İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 98. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Aycan İrmez

Şırnak Milletvekili · HDP

Genel Kurul, 98. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Mayıs 2018 · 583 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Aycan İrmez (HDP), 10 Mayıs 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 583 kelime.

Aycan İrmez (HDP, Şırnak). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 10 Mayıs 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/aycan-irmez-26-2018-05-10-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=69823

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA AYCAN İRMEZ (Şırnak)Teşekkürler.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Grubum adına söz almış bulunmaktayım.

20 Temmuz 2016 tarihinde AKP Hükûmeti OHAL ilan etmiş, ardından çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle on binlerce kamu görevlisi ihraç edilmiş ve bu kimselerin özlük hakları ve kazanılmış haklarına dair bir çalışma da ne yazık ki yürütülmemiştir. Yine, bu kişilerin mağduriyetlerini yahut haklılıklarını savunmalarına dair tüm hukuki kanallar kapatılırken tek işlevi ihraç edilenlerin maruz kaldıkları mağduriyeti yönetebilecekleri tüm hukuki mekanizmaların önünü kapatmak olan OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu teşkil edilmiştir. Ancak ne var ki bu Komisyonun, üyelerinden kuruluş şekline ve mağduriyet başvurularını yeterli denetim ve incelemeye tabi tutma sistemine kadar yurttaşların mağduriyetine çözüm olamadığı kuşku götürmez bir gerçektir.

Değerli arkadaşlar, ülkenin içinde bulunduğu bu kaos iklimi, kamu emekçilerine yönelik baskı ve sindirme politikaları sendikal mücadele üzerinde olumsuz etki yaratmakta, sendikal örgütlenme özgürlüğü başta olmak üzere temel hak ve özgürlükler ortadan kaldırılmaktadır. OHAL’le birlikte tüm alanlarda baskılar artarken emekçiler de bu baskılardan ihraç edilerek, işlerinden, aşlarından edilerek nasibini almıştır. Bu ihraçların yanı sıra kamu emekçilerine yönelik açığa alma, baskı, sindirme, tutuklama gibi politikalar da devreye konulmuştur.

Bu antidemokratik ve kabul edilemez uygulamaların yoğun olarak yaşandığı sendikalardan biri de KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası yani BES’tir. Yayınlanan KHK’lerle birlikte hukukun en temel prensipleri yok sayılarak ihraçlar yaşanmış, fişlemeler, ihbarlar ve keyfî uygulamalarla güvencesiz, yandaş istihdam yaygınlaştırılarak BES’in tüm sendikal faaliyetleri hedef hâline getirilmiştir. BES üyelerinin sosyal medya hesapları, basın açıklamaları, grev ve eylemleri gerekçe gösterilerek onlarca yönetici, temsilci ve üyesi işten atılmış, açığa alınmış, gözaltına alınmış, tutuklanmıştır ve sendikal örgütlenme özgürlükleri kısıtlanmıştır. 20 Temmuz sonrası yayınlanan KHK’lerle BES eski genel başkanı dâhil olmak üzere yönetim kadrosundan 46 kişi ihraç edilmiştir. Bugün itibarıyla BES’ten 436 yönetici, temsilci ve üye ihraç edilmiş, 19 üyesi açığa alınmış ve 8’i de tutuklanmıştır. İhraç edilen BES üyeleri sosyal güvenlik hakları konusunda ağır mağduriyetler yaşarken başka yerlere iş başvuruları da ihraç olmaları bahane edilerek reddedilmektedir.

Değerli arkadaşlar, BES üyelerine yönelik gerçekleştirilen haksız ve hukuksuz uygulamalar bu Meclis çatısı altında da devam etmiştir. Yargılandıkları davadan beraat ettikleri hâlde BES üyesi olan milletvekili personelleri ihraç edilmiştir. Âdeta kamu emekçilerinin tasfiyesi olarak değerlendirebileceğimiz bu uygulamalar Anayasa, yasalar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ILO sözleşmelerine aykırı bir biçimde gerçekleştirilmektedir. Anayasa’nın 49’uncu maddesi çalışma hakkını güvence altına alır ve devletin çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almak biçimindeki görevlerini tanımlar. Yine, Türkiye’nin de taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde çalışma hakkı “Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, adaletli ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır. Herkesin, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır. Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gerekirse her türlü sosyal koruma önlemleriyle desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır. Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı vardır.” şeklindedir. Ancak ne var ki uygulamada bu hükümler yok sayılırken ihraç edilenlerin yaşamsal tüm hakları da beraberinde ellerinden alınmıştır.

Darbe girişimiyle hiçbir şekilde ilişkisi olmayan BES üyelerinin, kimliğinden, siyasal düşüncesinden, yaşam tarzından ve sendikal faaliyetlerinden kaynaklı olarak kamudan ihraç edilmeleri kabul edilemez. Kamu emekçilerinin hak ve özgürlük mücadelesini yürüten Büro Emekçileri Sendikasına ve bağlı konfederasyonuna saldırının nedeni her şeye rağmen direnç noktası olmayı başarabilmiş olmasıdır.

Kamusal hizmetlerin ve kamu emekçilerinin tasfiyesine karşı mücadeleleri bu saldırıların asıl nedenidir. Bu nedenle, OHAL döneminde artan BES üyesi kamu emekçilerine yönelik hukuksuz uygulamaların neden ve sonuçlarının araştırılması gerekmektedir.

Teşekkür ederim. (HDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

98 konuşma daha · 10 Mayıs 2018

98 konuşmanın tamamı →