İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 102. BİRLEŞİM · SALI

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Genel Kurul, 102. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Temmuz 2021 · 631 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Kenanoğlu (Halkların Demokratik Partisi), 13 Temmuz 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 631 kelime.

Ali Kenanoğlu (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 13 Temmuz 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kenanoglu-27-2021-07-13-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=99220

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA ALİ KENANOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli vekiller; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

“Kayıp silah” ne demek? Herhâlde konuyu bilmeyen bir vatandaş izlese, mühimmat aracı yolda giderken birkaç silah düşürmüş, bunlar da kaybolmuş filan zanneder. Oysa konu bu değil. Konu: Bizzat yetkililer tarafından dağıtılan silahlar var, verilen silahlar var. İlk kez, Ankara’da işlenen bir cinayette ortaya çıkıyor. 15 Temmuz darbe girişiminden on beş gün sonra Mustafa Maraş isimli bir kişi, MP-5’le birini öldürüyor, 1 kişiyi de yaralıyor ve sanık Mustafa Maraş bu silahın, MP-5 silahının kendisine 15 Temmuz 2016’da yani darbe girişiminde Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından verildiğini söylüyor, oradan aldığını söylüyor. Bu, mahkeme tutanaklarına giriyor, konu kamuoyuna yansıyor ve Ankara Valiliği açıklama yapıyor, “Evet, biz o gün halka uzun namlulu silahlar dağıttık.” diyor, resmî açıklama yapıyor. 15 Temmuz davası görülürken bilirkişi 3 tane G-3, 8 tane Kalaşnikof’un kaybedildiğine yönelik bir tespitte bulunuyor. Fakat İçişleri Bakanlığının açıklamaları, resmî raporları ve internet sitelerine baktığınız zaman, durum, öyle, 3 tane, 5 taneyle ilgili değil; 2014 yılındaki rakam 14.682 silahın kaybolduğu şeklinde, 2016’da ise, bu darbe girişiminden sonra ise kayıp silah rakamı 107.628 olarak açıklanıyor yani 100 binin üzerinde uzun namlulu silahtan bahsediyoruz; mühimmatların sayısı belli değil yani ne kadar mühimmat olduğu. Şimdi, bu konuda, 200 bine yakın rakam olduğunu iddia edenler de var ancak resmî rakam bu, 107 bin rakamı. Şimdi, bu, son olarak sosyal medyada bir tartışma konusu oldu. Malum çete lideri ya da mensubu, 15 Temmuzun hemen akabinde, ülke genelinde demokrasi nöbetleri tutulurken, ağustosun ilk haftasında Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nın arkasında arabaya koyulan bir kasa Kalaşnikof marka uzun namlulu silahın İstanbul Balat’a gittiğini ve orada AK PARTİ İstanbul Gençlik Kolları Başkanı olan Taha Ayhan’ın yardımcısı olan Osman Tomakin’e teslim edildiğini, silahların Balat’ta “Demir Kilise” olarak bilinen Sveti Stefan Kilisesi hizasındaki boş bir ara sokakta başka bir arabaya yüklendiğini iddia ediyor. Şimdi, bu olaylarda ismi geçen Ahmet Onay olayı doğruluyor yani “Evet, oraya gittik.” diyor, “Bir nakil oldu ama silah mıydı ben bilmiyorum.” diyor. O kadar da diyecek tabii yani onlar silahtı demeyecek. Böyle ciddi bir iddia var.

Şimdi, bunun üzerine, bu olaylar sürerken diğer taraftan da bir anda 14 Mart 2018’de bir genelge yayınlanıyor ve mermi, mühimmat miktarı artırılıyor. Yani sizin ruhsatlı silahınız var, ruhsatlı tabancınız var, yılda 200 mermi alma hakkınız var, bu, bir anda bine çıkartılıyor yani 2018 tarihinde bine çıkartılıyor, sayı da artırılıyor böyle ve neredeyse her taraf bir cephaneliğe dönüşüyor.

Şimdi, yetkililer ne diyor bu konuda? Soru önergeleri verilmiş, İçişleri Bakanı önce diyor ki: “Ya, bu mümkün değil.” diyor, “Böyle şey olur mu falan” diyor. Yani kendi internet sitesine bakmıyor herhâlde. Daha sonra, verilen soru önergelerine cevap verdiğinde de bunu doğruluyor ve Kayıp Eşya ve Belge Projesi’ne işlendiğini ve arandığını söylüyorlar. Ya, nerede arıyorsunuz yani? Kime verildiğini biliyorsunuz, kimlerin dağıttığını biliyorsunuz; e ama nerede arıyorsunuz yani? Aranıyormuş! “Kayıp Eşya ve Belge Projesi çerçevesinde aranıyor...” Tabii, bu kayıp silah konusu yeni gündemin konusu değil yani bu yılların konusu değil. 90’lı yıllarda, Mehmet Ağar bu konuda yargılanıyor, Ankara’da faili meçhuller davasında yargılanıyor, kendisine soruluyor, deniliyor ki: “Bu kayıp silahlar nerede, nedir bu durum?” Diyor ki: “Ben depo sorumlusu değilim, bilemem.” diyor. Yani lakayıt, devlet ciddiyetinden uzak bir şekilde, âdeta suçunu itiraf eder gibi “Ben depo sorumlusu değilim.” diyor. Kim depo sorumlusu o zaman? Depo sorumlusu kimse onu söyle.

Şimdi, silahların nereye dağıtıldığını, kimin dağıttığını biliyorsunuz; isim isim biliniyor, nerelere dağıtıldığı da biliniyor ancak siz hâlâ silahları arıyorsunuz, henüz bulamadınız.

Şimdi, ya, biz burada 100 bin silahtan bahsediyoruz yani 100 binin üzerinde silahtan bahsediliyor. Yani ne yapmaya çalışıyorsunuz, yani bir darbe mi planlıyorsunuz, iç savaş mı planlıyorsunuz? Çünkü hani -iç savaş lafını bilerek söylüyorum- 100 bin silahla öyle çatışma filan olmaz, savaş olur ya, bildiğiniz savaş çıkar yani ve savaş yapılır yani. 100 bin silah ve onların mühimmatları, bütün bunlar nerede, kimde ve neden araştırılmıyor?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

113 konuşma daha · 13 Temmuz 2021

113 konuşmanın tamamı →