İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 55. Birleşim · 4. yasama yılı · 4 Mart 2021 · 326 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kenanoğlu (Halkların Demokratik Partisi), 4 Mart 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 326 kelime.
Ali Kenanoğlu (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kenanoglu-27-2021-03-04-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=95881
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA ALİ KENANOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Ülkelerin gıda ihtiyacını iç piyasalardan karşılamasının önemi, tarımsal üretimdeki kendi kendine yetme ve tarımsal ürünlerdeki fiyat artışının önüne geçilmesi konusunda verilmiş araştırma önergesi üzerinde söz aldım.
Türkiye’nin 24 Ocak 1980 kararlarıyla birlikte neoliberal ekonomi politikalarına geçişi sonrasında Türkiye’de tarımsal altyapıyı destekleyen ve besleyen kurumlar, etkinliğini kaybetmeye başlamış veya özelleştirilmiş; ayrıca, kendi kendine yeten, hatta üreten, ihraç eden ülke pozisyonunu da zaman içerisinde Türkiye, kaybetmiş durumdadır. Bu süreç, tarım ekonomisinin sırtında büyük bir yük olarak görülmüş, ulusal ve uluslararası sermayenin dayatmasıyla tarım sektörü kontrolsüz bir şekilde dışa açılmıştır. AKP iktidarı boyunca, üretime dayalı ekonomi politikalarından vazgeçilerek yerine ithalata dayalı tarım politikalarının desteklenmesi, bu süreci daha da artırmıştır. Bunun sonucunda yüz binlerce yoksul köylü, tarımsal üretimden vazgeçmek zorunda kalmış, aile işletmeciliği tasfiye edilerek yerine toprakların bir avuç sermayenin elinde toplandığı şirket tarımı egemen kılınmıştır. Bu ise hem çiftçilerin hem de hayvan yetiştiricilerinin iflasına neden olmuştur.
Tarım toprakları en çok AKP döneminde amaç dışı kullanılmaya başlanmıştır. Koruma altına alınan ovalarla termik santraller kurmak için ihaleler yapılmış, sadece tarım toprakları değil, kurulan hidroelektrik santralleriyle dereler kurutulmuştur.
Türkiye’de çiftçiler, girdi maliyetleri nedeniyle ürettiğinin karşılığını alamamakta; çiftçilerin yıllardır çözülmeyen bu sorunlarına ek olarak Covid-19 nedeniyle de ihracat endişesi eklenmiştir.
Türkiye’de çiftçi sayısı, son on iki yılda yüzde 48 azalmıştır.
Tarım alanları da son on sekiz yılda yüzde 12,3 oranında düşmüştür. Ayrıca sebze bahçeleri için kullanılan alan ise aynı dönemde yaklaşık yüzde 15 oranında küçülmüştür.
Şimdi, bunun haricinde yeni bir durum var, bunu da şöyle izah edeyim: Başka ülke topraklarında arazi kiralayıp, oralarda tarım yapma faaliyeti. Bu, başka bir “postmodern sömürgecilik” olarak da adlandırılıyor. Genellikle yoksul ülkelerin topraklarına gidip, oralarda araziler kiralanıyor ve büyük şirketler orada tarım ürünleri üretiyorlar. Şimdi, bu kervana Türkiye de katılmış durumda. Sudan’da 2014 yılının başlarında doksan dokuz yıllığına 780 bin dekar arazi kiralayan Türkiye’nin bu topraklarda girişimciler aracılığıyla aşamalı olarak ananas, mango, avokado ve kanola gibi tropik meyvelerin yanı sıra…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
93 konuşma daha · 4 Mart 2021