İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 105. BİRLEŞİM · SALI

(2/2576) esas numaralı 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13. Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/174) münasebetiyle

Alpay Antmen

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 105. Birleşim · 5. yasama yılı · 21 Haziran 2022 · 548 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Alpay Antmen (CHP), 21 Haziran 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (2/2576) esas numaralı 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13. Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/174) münasebetiyle); konuşma 548 kelime.

Alpay Antmen (CHP, Mersin). “(2/2576) esas numaralı 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 13. Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/174) münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 21 Haziran 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/alpay-antmen-27-2022-06-21-2-2576-esas-numarali-5320-sayili-ceza-muhakemesi-kanununun-yururluk (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=108526

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ALPAY ANTMEN (Mersin)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bugün, ülkemizde şiddet gören, saldırılan, hapse atılan, öldürülen ve intihar eden bir meslek grubu için verdiğimiz kanun teklifini görüşüyoruz.

Evet, birçoğumuzun meslektaşı olan avukatlardan söz ediyorum. İşini yaptığı için saldırıya uğrayan, vatandaşın hakkını savunduğu için baskı altına alınan; Soma'da, Aladağ'da, Gezi’de ölenlerin hakkını savunduğu için tutuklanan, yakılan çocukların faillerinin hâkim karşısına çıkmasını istediği için tehdit edilen, Gezi'de katledilen gençlerin ailelerine destek oldukları için işsiz bırakılan avukatlar için kürsüdeyim. Bir kadın, erkek cinayetinde katledildiğinde, bir çocuk istismar edildiğinde ve bir hak savunucusu saldırıya uğradığında, parayı ve rantı elinin tersiyle itip haklının yanında olmak için koşan, baro tarafından atandığı ve çok cüzi ücretlerle baktığı çocuk istismarı davalarında, kadın cinayetlerinde karşı tarafça ölümle tehdit edilen avukatlardan söz ediyorum. Avukatlar kimseye muhtaç olmasınlar, savunmayı özgürce temsil edebilsinler diye huzurunuzdayım.

Değerli milletvekilleri, yargılamanın temel aktörleri olan avukatlar, demokrasinin ve hukuk devletinin olmazsa olmazlarıdır. Ancak ekonomik zorluklar içerisinde çok önemli görevler yürüten özellikle genç avukat kardeşlerim çok az gelir elde ediyor ve geçinemiyorlar. (CHP sıralarından alkışlar) Farkında mısınız avukatların önemli bir kısmı yoksulluk değil açlık sınırı altında çalışıyor, evet, açlık sınırı altında çalışan binlerce avukat var, CMK ücretleri de onların can simitleri. 2022 yılında, 5 avukat, 2 stajyer avukat olmak üzere 7 meslektaşımız ekonomik nedenlerle intihar etti, yazık değil mi, günâh değil mi bu genç kardeşlerimize?

Değerli milletvekilleri, 1992 yılında, Seyfi Oktay döneminde işkenceyi önlemek, vatandaşı yalnız bırakmamak ve adaleti tecelli ettirmek için devlet tarafından ceza davalarında sanığa da şikâyetçiye de ücretsiz avukat tayin edilmeye başlandı. CMK müdafileri sayesinde insan hakları korunmaya, işkence önlenmeye ve savunma hakkı sağlanmaya çalışılıyor. Burada soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatlara yapılan ödemelerden bahsediyorum. Bu ücretler maalesef sadaka hâline geldi, avukatlık asgari ücret tarifesinin beşte 1’i kadar oldu, son derece düşük kaldı. Kiralara, elektriğe, suya gıdaya, akaryakıta gelen zam yağmuru sonrası mevcut CMK ödemeleri artık harçlık değil, maalesef sadaka gibi. Evet, bu acı gerçeği, avukatların iliklerine kadar hissettiği bu vahim durumu ben hem bir avukat hem bir eski baro başkanı olarak üzülerek, utanarak, sıkınarak, derin bir hicap duyarak söylüyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Peki, bilmeyenler için anlatayım, CMK görevi nedir? CMK görevi savunma hakkıdır yani bir vatandaşı savunma makamı olmadan, avukatsız sorgulayamamak ve yargılayamamaktır. Bu, zaten anayasal bir hak ve görevdir. Avukatlar görevini ifa ediyor. Burada bizlerin de görevi, yapmamız gereken onların hakkını kendilerine teslim etmek. Hakkaniyete aykırı olan bu durumun önüne geçilerek gerekli değişikliğin ivedi bir şekilde yapılması ve CMK ücretlerinin avukatlık asgari ücret tarifesine eşitlenmesi gerekiyor.

Bakınız, değerli milletvekilleri, burada bir örnek vermek istiyorum. Asliye ceza davalarını baz alalım. Baro sanığa ya da şikâyetçiye bir avukat tayin edince alacağı ücret brüt olarak 1.113 lira, üç beş yıl o davaya bakacak. Bu, avukatlık asgari ücret tarifesinde ise 5.110 lira olarak takdir edilmiş ve işin en trajikomik tarafı bir asliye ceza davasında barodan görevlendirilen müdafiye brüt 1.113 lira öderken eğer karşı taraf haklı çıkarsa biz oradaki avukata hükümle birlikte 5.110 lira vekâlet ücreti takdir etmek durumundayız yani 2 avukat aynı davada aynı işi yapacak ve biri, devletin parasını ödediği avukat beşte 1 ücret alacak. Bu haksızlıktır, eşitsizliktir; bunun giderilmesi gerekiyor. Ben burada bütün avukatlar için konuşuyorum, hangi siyasi partiye üye olursa olsun, hangi görüşü savunursa savunsun avukat meslektaşım bu adaletsiz, haksız, eşitliğe aykırı CMK ödemelerinin düzeltilmesi için siyasetüstü bir görüşle konuşuyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

88 konuşma daha · 21 Haziran 2022

88 konuşmanın tamamı →