CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Aksaray Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 7. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Ekim 2020 · 322 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ayhan Erel (İYİ Parti), 20 Ekim 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 322 kelime.
Ayhan Erel (İYİ Parti, Aksaray). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayhan-erel-27-2020-10-20-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=91392
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA AYHAN EREL (Aksaray)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, yüce Türk milleti; Cumhuriyet Halk Partisinin vermiş olduğu grup önerisi hakkında söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
AK PARTİ İstanbul Milletvekili Markar Eseyan’a Allah’tan rahmet diliyorum; AK PARTİ’ye, sevenlerine, camiasına başsağlığı diliyorum.
Sayın milletvekilleri, her şeyden önce, gelişmiş ülkelerde hukuk güvencesi ve yargı bağımsızlığı insanlar için, bireyler için önemli bir güvence sayılmaktadır. Özgürlükçü, çoğulcu, çağdaş demokrasinin temeli hukuk devletidir, hukuk ilkesidir. Hukuk devletinden söz edebilmek için, herkesin sorumlu olduğu bir hukuk düzeni olmalı ve herkes bu hukuk düzenine uymalıdır. Bağımsız bir yargı bu denetimi hiçbir etki altında kalmadan yapabilen yargıdır. Hukuk devletinin temel gereklerinden biri de kuvvetler ayrılığıdır. Kuvvetler ayrılığı yargı bağımsızlığının da teminatıdır. Yargı bağımsızlığı insan hakları ve özgürlüklerin de güvencesidir.
Bugün Türkiye’de yargı bağımsızlığından söz edebilmek için çok iyi niyetli olmak gerekmektedir. Özellikle son yıllarda siyaset için bir araç hâline dönüşen yargı, Türk milletinin vicdanında her geçen gün güven kaybı yaşamakta ve artık, Türk milleti maalesef, yargıya ve yargıçlara güvenemez hâle gelmiştir.
Şimdi, görmemiz gereken gerçek şudur: Yargı maalesef siyasallaşmıştır. Siyasi kimliği olanların hâkim atanması… Hangi partiye mensup olursa olsun, her şeyden önce, bu hâkimlerin vicdanlarına göre karar vermesi, kanaat getirmesi mümkün değildir. Bir ilde, bir ilçede ilçe başkanlığı, il başkanlığı yapan, herhangi bir siyasi partiye mensup bir vatandaşın, bir avukatın hâkim olarak atanması ve daha sonra, mensubu olduğu partiye ait yetkili bir kişinin kendi dosyası önüne geldiğinde hakkaniyetle karar vermiş olsa bile, vermiş olduğu bu karar, maalesef, kamu vicdanında tartışılır hâle gelir. Dolayısıyla, bu avukatlardan yargıç atarken siyasi kimliği ön plana çıkmış insanları yargının bağımsızlığını ve güvenilirliğini sağlamak adına atamamak gerektiği kanaatindeyim. Türkiye’yi çağdaş medeniyetler seviyesine bu şekliyle getirmemiz mümkün değildir. Siyasi iktidarın emrinde yargı olamaz, siyasetin etkisi altında karar veren yargıcın mahkemesinden adalet çıkmaz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakın, kamuoyu araştırma şirketi, vatandaşlara “Yargıya güveniyor musunuz?” diye soruyor, ankete gelen cevaplardan yüzde 11’i “Güveniyorum.” diyor yani 100 kişiden sadece 11,7 kişi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
95 konuşma daha · 20 Ekim 2020