HDP Grubu önerisi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 19. Birleşim · 5. yasama yılı · 16 Kasım 2021 · 586 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kenanoğlu (Halkların Demokratik Partisi), 16 Kasım 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 586 kelime.
Ali Kenanoğlu (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 16 Kasım 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kenanoglu-27-2021-11-16-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=101156
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA ALİ KENANOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Dünya üzerinde saat uygulaması genel olarak Greenwich’in esas alındığı, “Greenwich Ortalama Zamanı” diye ifade edilen ve dünya haritasını meridyen olarak ortadan bölen bir yerde sıfır noktası alınıp ona göre belirlenir. Yani teknik olarak işte doğuya doğru gittikçe artı 1, artı 2, artı 3 şeklinde 9’a kadar gider, batıya da eksi şeklinde ilerler. Türkiye tabii bunlar arasında 26 ve 45 doğu meridyenleri -derece olarak- arasında yer alıyor. Türkiye’nin doğusu ve batısı arasında da saat farkı yaklaşık bir saatten fazla yani Edirne ile Hakkâri arasındaki saat farkına baktığınız zaman bir saatten fazla bir saat farkı var. Türkiye’deki genel uygulama 30 derece doğu enlemi üzerinde uygulanır idi. Burada yaz saati olarak da 45 derece doğu meridyeni esas alınırdı.
Şimdi, şöyle bir şey yapıldı 2016’da ve denildi ki: “Ya, biz bunu sabitliyoruz.” Sabitlerken, değişken olarak kullanılan 45 derece doğu meridyeni üzerinden esas alınarak sabitlendi ama esas olarak kış saati uygulaması ise 30 derece doğu meridyeniydi, tam tersine yaz saatine sabitlendi. Tabii, bu neye yol açtı? Bu, en başta, bu saat farkını da dikkate aldığınız zaman sabahın erken saatinde, karanlık bir vaktinde özellikle öğrencilerin, anaokuluna giden çocukların, daha ilkokul seviyesindeki çocukların o yaşlarda okul yollarına düşmesine, okul yoluna hazırlanmadan önce de evde erken kalkmalarına yol açtı ve bunun getirdiği çok ciddi bir sıkıntı var. Pedagoglar dahi bu konuda çocukların ruh sağlığını etkileyen bir sonuca evirdiğini ifade ediyorlar.
Şimdi, bunu savunurken tabii, şöyle bir savunma meydana getirildi, denildi ki: “Biz enerjiden tasarruf için bunu yapıyoruz.” İşin ilginç tarafı şu; bundan önceki yaz saati-kış saati uygulaması yapılırken de her dönemde bütün veriler şunun üzerine kuruluydu: “Bu uygulamayı yaptık, işte, yaz saati uygulamasını yaptık. Bu yaz saati uygulamasından dolayı da şu kadar enerji tasarrufu sağladık.” E, şimdi bunun hangisi doğru? Madem yaz saati uygulaması, kış saati uygulaması farklılığı varken Türkiye, işte, bilmem ne kadar enerji tasarrufu sağlıyorsa -ki her sene değişiyordu bu- peki bunu sabitlediğiniz zaman tekrar nasıl sağlanmış oluyor? Yani ortada duran çok ciddi bir çelişki var.
Şimdi, bir taraftan da Türkiye’nin bütün ekonomik ilişkileri Batı’yla, ithalat olarak da ihracat olarak da yoğunluklu olarak Batı’yla, Avrupa’yla bir ilişki söz konusu. Burada ticaret yapanlar, ihracat yapanlar, ithalatçılar, finans piyasaları da bu zaman farklılığından kaynaklı olarak yaşadıkları mağduriyetleri de dikkate alıyorlar ve bunun üzerinde çok duruyorlar.
Şimdi, 2016’da bitirildi, bu uygulama bitirilirken ortaya bir veri de sunulmadı yani gözlemlenmiş, ikna eden, hakikaten hepimizin de “Ya, haklısınız.” diyebileceğimiz bir veri de yok. Bu veri olmadan tıpkı bu iktidarın mantığıyla, “Ben yaptım, oldu.” mantığıyla yaz saati uygulaması, kış saati uygulaması ortadan kaldırılarak sabitlendi. Aynı mantık çerçevesinde, şimdi, 2016’dan bu tarafa elimizde veri var. Bu veri üzerine çalışan bilim insanları ortaya çıktılar ve bu süreci değerlendirdiler. Örneğin, Londra Cambridge Üniversitesinde Sinan Küfeoğlu var, akademisyen, bunu incelemiş, araştırmış ve diyor ki: “Kesinlikle bu iddia yalan yanlış bir iddia.” Yani yaz saati-kış saati uygulamasının ortadan kaldırılması sonucunda enerji tasarrufu sağlandığı, iddia edildiği gibi, bilimsel verilerle ispatlanmış değil ve böyle bir enerji tasarrufu da söz konusu değil ama buna rağmen ısrarla uygulama sürdürülüyor; mahkemeye gidiliyor, dava kaybediliyor, Danıştayda kaybediliyor ama “Biz dedik, o yüzden olacak.” mantığı çerçevesinde bir torba kanuna koyularak da kanunlaştırılıyor.
Şimdi, bu mantık çerçevesinde tabii iddialar var, niye böyle yapıldığını… İşte, “Greenwich’e göre değil de biz Mekke’ye göre kendimizi ayarlayalım.” üzerinden kurulu bir uygulamayla bunun yapıldığına yönelik bir iddia var. Tabii, bu iddiaların biz araştırılmasını istiyoruz, diyoruz ki: Hakikaten bir enerji tasarrufu söz konusu mu? Hakikaten bahsedildiği gibi, iddia edildiği gibi bir enerji tasarrufu mu var, enerji kaybı mı var?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
59 konuşma daha · 16 Kasım 2021