İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması

Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Haziran 2017 · 428 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Yıldırım (Halkların Demokratik Partisi), 15 Haziran 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması); konuşma 428 kelime.

Ahmet Yıldırım (Halkların Demokratik Partisi, Muş). “Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 15 Haziran 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yildirim-26-2017-06-15-canakkale-milletvekili-bulent-turan-in-satasma-nedeniyle-yaptigi-konus (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=60340

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AHMET YILDIRIM (Muş)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; belli bir süredir özellikle ülkede yaşanan siyasi operasyonlar bağlamında yargının tarafsız ve bağımsız mı, yoksa siyasi güdümle mi kararlar verdiğine dair tartışmalar yürümektedir. Bir defa, “siyasi soykırım operasyonları” olarak adlandırdığımız operasyonlar başlamadan önce bu ülkede zaten yürürlüğe konan ve çözüm ve barış sürecini sonlandırma hedefi güden belli operasyonlar silsilesiyle karşı karşıya olduğumuzu iyi biliyoruz. Şöyle ki: Öncelikle, bu ülkede darbeler zinciri, çözüm sürecini bitirmek üzere 30 Ekim 2014 günü Millî Güvenlik Kurulunca planlanmış ve 20 Temmuz günü Ceylânpınar’da 2 polisin gece uykusunda öldürülmesiyle yürürlüğe konmuştur. 20 Temmuz günü başlayan siyasi darbe süreci, hâlâ ilk başladığı gün olan Ceylânpınar’da polislerin katledilmesiyle ilgili olarak en son iki hafta önce yapılan duruşmada da görüleceği üzere, bu konudaki iddialarımızı, oradaki mahkemede açığa çıkan bir gerçek ortaya koymuştur. Bu davayla ilgili olarak 9 sanık bulunmakta ama olay yerindeki, 2 polisin öldürüldüğü olay yerindeki parmak izleri ile 9 sanığın parmak izleri hiçbir şekilde örtüşmemiş, bunun bir komplo olduğu ve bir savaş sürecinin düğmeye basımının ilk adımının olduğu ortaya çıkmıştır.

Yine, darbeler silsilesi 20 Temmuzdan sonra da devam etmiştir; 20 Mayıs 2016 günü şu yasama organına yapılan darbe ve 4 Kasım günü eş genel başkanlarımız ve milletvekillerimizin tutuklanmasıyla zirveye ulaşan darbe gibi. Bu darbe zihniyeti 20 Temmuz 2015’ten beri bu ülkede yürürlüktedir ve bizim özellikle, siyasallaşmış yargı vurgularımızda bu operasyonların siyasi operasyonlar olduğunu, arkadaşlarımızın tutuklanmasının yargı kararıyla ilgisi olmadığını söylediğimizde, tarafsız ve bağımsız yargı olduğunu ifade edenlere karşı birkaç örnek vereceğim. Şöyle ki:

Öncelikle şunu ifade edelim ki bu Parlamentoyla ilgisi olmayan, tarafsız ve bağımsızlığı çok bariz olan Cumhurbaşkanının 28 Temmuz 2015 günü dokunulmazlıkların kaldırılması talimatını vermesiyle süreç başlamıştır.

Bir diğer husus, özellikle arkadaşlarımızın tutuklanması. Ara ya da esas duruşmalardaki tahliyeleriyle ilgili kararlar veren bütün mahkeme heyetleri siyasi iktidarın talimatlarıyla belli bir uygulamaya tabi tutulmuştur. Şöyle ki: İdris Baluken arkadaşımızı 30 Ocak günü tahliye eden mahkeme heyetinin –oy birliğiyle tahliye edilmişti- tamamı bulunduğu görevlerinden alınmıştır. Yine, Çağlar Demirel arkadaşımızla ilgili, tutukluluk hâlinin devamına karar verilirken tarafsız ve bağımsız yargıya nasıl bir darbe indirildiği buradaki gerekçede de gizlidir. Neymiş? Tutukluluk hâli yasama faaliyetlerine katılmasına engel teşkil etmiyormuş gibi akıldan, mantıktan, izandan yoksun bir şekilde karara dercedilmiştir.

Yine, Eş Genel Başkanımız Sayın Selahattin Demirtaş’ın Viranşehir’deki davaya bizzat katılma, SEGBİS’i kabul etmeme talebinin reddi ise Sayın Eş Genel Başkanımızın davayı sürüncemede bırakma niyeti taşıdığı üzerinden, savcının ve hâkimin talep ve kararlarının bir falcılık üzerine kurulu olduğu, niyet okuma üzerine kurulu olduğu bilinmektedir.

Yine, iki gün önce burada ifade ettiğim üzere, Kayseri il binamıza 7 Haziran seçimlerinden önce yapılan saldırıda...

Ya, çok tahammül ettim ama Sayın Başkanım...

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

121 konuşma daha · 15 Haziran 2017

121 konuşmanın tamamı →