İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 3. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Adana Lezzet Festivali'ne ilişkin gündem dışı konuşması

Ayşe Sibel Ersoy

Adana Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 3. Birleşim · 6. yasama yılı · 5 Ekim 2022 · 485 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ayşe Sibel Ersoy (MHP), 5 Ekim 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Adana Lezzet Festivali'ne ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 485 kelime.

Ayşe Sibel Ersoy (MHP, Adana). “Adana Lezzet Festivali'ne ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 5 Ekim 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ayse-sibel-ersoy-27-2022-10-05-adana-lezzet-festivali-ne-iliskin-gundem-disi-konusmasi (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=109280

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AYŞE SİBEL ERSOY (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri, yüce Meclisimizi ve ekranları başındaki aziz vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yeni yasama yılımızın aziz milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Yiyecekler insan yaşamının devamı için gerekli olan en temel ihtiyaçlardandır ancak günümüzde sadece hayatta kalmak için tüketilen bir ihtiyaç olmasının yanı sıra ülkelerin diplomasisinde de önemli bir güç olarak ortaya çıkmaktadır. Böylece mutfaklar ülkelere politikalarının belirlenmesi ve yön verilmesi konusunda yardımcı olmaktadır. İlk defa 2002 yılında, Tayland’ın yiyecek ve mutfak sanatını dünyaya tanıtmak için kamu diplomasisinin anlatıldığı “Bir Temsilci Olarak Mutfak” adlı makalede yer alan gastrodiplomasi uygulamaları, ülkelerin mutfakları uluslararası ilişkilerde diplomatik bir yöntem olarak tercih ettiğini göstermiştir.

Yemek, yaşam için vazgeçilmezdir ve bu yüzden pek çok açıdan özünde siyasi bir şeydir. Bu anlamda, yemeğin dünya tarihindeki belirleyici etkisi esas itibarıyla sosyal, kültürel, siyasal ve diplomatik alanlarda görülen değişimlerle somutlaşmaktadır. Bir olgu ve aynı zamanda bir süreç olarak diplomasi, klasik anlamda güce sahip olmaya dayanır. Güç, kayıt altına alınmaya başlandığı ilk andan itibaren diplomasinin de değişmeyen unsurudur. Bununla birlikte, gücün işaret ettikleri de sürekli bir değişim içindedir. Askerî ve ekonomik gücü işaret eden sert güçten 20’nci yüzyılın ortalarından itibaren ve nihayet 21’inci yüzyılda yumuşak güce geçiş, güç içeriğindeki değişimin de simgesidir. Sosyolojik bir değer olarak yemek ve mutfak kültürü de yumuşak güç unsuru hâline gelerek diplomaside yer almış ve “gastrodiplomasi” adı altında bir başka diplomasi alanının doğmasına vesile olmuştur.

Yemeğin toplumlar ve kültürler arası çatışmanın ve aynı zamanda iletişim ve etkileşimin bir unsuru, bir aktörü olarak kullanılması yemeği uluslararası politikanın da bir sahnesi hâline getirir. Yemeğin ve mutfak kültürünün bir yumuşak güç olarak görülmesinde gıdanın ikna ve rıza süreçlerinde bir araç olarak belirginleşmesi öne çıkar.

Ülkeler gastronomik uzmanlık ve yerel yiyecek zenginliklerini vurgulayan etkinliklere ev sahipliği yaparak üstün nitelikli yemeklerini gösterebilir.

Türkler de tarih sahnesine çıktıkları an itibarıyla beslenmeye atfettikleri önemi her alanda göstermişlerdir. Yeme içme faaliyeti toplumsal hayatta o kadar önemli olmuştur ki Orhun Anıtları’nda Bilge Kağan “Gece uyumadım, gündüz oturmadım, ölesiye bitesiye çalıştım; aç milleti tok, az milleti çok, yoksul milleti zengin kıldım.” diye seslenmiştir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Yani Türk idarecilerinin asli görevi milletini aç ve yoksul bırakmama ilkesine dayandırılmıştır.

Coğrafi olarak nerede olduğunuz toprağınızın niteliğini belirler, o da sizi üretir. Dolayısıyla “Biz, yediğimiz şeyiz.” derken bu durum, kültür, tarih ve coğrafyanın birlikte millî mutfağın oluşumunda ne kadar önemli rol oynadığını gösterir niteliktedir. Tarihî, coğrafi ve kültürel kapsamının geniş olması, Türk mutfağının eşsiz ve muhteşem olmasında da en büyük paya sahiptir. Coğrafi olarak eşsiz Türk mutfağının önemli duraklarından biri olan güzel Adana’mızın konumu da mutfak kültürünün çeşitliliği anlamında büyük ilgi çekmektedir.

Adana’mızın mükemmel lezzetleriyle tanışmak ve Adanalıların samimi, sıcak konukseverliğini deneyimlemek isterseniz ya da bu lezzetleri özlemişseniz 7-8-9 Ekim Adana Lezzet Festivali’nde sizleri ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacağımızı söylemek istiyorum.

Kültür Bakanlığımızın himayesinde, Adana Valiliğimizin koordinasyonunda ve tüm Adanalıların desteğiyle düzenlenen Adana Lezzet Festivali’ne tüm vatandaşlarımızı davet ediyor, saygılar sunuyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

57 konuşma daha · 5 Ekim 2022

57 konuşmanın tamamı →