İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 63. BİRLEŞİM · CUMA

CHP Grubu önerisi münasebetiyle

Ahmet Yıldırım

Muş Milletvekili · HDP

Genel Kurul, 63. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Ocak 2017 · 491 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Yıldırım (HDP), 20 Ocak 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 491 kelime.

Ahmet Yıldırım (HDP, Muş). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 20 Ocak 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yildirim-26-2017-01-20-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=57338

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AHMET YILDIRIM (Muş)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; az sonra rakamlarla da ifade edeceğim üzere, gerçekten, Cumhuriyet Halk Partisinin araştırma komisyonu kurulmasıyla ilgili, bu önemli önergesiyle ilgili ciddi konuşmalar yapacaktım. Ama baştan şunu söyleyeyim ben, bütün Genel Kurulun da bunu bilmesi lazım: AKP grup yönetimi, bizim partimizin araştırma önergesiyle ilgili başta farklı isim vermişken anlaşılan o ki şu Genel Kurulu belli bir provokasyonla yürütmek istiyorsunuz Sayın Bostancı, son dakikada -Sayın Başkan da iyi bilecektir ki- konuşmacınızı belli tezviratlar, yalanlar ve iftiralar üzerine bir konuşma yapmak üzere değiştirdiniz. Bu, sizin takdiriniz, herkes kendisine yakışanı yapar. Anlaşılan, siz burayı yalanlar ve iftiralar üzerinden provoke etmeye çalışıyorsunuz. Ya değilse, son dakikada böyle bir değişikliği neden yaptığınızı gelip buradan açıklayın istersiniz çünkü araştırma önergesi görüşülmeden kırk beş dakika önce oraya verilmiş bir isminiz vardı sizin; şunu ifade edelim.

Bir diğeri: Ben kırk beş yıllık yaşamımda yirmi yılı aşkın süre akademisyenlik yaptım, üst düzey bürokraside, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyesi olarak dört yıl çalıştım, profesyonel futbolculuk yaptım, yine, sendikacılık yaptım, farklı vakıflarda görev aldım ama bütün içtenliğimle söylüyorum -muradım burada daha fazla zaman alıp burada bir polemik yaratmak değil ama- hayatımda bu kadar iftirayla, bu kadar yalanla, bu kadar mesnetsiz iddiayla karşılaşmadım, bunu içtenlikle söylüyorum. Az önce sayın hatibin burada açmış olduğu konu, benim davacı olduğum ve 3 emniyet görevlisi hakkında suç duyurusu üzerinden başlatmış olduğum davaya ilişkin bana hâlâ ulaşmamış… Benim hakkımda “14 Haziran” diyor ya, 14 Haziranda yaşanmış bir olay, tümüyle bir senaryo, bir kurgu anlatıyor burada. Bir soruşturma yok, bir fezleke yok, bir dava yok ama bu kadar yalan bu kadar ucuz atılıyorsa ben de o zaman genelleştirerek söyleyeyim: Bir iktidar bu kadar iftiraya tevessül etmeye başlamışsa çürümüştür, en hafif tabirle söylüyorum çürümüştür yani. Son dakikada konuşmacısını değiştirerek böyle bir yalan konuşma yaptırma ihtiyacı duyuyorsanız, bu siyasi iktidarın ben miadını doldurduğunu, büyük bir çürümüşlük yaşadığını söylemekten daha öte bir şey söyleyemem.

Ya değilse, ben sözümün arkasındayım. Üç dört ay önce -tarihini tam hatırlamadığım için bir şey söyleyemem- benzer iftirayı atmıştı buradan Mustafa hoca, ben demiştim ki: “Eğer bunu belgeyle ispatlarsanız, bütün Meclisin huzurunda söylüyorum, söz veriyorum, siyasi yaşamımı da sonlandıracağım, milletvekilliğinden de istifa edeceğim.” Şimdi geldi, bugün belge mi gösterdi? Resmî bir tutanak mı gösterdi? Bir delil mi gösterdi yoksa kendi el yazısıyla sizin son dakikada ona konuşma vermiş olmanızdan ötürü karalama, çalakalem yalanlar, iftiralar mı dizdi? Bunu ben yorumlamadan, daha fazla kimseyi incitmeden bütün Genel Kurulun takdirine sunuyorum.

Bir diğer husus: Hani yargının ve Emniyetin o kadar siyasallaştığı üzerinden gidiyoruz ki, bakın, dün olan bir olayı anlatayım, siz gerçekten Ankara Emniyet Müdürlüğü üzerinden araştırın benim dediğim bir gerçekliğe mi tekabül ediyor, yoksa altyapısı olmayan bir iddia mı. Bir KHK’yla kapatılan Azadiya Welat gazetesinin muhabiri Barış Boyraz -şu anda Dicle Haber Ajansının muhabiri- dün Güvenpark’ta dayakla, kaba kuvvetle polis arabasına bindiriliyor, kafasına mont bağlanıyor, tehditlerle kafasına silah dayanıyor, “Seni öldürmek için aldık.” deniyor.

MUSTAFA ILICALI (Erzurum)Bunun belgesi ne şimdi?

AHMET YILDIRIM (Devamla)İşte, söyleyeceğim size.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

83 konuşma daha · 20 Ocak 2017

83 konuşmanın tamamı →