İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 61. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Barış Bektaş

Konya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 61. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Şubat 2024 · 459 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Barış Bektaş (CHP), 15 Şubat 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 459 kelime.

Barış Bektaş (CHP, Konya). “Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 15 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/baris-bektas-2024-02-15-saglikla-ilgili-bazi-kanunlarda-ve-663-sayili-kanun-hukmunde-kararname (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=122234

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

BARIŞ BEKTAŞ (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İliç maden ocağıyla ilgili yetkilileri bir an önce göreve davet ediyoruz ve bir umutla bekliyoruz. Tabii, bu sadece spesifik, bugün yaşadığımız bir olay, bu mevcut düzen devam ettikçe, mevcut sistem devam ettikçe yaşamaya da devam edeceğimiz bir hadise çünkü fıtrata bağlanmış ve tamamen kaderin bir parçası gibi değerlendirilen ve insanlık tarihinin doğayla binlerce yıllık mücadelesini yok sayan, kazanımlarını yok sayan, bilimi, aklı, ortak aklı yok sayan bir durum içerisindeyiz. İliç’te Binali Bey, tabii, ocağın tehlikeli olduğunu söyleyenlere “kara propaganda” demişti. Israrla yürütme ve türevi olan idare dışında bütün kurumları bu sömürü sisteminin bir parçası hâline getirdiniz; maalesef, artık Yargıtay, Danıştay, yüksek mahkemeler bütün içtihatlarını sömürü düzenine ayak uydurur bir şekilde revize etmiş durumda; siyanürle altın arama da bunun bir parçası. Geldiğimiz noktada, Gençliğe Hitabe’deki konuma getirdiniz ülkeyi -Osmanlı’nın son dönemine- ama buna sadece madenlerin sömürüsünü değil, bir emek sömürüsünü de eklediniz.

Siyanürle altın araması Konya’da da başladı. 2017’de İnlice’de bir maden açıldı, aynı risk orada da var. Doğayı, insan sağlığını, toplum sağlığını yok sayan bir görüşle, bir anlayışla mücadele etmek durumunda Türkiye’deki başta Gazi Meclis.

Bu noktada, ısrarla sömürüye alet edilen hukuki kavramlara da dikkat çekmek istiyorum. Toplum sağlığını yok sayan bu kavramlardan başlıca geleni acele kamulaştırma, redevans sistemi; bunlarla sömürüyü legal hâle getiriyorsunuz.

Bakın, Ermenek maden faciasında ben madenci ailesinin avukatlığını yapıyordum. Orada bu haklı mücadeleye ortaklık eden Can Atalay şu an cezaevinde ancak naaşlar kırk dört günde çıktı Ermenek’te suyun altından; kırk dört gün boyunca işveren, savcılığın ve bu Hükûmetin gözü önünde mal kaçırdı. Sadece Can Atalay içeride olmasına rağmen mevcut, AKP'den milletvekili aday adayı olan işveren şu an elini kolunu sallaya sallaya geziyor. On yıl ceza almış bu vatandaş çıkardığınız “infaz yasası” adı altındaki aflar ve en son pandemi nedeniyle elini kolunu sallarken Can Atalay maalesef içeride. Tabii, sadece bu kısmı değil, cezai kısmı değil hukuken de mevzuata getirdiğiniz değişiklikler, Danıştayın kararları… Şu an oradaki 18 madencinin aileleri tazminatlarının sadece yüzde 5’ini alabilmiş durumda. Bir sistem tamamen sömürüye angaje olur mu yargısıyla, yürütmesiyle, idaresiyle? Ama burada tarafgir bir davranış içerisinde yasama faaliyetini yürütürsek maalesef içinde bulunduğumuz yasamayı da dâhil edebiliriz.

Bakın, Soma’da da aynı olaylar oldu; orada da vatandaşı tekmeleyen AKP’li bürokrat yükselerek Almanya’da ticari ataşe oldu, emek mücadelesini veren Selçuk Kozağaçlı şu an cezaevinde çürümeye terk edildi.

Bakın, Seydişehirliyim, orada da bir emek mücadelesi verildi bir hafta boyunca; gayriresmî, resmî olmayan bir grev yapıldı, sonuçlandı ve cüzi bir iyileşmeyle muhtaç aileler ikna edildi, ekonomik darboğazdaki işçiler ikna edildi. Ama elektroliz bölümünde çalışanların ömrü kısalıyor, sağlığından gidiyor. Bu fabrika, 1969 yılında hububat ve narenciye karşılığı kuruldu; sizin yaptığınız otoyollar gibi, sizin yaptığınız havalimanları gibi, köprüler gibi geleceği, gelecek nesilleri ipotek eden bir anlayışla kurulmadı. Ama beşte 1 fiyatına yandaşlarınıza peşkeş çektiğiniz bu fabrika…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

92 konuşma daha · 15 Şubat 2024

Günün kaydı →
92 konuşmanın tamamı →