MHP Grubu önerisi münasebetiyle
Afyonkarahisar Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 19. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Aralık 2015 · 535 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Özkaya (AK Parti), 24 Aralık 2015 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 535 kelime.
Ali Özkaya (AK Parti, Afyonkarahisar). “MHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2015. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-ozkaya-26-2015-12-24-mhp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=42636
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Milliyetçi Hareket Partisinin grup önerisinin aleyhinde söz almış bulunuyorum.
17-25 Aralık darbe teşebbüsüyle ilgili, bu süreçlerin tamamının içinde bulunmuş bir kişi olarak burada söz almış bulunuyorum. Ben milletvekili seçilmeden önce Ankara’da yirmi yılı aşkın avukatlık, partimizin hukuk müşavirliği ve Sayın Genel Başkanımızın, Başbakanımızın hukuk müşavirliğini ve avukatlığını yaptım. Dolayısıyla, benim buradaki konuşmalarımın çok büyük kısmı bizzat yaşadıklarımız, bizzat bu süreçlerin içinde bulunduklarımızdır. Dolayısıyla, saygıdeğer Meclisimizi bu konuda bilgilendirmekte ve tarihe bir not düşmekte fayda mülahaza ediyorum.
Değerli milletvekilleri, malum, yasama, yürütme, yargı, erkler ayrılığı çok önemli bir görev, anayasal sistemimizin kabul ettiği bir süreç. Anayasa gereğince, Anayasa’nın 100’üncü, Meclis İçtüzüğü’nün 107 ve devamı maddeleri gereğince -yasama, yürütme organı olan- Sayın Başbakan veya sayın bakanlar hakkında bir suç teşkil eden husus eğer gündeme gelirse bunun mutlak suretle Meclis soruşturmasıyla gündeme getirilmesi gerekir. Meclis soruşturması süreci işlemediği müddetçe elde edilmeye çalışılmış olan delillerin tamamı kanunsuz delildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’muzun 2f maddesinde belirtilen soruşturma hazırlık sürecinde -Metin Feyzioğlu’nun Meclis Soruşturması kitabında açıkça belirtildiği gibi de- cumhuriyet savcılarının bu süreçte hiçbir yetkileri yoktur. Geçmişte İsmail Özdağlar davasında ve Cumhur Ersümer davasında, her iki davada da Yüce Divan safhasındaki bütün süreçlerde bu konu tartışılmış ve açık, net bir şekilde sonuçlandırılmıştır. Bilhassa İsmail Özdağlar davasında arama kararı Meclis soruşturma komisyonunun talebi üzerine Ankara Sulh Ceza Mahkemesince verilmiştir. Dolayısıyla, cumhuriyet savcılarının bu süreçlerin hiçbirinde bir yetkisi yoktur.
17-25 Aralığa geldiğimizde, bu sürecin tamamı, bilhassa 25 Aralık soruşturması 2011 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/2323 hazırlık soruşturmaları İstanbul’daki hafriyat dökümleriyle ilgili bir iddia üzerine başlamış bir dosyada; aradan yaklaşık bir yıl geçtikten sonra 2012/656 hazırlık numarası alarak doğrudan o tarihteki Sayın Başbakanımızın, Sayın Cumhurbaşkanımızın bütün danışmanlarının, özel kalem müdürünün, etrafındaki insanların telefon konuşmaları dinlenmek kaydıyla az önce belirttiğim cumhuriyet savcılarına Anayasa ve İç Tüzük’ün vermemiş olduğu yetkileri dolaylı olarak kanunen dolanarak elde edilmeye çalışılmış delillerin tamamıdır. Bu delilerin hepsi kanunsuz delildir ve hiçbir soruşturmada gündeme alınamaz, soruşturmaya esas teşkil edemez. En son Anayasa Mahkemesinde bir Yargıtay daire başkanıyla ilgili yapılan yargılama da benzer sebeplerle kanunsuz delilden dolayı beraat kararı verilmiştir. Bunlar, görülmektedir ki, eğer bu cumhuriyet savcıları soruşturmayı kanuni delilleri dikkate almaksızın yapıyorlarsa amaç soruşturma yapmak değildir, amaç bir başka şeydir.
Şimdi, o sürece geriye dönüp bakalım: 17 Aralıkta 4 sayın bakanın çocuğuna ve bir kısım bürokratlara operasyon kararı başlatıldı. Fatih Belediyesi, TOKİ ve Reza Zerrab. Bunların her biri birbirinden bağımsız; birisi TMK kapsamına giren suç, diğeri memur suçlarına giren suç, bir başkası başka. Yani avukatlık ve hâkim savcılıktan gelen meslektaşlarımız çok iyi bilir ki, soruşturma büroları birbirinden ayrı, birbirinden bağımsız yürütülen süreçler. Tüm dosyaları aynı gün, aynı saatte, soruşturmanın şüphelilerinden gizli ancak o soruşturmayı savunan hâkim ve savcıların ve onların yanında olan medya organlarının tamamına açık bir şekilde kamuya lanse etmek; dolayısıyla bu soruşturmanın iyi niyetle ve bir suç soruşturması amaç ve kastıyla yapılmadığını gösterir. Bunların hepsini bir araya getireceksiniz, kendinize göre kalenin zayıf tarafıyla mücadele edeceksiniz…
HAYDAR AKAR (Kocaeli)Ya içeriğine bakalım, içeriğine. Bütün bunlar maddi hatalar olabilir.
ALİ ÖZKAYA (Devamla)…o tarafa saldıracaksınız ve gözaltına alacaksınız. Sonra, bir hafta sonra…
HAYDAR AKAR (Kocaeli)İçerdeki konuşmalar doğru mu yanlış mı onu söyle, nasıl konuşulduğu önemli değil.
ALİ ÖZKAYA (Devamla)Onların hepsine geleceğim, zamanımız müsait…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
152 konuşma daha · 24 Aralık 2015