HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Isparta Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 8. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Ekim 2018 · 401 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Aylin Cesur (İYİ Parti), 17 Ekim 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 401 kelime.
Aylin Cesur (İYİ Parti, Isparta). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 17 Ekim 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/aylin-cesur-27-2018-10-17-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=71880
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA AYLİN CESUR (Isparta)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Büyük Atatürk’ün önderliğinde, uğrunda nice kanlar dökülerek kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti ulusa dayalıdır ve ulus devlet bağını da yeni kadının simgeleyeceği düşünülerek yola çıkılmıştır. Cumhuriyetle gelen ve ayırt eden en önemli gösterge de kadının bir ulusal devletin yasal olarak eşit yurttaşı kabul edilmesidir. 5 Aralık 1934’te Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesi de aslında bu yolda atılan en önemli adımdır. Ben de burada Büyük Atatürk’ün kurduğu Türkiye Büyük Millet Meclisinin genel başkanı kadın olan İYİ PARTİ’sinin bir kadın milletvekili olarak huzurunuzda olmaktan gurur duyuyorum.
Geçen yüzyıldaki gelişmelere rağmen yoksulluk büyümeye devam etmiş, zengin ve fakir arasındaki fark da artmıştır. Yoksulluğun yükü kadınların omzundadır ve sağlıklarına da sinsice zarar vermektedir. Yoksullukla yaşayan 1,2 milyar kişinin yüzde 70’i kadınlardır. Dünyadaki 900 milyon okuma yazma bilmeyen arasında kadınların oranı 2 kat daha fazladır ve dünyada 55 milyon kız çocuğu okula devam edememektedir.
Çocuk askerlerin yüzde 40’ını kızların oluşturduğu tahmin ediliyor. Kadınlar, aynı işte çalışan erkeklerden yüzde 30-60 daha az ücret alıyor.
Sağlık harcamalarının Finlandiya’da kişi başına 2 bin dolar, Vietnam’da 3 dolar olduğu dünyamızda her yıl 500 bini aşkın kadın gebelik ve doğumla ilgili nedenler sonucu yaşamını yitiriyor ve 100 milyondan fazla AIDS’li vakanın bulunduğu dünyada bu hastalığa yakalanan 15-25 yaş arasındaki gençlerin yüzde 60’ı da kadınlar. O hâlde, dünyada her dakikada 1 kadın ölüyor demektir. Aynı sosyal gruptaki erkeklere göre göreceli olarak daha yoksul olan kadınlar için bu bir kader midir?
Cinsiyet eşitsizliği ve kadınların yoksulluğun getirdiği zorluklardan dolayı yaşadıkları sıkıntılar arasındaki ilişki gerçeği bile henüz tam olarak kabul görmezken bir de şiddete maruz kalan kadının kaderini değiştirebilmek mümkün müdür? Türkiye’de yaşayan kadınların bu vahim tablodaki yeri nerededir?
Türk olmasından gurur duyduğum Mükerrem Belkıs Hanım’ın “Hakk-ı insaniyelerinden vazgeçen veyahut ‘Haklarımızın, ihtiyaçlarımızın bir kısmı verilmiyor.’ diye hepsini bırakan hemşirelerimiz varmış! Zararı yok, ben yine vazife-i vataniye-i insaniyemi kemal-i ifa edeceğim. Hiç kimse istemesin, yalnız başıma ben isteyeceğim. Onu istememek insanlığıma bence bir hıyanettir.” diye ifade ettiği sözleri aslında kadının birey olma talebinin çığlıkla ortaya konmasıdır ve böylesi bir dile getirilişin de, hangi toplum olursa olsun, yankı bulmaması imkânsızdır.
Kadın hakları Türkiye’de, taraf olduğu uluslararası Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmeleriyle garanti altına alınmıştır. 10’uncu maddede “Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” diyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
149 konuşma daha · 17 Ekim 2018