12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'ne, kayyumların deyim yerindeyse faşizme tekabül eden uygulamalarının devam ettiğine ve Semih Özakça ve Nuriye Gülmen'in açlık grevlerinin 95'inci gününde olduklarına ilişkin açıklaması
Muş Milletvekili ·
HDP
Genel Kurul, 104. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Haziran 2017 · 198 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Yıldırım (HDP), 12 Haziran 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'ne, kayyumların deyim yerindeyse faşizme tekabül eden uygulamalarının devam ettiğine ve Semih Özakça ve Nuriye Gülmen'in açlık grevlerinin 95'inci gününde olduklarına ilişkin açıklaması); konuşma 198 kelime.
Ahmet Yıldırım (HDP, Muş). “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'ne, kayyumların deyim yerindeyse faşizme tekabül eden uygulamalarının devam ettiğine ve Semih Özakça ve Nuriye Gülmen'in açlık grevlerinin 95'inci gününde olduklarına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 104. Birleşim tutanağı, 12 Haziran 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yildirim-26-2017-06-12-12-haziran-dunya-cocuk-isciligiyle-mucadele-gunu-ne-kayyumlarin-deyim (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=60065
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AHMET YILDIRIM (Muş)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bugün Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü. Ülkemizdeki çocuk işçiliği öyle bir hâlde ki sağlıklı bir veriye dahi sahip değiliz. Sayısı milyonlarla ifade edilen, bu ülkenin geleceği olarak addettiğimiz çocuklar, fabrikalarda, trafik ışıklarında mendil satıcılığında, ayakkabı boyacılığında ve tarlalarda asla kendi boylarının ve bedenlerinin kaldıramayacağı bir belirsiz içerisine sürüklenmiş durumdalar. Sadece tarım işçisi ailelerin yanındaki çocukların yüzde 90’ının tarım mevsiminde yedi gün on bir saat çalıştıklarını bilimsel bir veri olarak sunabiliriz.
Sayın Başkan, özellikle AKP’nin ülkeyi KHK cumhuriyetine dönüştürmesinden sonra, dünya siyaset literatüründe bir karşılığı olmayan, “kayyum” denen ne menem olduğu… Sadece yönetmek üzere görevlendirildiği yerlerle ilgi bağı 3 imzaya dayanan kayyumların, deyim yerindeyse faşizme tekabül eden uygulamaları devam ediyor. Düşünün, son bir ayda bir kayyum, AKP tarafından atanmış bir kayyum tarafından orada bir toplumsal hafızaya tekabül eden heykelin yıkılışının 3’üncüsünü yaşadık. 2004 yılında, AKP iktidarı döneminde Kızıltepe’de 13 kurşunla öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ın on yıllık heykeli yıkıldı. Kim tarafından? AKP’nin kayyumu tarafından. Şimdi düşünün, bir yerde heykel niye yıkılır? Şu yeryüzünde heykellerin yıkılması; bir, İkinci Dünya Savaşı uygulamalarına denk gelir, bir de günümüzde IŞİD’in yaptığı bir şeydir. Heykel niye yıkılır?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
59 konuşma daha · 12 Haziran 2017