İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 34. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

Alim Işık

Kütahya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 34. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Aralık 2012 · 944 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Alim Işık (MHP), 5 Aralık 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 944 kelime.

Alim Işık (MHP, Kütahya). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 5 Aralık 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alim-isik-24-2012-12-05-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİM IŞIK (Kütahya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu tarafından verilen, Sikorsky S-70 tipi helikopterlerde herhangi bir sorun olup olmadığının araştırılması amaçlı Meclis araştırma önergesinin lehinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerimin başında, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 78’inci yıl dönümü vesilesiyle bugün gerek seçerek gerekse seçilerek Türk siyasetinin içinde bulunan tüm kadınlarımıza, bir kez daha günlerinin hayırlı olmasını diliyor, gelecekte daha etkin rol almaları temennisiyle saygılar sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, benden önceki değerli konuşmacılar da ifade ettiler, son dönemde özellikle Türkiye’de terörle mücadele alanında kullanılan helikopterlerin ve diğer alanlardaki savunma amaçlı helikopterlerin sık sık kazaya uğraması, kaza kırımı gibi teknik sebeplerle birçok askerimizin şehit olması gerçekten bu milletin artık daha fazla üzülmemesi adına yeniden Mecliste bu konunun araştırılmasının önemi üzerinde bizleri mecbur kılmaktadır.

Şimdi, konuyla ilgili Milliyetçi Hareket Partisi Mersin Milletvekilimiz Ali Öz ve 20 arkadaşımızın, Cumhuriyet Halk Partisinin gerekçesine benzer gerekçeyle en son kazadan dört gün sonra verdiği bir benzer önergede de gerekçeler ifade edilmiş ve mutlaka bu konunun Meclis araştırması kapsamında enine boyuna araştırılması öngörülmüştür. Sadece son sekiz ayda ülkemizde meydana gelen helikopter kazalarının, savunma amaçlı kullanılan helikopter kazalarının bir dökümü alındığında, en son 10 Kasım 2012 tarihinde 17 askerimizin şehit olduğunu, diğer taraftan, iki ay önce, 11 Ekim 2012 tarihinde, Diyarbakır Lice’de 1 askerimizin şehit, 7 askerimizin yaralı olduğunu; 4 ay önce, 22 Temmuz 2012 tarihinde, Dağlıca’da 5 şehit, 7 yaralımızın olmasını ve 8 ay önce, 16 Mart 2012 tahinde, Afganistan’ın Kâbil şehrinde 5 şehidimizin verildiğini dikkate alırsak, son sekiz ayda 28 vatan evladının şehit olduğunu, resmî rakamlara göre de 14 yaralı askerimizin bundan sonraki hayatlarının ne olacağını hepimizin düşünmesi gerekiyor.

Tüm kazaların ortak sonuçlarına ya da ortak açıklamalarına baktığımız zaman genel anlamda teknik arızadan ya da pilotaj hatasından kaynaklanan helikopter düşmelerinin olduğu yönündeki açıklamaları görüyoruz ama bunun sabotaj ihtimalinin ya da terör örgütü tarafından düşürülüp düşürülmediği yönündeki araştırmaların yapılması yönünde dile getirilen önerilerin ya da uyarıların maalesef Hükûmet kanadı tarafından hiç dikkate alınmadığına da şahit oluyoruz. Bu konuyla ilgili olarak, örneğin; Afganistan’da meydana gelen kazada, 12 Türk askerinin ailelerinin feryadının ardından, cevaplanması talebiyle 20 Mart 2012 tarihinde Sayın Başbakana bir yazılı soru önergesi vermişiz. Demişiz ki: “Düşen helikopterin teknik bir arıza nedeniyle düştüğü yönündeki, medyaya yansıyan haberlerin doğruluk derecesi nedir? Bu konuda kim hangi araştırmayı yapmıştır? Arızanın sebepleri, türü nelerdir? Türk askerinin bulunduğu helikopter hangi nedenlerle ve kimler tarafından düşürülmüştür? Bu kazaların önlenmesi yolunda bugüne kadar ne tür tedbirler alınmış, bundan sonra Hükûmetinizin bu amaçla hangi çalışmaları vardır?” şeklindeki bir önergemize Millî Savunma Bakanlığının 4 Mayıs 2012 tarihli cevabi yazısında iki satır cevabı sizlerle paylaşmak istiyorum değerli milletvekilleri. Şu ana kadarki askerlerimizin nerelerde bulunduğuyla ilgili detaylı dökümü verdikten sonra, asıl kazayla ilgili dört beş soruya iki cümleyle verilen cevap: “Helikopter kazasının sebebi, kaza-kırım heyetinin incelemelerinin tamamlanmasını müteakip düzenleyeceği teknik rapor ile ortaya çıkacaktır. Bu tür kazaların önüne geçilmesi maksadıyla gerekli uçuş ve yer emniyet tedbirleri alınmakta, hava araçlarının periyodik ve safhalı bakımları zamanında yapılmaktadır.” Cevap, Millî Savunma Bakanı Sayın İsmet Yılmaz tarafından veriliyor. On iki aile mahvolmuş, çoğu şehit. Gelen cevap, maalesef, Türkiye gerçeklerinden uzak, bilgilendirme amacının dışında, hiçbir içeriğe sahip değil.

