İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 42. BİRLEŞİM · SALI

İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Ahmet Arslan

Kars Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 42. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Ocak 2020 · 311 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Arslan (AK Parti), 14 Ocak 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 311 kelime.

Ahmet Arslan (AK Parti, Kars). “İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 14 Ocak 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-arslan-27-2020-01-14-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=84517

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA AHMET ARSLAN (Kars)Saygıdeğer Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Kanal İstanbul Projesi, dokuz yıl önce ortaya, gündeme getirilmiş; sonra, dokuz yıl sonra, iki ay önce konuşulmuş bir proje değil. Dokuz yıl önce açıklanırken de bir mutfak çalışması vardı. Bendeniz o zaman da bu mutfak çalışmasının içerisinde bulunuyordum. Daha sonraki süreçlerde, güzergâh çalışmaları birçok üniversiteyle birlikte yapıldı. 2013-2014 yılında yaklaşık 10 bin metre sondaj yapıldı. Daha sonraki dönemde, 200 bilim insanı, uzman, 16 profesör, 6 doçent, 16 doktor, birçok yüksek mühendis ve mimarın da içinde bulunduğu ilave çalışmalar yapıldı. Daha sonra, on sekiz ay boyunca da ÇED süreci devam etti ki bu dönemde halkın katılımıyla da toplantılar yapıldı. Özellikle bunu Avrasya’da, Marmaray Projesi’nde, üçüncü havalimanında da gördük. Önce bunların bir hazırlık süreci vardır, o hazırlık süreçleri çalışıldıktan sonra diğer ayrıntılar paylaşılır. Bütün bunlar, bu çerçevede, bir günde olmadı, dokuz yılın emeğidir, dokuz yılın sonunda bu aşamaya gelmiştir.

Boğazlar sadece bizim değil. İstanbul, medeniyetlere başkentlik yapmış, birçok medeniyetin değerlerini taşır. Bu değerlere sahip çıkmak, bu değerleri korumak, dünya mirasını korumak bizim boynumuzun borcudur. İşte bunu yapmak için İstanbul Boğazı’nı tehlikelerden kurtarmak, korumak hiçbir parayla ölçülmez. Velev ki bir can dahi parayla kıyaslanmaz. İstanbul’un tarihî dokusunun korunması da parayla ölçülmez. O yüzden, Kanal İstanbul’un maliyeti düşünülerek “Bundan vazgeçelim, İstanbul Boğazı’na ve İstanbul’a ne olursa olsun.” diyecek hâlimiz yok.

Bir şeyi özellikle ve özellikle vurgulamak isterim: Montrö Sözleşmesi ne yazık ki iyi bilinmiyor, iyi bilinmediği için de yanlış yorumlar yapılıyor. Montrö Sözleşmesi’nde özellikle “Boğazlar” ifadesi geçer veya “Boğazlar” genel deyimi. “Boğazlar” genel deyimi, hem Çanakkale Boğazı’nı hem Marmara Denizi’ni hem İstanbul Boğazı’nı kapsar ki boğazlardan askerî bir geminin geçişiyle veya diğer gemilerin geçişiyle ilgili işlem yapılırken Çanakkale Boğazı’ndan girip İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e çıkışına kadar olan kısmı birlikte değerlendirilir; özellikle bunu vurgulamak isterim.

Sayın Başkanım, cümlem yarım kalmasın. Eğer bir süre verirseniz…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

81 konuşma daha · 14 Ocak 2020

81 konuşmanın tamamı →