, yazıktır, günahtır!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
131 konuşma daha · 19 Şubat 2020