Peki, Dağlıca’da 22 Temmuz 2012 tarihinde meydana gelen S-70 Sikorsky tipi helikopter kazasının ardından verdiğimiz şehitlerle ilgili olarak benzer soruları içeren daha detaylı bir önergeye yine Sayın İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin tarafından 1 Kasım 2012 tarihinde cevap verilmiş. Verilen cevap diğerlerinden farklı değil değerli milletvekilleri, yine bir cümlelik: “Söz konusu helikopter kazasına yönelik soruşturmaya Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Savcılığınca 2012/1057 esas numaralı dosya kapsamında devam edildiğinden istenilen bilgilerin ilgili savcılıktan talep edilebileceğini arz ederim.”

Değerli milletvekilleri, bu ülkenin İçişleri Bakanının, kendi askerlerinin şehit olduğu bir kazayla ilgili bir sayfalık soruya verebildiği bir cümlelik cevabı paylaşıyorum sizlerle. Biz burada kazanın adli yönüyle ilgili herhangi bir bilgiyi bize verin de bunu paylaşalım dememişiz. Söz konusu helikopterle ilgili teknik bilgileri sormuşuz, bir suikast ihtimalinin olup olmadığının Bakanlığınızca araştırılıp araştırılmadığı ve hangi çalışmanın yapıldığı konusunu sormuşuz. O da diyor ki: “Gidin, savcıdan, milletvekili olarak siz isteyin, cevabı alın.” Hükûmetin bu konuya bakışı –maalesef, üzülerek ifade ediyorum ki- ancak kuş bakışıyla ifade edilebilir.

Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Sayın İsmet Yılmaz, Sayın Ahmet Davutoğlu ve benzeri ilgili bakanlara verilmiş yine benzer, son sekiz aydaki dört kazanın ardından verilen diğer soru önergelerinin hiçbirisi aradan geçen normal resmî sürelere rağmen ve hatta hatta İçişleri Bakanının özellikle Afganistan’daki kazayla ilgili 3 kez tekrarlamamıza rağmen aynı önergeyi, bugüne kadar cevap alınamamış olması bu Meclis açısından ciddi anlamda düşünülmesi gereken çok vahim bir durumdur.

Değerli milletvekilleri, bu Kabine üyesi sayın bakanlar kendilerini sizlerden çok üstün yetenekli, çok nitelikli mi zannediyorlar? Ne gözle bakıyorlar, bu Meclisin milletvekilinin verdiği bir soru önergesine cevap vermemeyi -üzülerek ifade ediyorum- milletvekilinin millet adına sorduğu soruları takmamayı adam olmak mı zannediyorlar? Bu Kabine üyelerini önce iktidar partisi milletvekillerinin hizaya çekmesi lazım, önce sizin çekmeniz lazım. Bu memleket, sadece 25 tane Kabine üyesi bakanın memleketi falan değil. Bu memleket, 550 milletvekilinin millet adına hizmet ettiği, bu Meclisteki herkesin aynı derecede hakkı olduğu bir memlekettir. Dolayısıyla, bu sayın bakanların bizlere verdiği cevapları sadece sizlere örnek olması açısından paylaştım ama sizi adam yerine de koymuyorlar. Ben bunu bu kadar acı ama gerçek olarak söylüyorum, koymuyorlar.

AHMET AYDIN (Adıyaman)Kendi adına konuş.

ALİM IŞIK (Devamla)Size hiç cevap veren oldu mu bu konuda?

AHMET AYDIN (Adıyaman)Biz konuşuyoruz.

ALİM IŞIK (Devamla)Ben kendi adıma konuşayım o zaman, verdiği cevabı geri iade ediyorum, aynılarını tekrar istiyorum ama…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİM IŞIK (Devamla)…sizin de en az bizim kadar bu sorunlara destek olmanızın mecburiyeti olduğunu ifade ediyorum. Bu konu çok vahim bir konu.

Dolayısıyla, önergenin lehinde olduğumuzu bir kez daha ifade ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

61 konuşma daha · 5 Aralık 2012

61 konuşmanın tamamı →